<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Haberim istanbul, İstanbul Haberleri ve Haberler İstanbul | Son Dakika İstanbul Haberleri</title>
        <link>https://www.haberim.istanbul/</link>
        <description>İstanbul&#039;da Son Dakika Heberleri ve Haberler, İstanbul Haber ve İstanbul Son Dakika ile Güncel Haberler, Son Dakika ve Haber Sitesi ile Haber Siteleri</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Habitat Ağmaliküm</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/habitat-agmalikum-401</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/habitat-agmalikum-401</guid>
                <description><![CDATA[Habitat Ağmaliküm]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Habitat Ağmaliküm</strong>, “<strong>yaptıkları boşa gitti</strong>” anlamına gelen bir ifade. Kur’an-ı Kerim’de tekrar tekrar geçer. İnsanlar övünürken neler neler yaptıklarını sıralarlar. Başlarına olumsuz bir şey gelirse Allah'tandır yada düşmanlarındandır ama başarılan bir şey varsa o onların aklı ve çabalarının sonucudur. Bunların, hak-hukuk dışında yada çalarak elde ettiklerinden onlara hayır yoktur, isterlerse o işten elde ettikleri kazancın tamamını hayır için harcasınlar</p>

<p>Bugün de öyle bir şey geliyor ki, üzerimize, evde yaptığımız bütün hesapları altüst edecek bir durumla karşılaşmamız mümkün. Bütün kazanımlarımız berhava olabilir.<br />
<strong>Kehf Suresi</strong><br />
<strong>103: Rasûlüm! De ki: “Yaptıkları ameller yüzünden en çok zarara uğrayacakları haber verelim mi?”<br />
104: “Onlar, güzel şeyler yaptıklarını zannetmelerine rağmen, dünya hayatında yaptıkları çalışmalar boşa giden kimselerdir.”<br />
105: İşte onlar, Rablerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr etmişler de bu yüzden bütün amelleri boşa gitmiştir. Tartılacak şeyleri kalmadığından kıyâmet günü onlar için artık bir terâzi koymayacak, onlara hiçbir kıymet vermeyeceğiz.<br />
106: İşte inkâr etmeleri, âyetlerimi ve peygamberlerimi alaya almaları sebebiyle onların cezası cehennemdir!”</strong></p>

<p>Bunlar heryerde varlar. Bunlara dikkat edelim. En çok siyaset, bürokrasi ve iş dünyasında ve mediada var bunlar. Din, vatan, millet nutukları hepsi istediklerine ulaşmak için basamak olur onlar için. İyiliklerini, kötülüklerini perdelemek için kullanırlar.</p>

<p>Allah buyurdu:&nbsp;<strong>“Onların sözlerine nasıl güvenilebilir ki? eğer size üstünlük sağlayacak olsalar, hakkınızda ne bir yemin, ne bir anlaşma, ne de bir hukuk hiçbir şey gözetmezler. Ağızlarıyla güya sizi memnun&nbsp; etmeye çalışırlar; fakat kalpleri aksi istikamette atar. Çünkü onların çoğu, yoldan çıkmış hak-hukuk tanımaz kimselerdir.“</strong>&nbsp;(Tevbe 8)<br />
Bu ayet, fasıklardan, büyük günahları alenen ve tekrar tekrar işleyenlerden, on 10 emir kriterlerinin dışında bir hayat yaşayanlardan söz ediyor.&nbsp;<strong>Tevbe Sûresi</strong>&nbsp;Medine’de Hicretin 9. senesinde nâzil oldu, 129 âyettir. En son inen sûrelerden biridir.<br />
Şu isimlerle de anılır:&nbsp;<br />
<strong>(Müba‘sire): Münafıkların iç yüzlerini deşeleyip ortaya seren,</strong><br />
(Müsîre): Gizlilikleri meydana çıkaran,<br />
<strong>(Hâfire): Münafıkların sırlarını eşeleyen,</strong><br />
(Muhziye): Münafıkları rezil rüsvâ eden,<br />
<strong>(Münekkile): Münafıkları cezalandıran.</strong><br />
Huzeyfe (r.a.) bu sûre hakkında:&nbsp;<strong>“Sizler bu sûreye Tevbe Sûresi adını veriyorsunuz. Allah’a yemin olsun ki bu sûre, hiç kimseyi dışarıda bırakmaksızın hepsini sarsmış ve sorgulamıştır”&nbsp;</strong>demiştir. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, 15, 172).<br />
Evet esbabı nüzulü<strong>&nbsp;“Saldırgan ve söz verdikleri halde sözünde durmayan”&nbsp;</strong>müşriklerle ilgilidir.<br />
Bu, Allah ve Rasûlü’nden, kendileriyle anlaşma yaptığınız müşriklere bir ültimatomdur! Müslümanlara üst olmak, yönetici olmak iddiasındaki kişilerinde kapsayacak şekilde yorumlandığında önemli bir uyarıyı da bu ayette görebiliriz.Yazının Devamı...<a href="https://www.habervakti.com/habitat-agmalukum" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/habitat-agmalukum</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Apr 2023 08:22:09 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Saadet Partisi’nin Kılıçdaroğlu aşkı</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/saadet-partisinin-kilicdaroglu-aski-400</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/saadet-partisinin-kilicdaroglu-aski-400</guid>
                <description><![CDATA[Saadet Partisi’nin Kılıçdaroğlu aşkı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Bu yazıyı yazmadan önce 6’lı Masa’nın genel merkezlerini kontrol ettim.Sadece Saadet Partisi Genel Merkezi’nde asılıydı.</h2>

<p>Saadet Partisi Genel Merkezi’ne önce&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun posterini asmışlardı. Sonra onun yanına&nbsp;<strong>Temel Karamollaoğlu’</strong>nun posterini eklemişler.</p>

<p>Saadet Partisi’ndeki&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;hayranlığı nereden geliyor bilmiyorum. Çünkü CHP Genel Merkez binasına&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu&nbsp;</strong>posteri asılmamış ama Saadet Partisi’nin binasında asılı.</p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu’</strong>nun ortak cumhurbaşkanı adaylığı da SP Genel Merkezi’nde açıklanmıştı. Hem de 28 Şubat’ta&nbsp;<strong>Erbakan</strong>’a karşı söylenen İzmir Marşı ve “<strong>Mustafa Kemal’in askerleriyiz</strong>” sloganları eşliğinde açıklanmıştı.</p>

<p><strong>O FOTOĞRAF EKSİK</strong></p>

<p>Saadet Partisi Genel Merkezi’ne&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun posterini asmışlar ama eksik kalmış. O posterin yanına bir de&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun imzasını asmalıydılar. Hangi imzayı diyeceksiniz.Yazının Devamı...<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/saadet-partisinin-kilicdaroglu-aski-42254987" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/saadet-partisinin-kilicdaroglu-aski-42254987</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Apr 2023 08:19:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siyaset dua ile istenen bela mı?</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/siyaset-dua-ile-istenen-bela-mi-399</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/siyaset-dua-ile-istenen-bela-mi-399</guid>
                <description><![CDATA[Siyaset dua ile istenen bela mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>Adaylar bilmedikleri bir işe mi talepte bulundular acaba? Hiç düşündüler mi bunu acaba.? Allah öyle buyurdu;&nbsp;<strong>“bilmediğiniz şeyin peşine düşmeyin''</strong>&nbsp;Öyle yaparsanız hem kendinize hem de halkınıza zarar verirsiniz. Ahiretinizi de kaybederseniz. Kendi ailesini bile yönetmekten aciz insanların ülkeyi yönetmeye talip olması ne garip bir tezat değil mi? Bilmedikleri bir şeye talip oluyorlar. Kimileri kendileri milletin kesesinden, sırtından kazanmak için, aklınca kendini korumak ve milletin öfkesinden kurtulmak için bir zırh olarak gördüğü o işe soyunuyor. Oysa o zırh bir paratoner gibidir. Bunların pek çoğu, bana sorarsanız kaçtıklarını sandıkları şeye doğru koşuyorlar.&nbsp;</p>

<p>Neden mi bunları yazıyorum? Siyaset vebali olan bir iştir. Kul hakkı&nbsp; ile ilgili bir meseledir. Başkalarının sorumluluğunu üstleniyorsunuz. Unutmayın, yapmanız gerekirken yapmadıklarınızdan da hesaba çekileceksiniz. Eflatun kişinin, kendinin devlet görevine, siyaseten ve bürokrat olarak talip olmasının akıl karı olmadığını söyler. Talip olan kişi ya o işi bilmemektedir, ya da iyi niyetli, dürüst biri değildir.&nbsp;</p>

<p><strong>Siyaset sadece bilgi işi değil, sabır gerektirir, cesaret gerektirir. Mal ve makam tamahı olmaması gerekir. Benim gördüğüm bunların çoğu Allah’tan başka hemen herkesten korkuyorlar. Liderlerine karşı ağızlarını açmaya korkan insanlar bunlar. Çünkü onu oraya getiren odur onlara göre. Ondan sadakat istenir. Halk seçmez onları, Halk seçileni seçer. Artık ön seçim bile yok, bırakın tercihli oy’u. Sonunda parayı veren düdüğü&nbsp; çalıyor.&nbsp;</strong></p>

<p>Bakın bu şekil bir siyaset maslahat üretmez. O siyaset çözüm üretmez, sulh etmez, çatışma üretir. Bugünkü siyaset toplumsal anlamda bir kanserleşmeye benziyor. Siyasetin objesi olan partiler, bir bütünün parçaları gibi davranmıyor. Birbirini yiyen hücrelere dönüşüyor. Ve Toplumu da&nbsp;<strong>dini, etnik, ideolojik, politik, felsefi ve vicdani</strong>&nbsp;kanaat farklılıklarına dayalı ayrışma ve çatışmaya kışkırtabiliyor.Yazının Devamı..<a href="https://www.haberim.istanbul/panel/makaleler/ekle" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.haberim.istanbul/panel/makaleler/ekle</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Apr 2023 12:51:41 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kamuya işe alımlarda mülakat kaldırılacak</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kamuya-ise-alimlarda-mulakat-kaldirilacak-398</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kamuya-ise-alimlarda-mulakat-kaldirilacak-398</guid>
                <description><![CDATA[Kamuya işe alımlarda mülakat kaldırılacak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>AK Parti’nin seçim beyannamesinden yazımın başına siyasi olmayan bir başlığı koyacağımı söyleseler inanmazdım.</h2>

<p>18 yaşındaki&nbsp;<strong>Nisa Alptekin</strong>’in milletvekili adayı olması örneğinden de anlaşılacağı gibi, bu seçimlere gençlerin seçimi denildiği için, 6 milyon sandık başına gideceği için, AK Parti’nin seçim beyannamesinden kamuya alımlarda mülakatın kaldırılacağı bölümü seçtim. Sadece kamuya alımlarda değil, aynı zamanda ilk atamalarda da KPSS puanı esas alınacak.</p>

<p><strong>HEMEN ŞİMDİ</strong></p>

<p>Adalet duygusunun yerleşmesi açısından bu önemli bir adım. Gençlerin torpilim olmadan da işe girebilirim duygusunu yaşaması açısından yerinde bir vaat olmuş. AK Parti’nin seçim sloganından esinlenerek,<strong>&nbsp;“Gençler için hemen şimdi”&nbsp;</strong>diyorum. Seçim sonrasını beklemeye gerek yok.</p>

<p><strong>CANLI VE KALABALIKTI</strong></p>

<p>AK Parti’nin milletvekili adaylarının tanıtıldığı ve seçim beyannamesinin açıklandığı toplantıya gelince, depremin burukluğuna ve ramazana rağmen çok canlı ve kalabalık bir toplantı izledik. Salonun içi kadar dışı da doluydu. Cumhurbaşkanı<strong>&nbsp;Erdoğan</strong>&nbsp;salona girmeden önce dışarıda kısa bir konuşma yaptı. Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kamuya-ise-alimlarda-mulakat-kaldirilacak-42249883" target="_blank">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kamuya-ise-alimlarda-mulakat-kaldirilacak-42249883</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Apr 2023 12:48:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ve adaylar belli oldu</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ve-adaylar-belli-oldu-397</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ve-adaylar-belli-oldu-397</guid>
                <description><![CDATA[Ve adaylar belli oldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>Geçici listeler YSK’ya verildi. İtirazlar, eksik belgeler ve istifa ile boşalan yerlere yeni isimlerin bildirilmesinden sonra kesin listeler açıklanacak. Ama kaba taslak listeler belli oldu.</p>

<p>AK Partide önemli bir yenilenme var, ama beklentilerin çok altında bir liste hazırlanmış.</p>

<p>DSP Genel başkanı AK Parti listesinden seçime giriyor, genel başkan yardımcısı “<strong>oyum CHP’ye</strong>“ diyor. Türkeş’in oğlu MHP’den, BBP’den değil, AK Partiden aday, ama Türkeş’in kızı İYİ Parti’den Adana’dan aday. İstermisiniz ikisi de seçilsin ve mecliste bir de aile kavgası çıksın. AK Parti’den gidenler CHP listesinde, CHP’den gidenler AK Parti listesinde.</p>

<p>Siyasetin de suyu çıktı. Güya başkanlık sistemine geçince koalisyon olmayacaktı, öyle bir koalisyon ortaya çıktı ki, eskisini arattı. İnşallah yeni meclis, eskisini aratmaz.</p>

<p>Benim “<strong>AKP’nin papatyaları</strong>” davası ile ilgili benim hakkımda şikayette bulunanlara baktım, tabi ilk sırada AK Parti genel başkanı var. Müştekilerin Milletvekili aday listesinin yarıdan fazlası alt sıralarda yer bulmuş, Müşteki olan 13 kişi şunlar:&nbsp;Berrin Aydın,&nbsp;<strong>Giresun</strong>’dan liste sonuncusu; Çiğdem Koncagül,&nbsp;&nbsp;<strong>Tekirdağ&nbsp;</strong>3. Sıradan; Emel Gözükara Durmaz,&nbsp;<strong>Bursa&nbsp;</strong>2. Bölge 4, sıradan; Emine Timuçin,&nbsp;<strong>&nbsp;Kayseri</strong>&nbsp;7.sıradan; Feray Yılmaz,&nbsp;<strong>Gaziantep</strong>&nbsp;9. Sıradan; Ferda Ertürk,&nbsp;<strong>Afyon</strong>’dan 4. Sıradan; Hatice Atan,&nbsp;<strong>Şırnak&nbsp;</strong>2. Sıradan; Jülide İskenderoğlu<strong>, Çanakkale</strong>&nbsp;2. Sıradan; Lufiye Selma Çam,&nbsp;<strong>Ankara&nbsp;</strong>2. Bölge 2. Sıradan; Meryem Sürmen,&nbsp;<strong>Trabzon</strong>&nbsp;5.sıradan; Seda Gören Bölük,&nbsp;&nbsp;<strong>İstanbul&nbsp;</strong>3. Bölge 10.sıradan; Yasemin&nbsp; Özdemir,&nbsp;<strong>&nbsp;Kocaeli</strong>&nbsp;7. Sıradan; Zehra Eren,&nbsp;<strong>Hatay</strong>&nbsp;5.sıradan. Bu davada 2 kişinin özel bir yeri var: Ömer Çelik,&nbsp;<strong>Adana&nbsp;</strong>1. Sıradan; Ayşe Böhürler,&nbsp;&nbsp;<strong>Kayseri&nbsp;</strong>2. Sıradan.</p>

<p>Son günlerdeki kırmızı çizgi tartışmasının kahramanları Özlem Zengin,&nbsp;<strong>İstanbul 3. Bölge</strong>den 2. Sıradan; Derya Yanık,&nbsp;<strong>Osmaniye&nbsp;</strong>1. Sıradan aday. Aslında seçmenle adaylar bir şekilde buluşsaydı, o yazı hakkında soran olurdu herhalde, “<strong>o yazıyı okudunuz mu, nasıl böyle bir anlam çıkarttınız</strong>” diye. İşte o kişiler bugün milletin huzurunda ve sizden oy istiyorlar. Yazının DEVAMI..<a href="https://www.habervakti.com/ve-adaylar-belli-oldu" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/ve-adaylar-belli-oldu</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 15:47:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni anket çıktı... Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda biter mi?</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/yeni-anket-cikti-cumhurbaskanligi-secimi-ilk-turda-biter-mi-396</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/yeni-anket-cikti-cumhurbaskanligi-secimi-ilk-turda-biter-mi-396</guid>
                <description><![CDATA[Yeni anket çıktı... Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda biter mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>MİLLETVEKİLİ listeleri çıktı. Seçim beyannameleri açıklanacak, adaylar sahaya çıkacak. Bu tarihten sonra yapılacak olan anketlere dikkat etmek gerekiyor.</h2>

<p>Çünkü seçmenler hangi adaya oy vereceklerini, hangi partiyi destekleyeceklerini netleştirmeye başlayacaklar. Kararsızların oranı azalacak, kararlı seçmenin sayısı artacak. Tam anlamıyla seçim iklimine gireceğiz.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı için 4 adayın yarıştığı seçimlerde merak edilenlerin başında&nbsp;<strong>“Seçim ilk turda biter mi, ikinci tura kalır mı?”</strong>&nbsp;sorusu geliyor. Özellikle de&nbsp;<strong>Muharrem İnce</strong>’nin beklenmeyen çıkışı muhalif seçmende bu sorunun daha çok sorulmasına yol açtı.</p>

<p>Bu sorulara yanıt verebilmek için bu tarihten itibaren daha çok kamuoyu araştırması yayınlamaya çalışacağım.</p>

<p><strong>OPTİMAR’IN ANKETİ</strong></p>

<p>Düzenli olarak takip ettiğim Optimar’ın 1-7 Nisan tarihleri arasında 4 bin 745 kişi ile yüz yüze anket yöntemiyle yaptığı araştırma bu sorulara ışık tutuyor.<strong>&nbsp;Hilmi Daşdemir</strong>’in başkanı olduğu Optimar’ın araştırması, hem bu sorulara cevap vermesi açısından önemli hem de 4 bin 745 kişi ile yüz yüze anket yöntemiyle yapılması açısından dikkate değer. Yazının DEVAMI..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/yeni-anket-cikti-cumhurbaskanligi-secimi-ilk-turda-biter-mi-42249233" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/yeni-anket-cikti-cumhurbaskanligi-secimi-ilk-turda-biter-mi-42249233</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Apr 2023 15:44:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şeytan (LAr) diyor ki...</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/seytan-lar-diyor-ki-395</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/seytan-lar-diyor-ki-395</guid>
                <description><![CDATA[Şeytan (LAr) diyor ki...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>5GVirusnews</h2>

<p><strong>İns</strong>'in Şeytanları kararsız! Acaba;<strong>&nbsp;“Dindarlardan birini destekleyip, onlardan birini yanımıza alıp, onlarla mı yola devam edelim, yoksa, din dışı, laikçi birileri ile mi yola devam edelim?''&nbsp;</strong>diye mi düşünüyorlar acaba?&nbsp; Yani eskiden de yaptıkları gibi,''İslam’a karşı sopa mı, yoksa havuç mu'' uzatalım diye mi düşünüyorlar?<br />
1991’de de bu ikilemi yaşamışlardı. İslam’a karşı Havuç mu, sopa mı derken,&nbsp;<strong>''bizimle birlik olanlara, ılımlılara havuç, karşı çıkan radikallere sopa verelim”</strong>&nbsp;dediler sonunda.</p>

<p><strong>Öte yandan “tehlikenin rengi” artık “Kırmızı” değil, “Yeşil”di. Yeşiller “Hard” ve “Light”dı artık. Üvey evlatları ile yola devam edeceklerdi. Servet ve iktidarla, eğitim, media, STKlar ve şirketler üzerinden, özellikle beslenme, kozmetik, tekstil ve moda akımlar, sponsorluklar, fonlarla “genç yeşiller” belli bir yöne yönlendirileceklerdi. Onların önderlerinin çocukları bu yönde destekleneceklerdi. Aslında “Adnan Oktar” bu konuda iyi iş çıkarttı.</strong></p>

<p>Bir&nbsp;<strong>“Büyük baba”</strong>&nbsp;öyle diyordu,&nbsp;<strong>“bunlardan nefret ediyorum ama, bunlar daha uyumlu, daha ucuza geliyor ve daha hızlı yol alıyoruz. İktidar ve servet açlıkları çok büyük ve kolay yola geliyorlar.”&nbsp;</strong>Tabi bunların sırtından sopayı eksik etmemek gerekiyordu. Onun için eski devrimci-darbeci, Laikçi, “Tom amca” karekterli dostlarını her bakımdan destekleyeceklerdi ve kışkırtacaklardı. “Havuç” verilecek olan FETÖ, Ilımlı İslam'ın taşeron örgütü idi! Eline “sopa” verilecek BÇG ise Radikal İslam’a karşı taşeron örgüttü. Ordu vardı, Özel harp vardı filan ama bir de gerektiğinde askeri müdahele için “irtica” ve “terör”ün her zaman el altında bulundurulması gerekti. Onun için hep bir takım “Radikal İslami”(!?) örgütler ve PKK, DHKP-C gibi etnik ayrılıkçı sol (!?) örgütlerin de hep el altında bulundurulması gerekti. Türkiye devlet olarak BM, AB ve NATO “Şeytan üçgeni” içinde AB’nin kapısında bekletilmesi gerekiyordu. yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/seytan-lar-diyor-ki" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/seytan-lar-diyor-ki</a></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 08 Apr 2023 12:11:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Millet İttifakı’nda liste krizi çıktı, İYİ Parti için MHP beklenecek</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/millet-ittifakinda-liste-krizi-cikti-iyi-parti-icin-mhp-beklenecek-394</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/millet-ittifakinda-liste-krizi-cikti-iyi-parti-icin-mhp-beklenecek-394</guid>
                <description><![CDATA[Millet İttifakı’nda liste krizi çıktı, İYİ Parti için MHP beklenecek]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bu doğru. Peki listeler tamamlandı mı? Hayır. Çünkü listelerde kriz çıktı.</p>

<p>DEVA Partisi 20 milletvekili istemişti. Gelecek Partisi’nin de ona yakın bir talebi vardı.<strong>&nbsp;Kılıçdaroğlu,</strong>&nbsp;cumhurbaşkanı adaylığını koparmak için olur dedi. Ama iş listelere gelince&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;çark etti. Ama bir kez cumhurbaşkanı adaylığı konusunda 4 partiyi bağlamıştı. O nedenle itirazları çok önemli değildi. Listelerde sorun nerede çıktı?</p>

<p><strong>CHP ANKET YAPTIRDI</strong></p>

<p>CHP, illerde anket yaptırdı. Bu anketlerde DEVA ve Gelecek Partisi’nin oy oranı çok düşük çıktı. Özellikle bazı illerde Gelecek Partisi’nin ankete dahi giremediği söyleniyor. Anket sonuçları&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu’</strong>nun elini güçlendirdi. 20 milletvekilliği isteyen DEVA’nın da 3 milletvekiline karşı çıkan Gelecek Partisi’nin de önüne bu anketleri koydu.</p>

<p><strong>DAVUTOĞLU&nbsp;</strong><strong>KILIÇDAROĞLU&nbsp;</strong><strong>GÖRÜŞMESİ</strong></p>

<p>Çarşamba gecesi&nbsp;<strong>Davutoğlu, Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;ile görüştü. İstanbul listeleri üzerindeki görüşmenin sert geçtiği söyleniyor.&nbsp;<strong>Davutoğlu</strong>, İstanbul’da üç bölgeden seçilecek yerlerde milletvekilliği istiyor. Ama&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;o niyette değil.<strong>&nbsp;Davutoğlu</strong>’na anketleri gösterip,<strong>&nbsp;“Sahada yoksunuz. Bu kadar milletvekili veremem”</strong>&nbsp;dediği söyleniyor.</p>

<p><strong>ADAM BİZİ SATTI</strong></p>

<p>DEVA Partililer,&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;için&nbsp;<strong>“Adam sattı</strong>” diyorlardı. Çarşamba gecesinden sonra Gelecek Partisi’nde de&nbsp;<strong>“Bu adam bizi sattı”</strong>&nbsp;sesleri yükselmeye başladı. Ama elleri o denli güçlü değil.</p>

<p>Hem iddia ettikleri kadar oy oranları yok, seçimlere tek başlarına girmeyi göze alamazlar hem de cumhurbaşkanı adaylığı için&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’na destek verdikten sonra CHP için listelere girip girmemeleri önemli değil. Hatta CHP’nin işine yarayabilir. O nedenle kriz çıktı. Çözülmeye çalışılıyor. Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/millet-ittifakinda-liste-krizi-cikti-iyi-parti-icin-mhp-beklenecek-42247147" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/millet-ittifakinda-liste-krizi-cikti-iyi-parti-icin-mhp-beklenecek-42247147</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Apr 2023 12:08:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siyaset borsasında din...</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/siyaset-borsasinda-din-393</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/siyaset-borsasinda-din-393</guid>
                <description><![CDATA[Siyaset borsasında din...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p><strong>Memlekette bir bakıyorsunuz Türk kalmamış, herkes ehlibeytten! Bazen de herkes hem Türk, hem de ehl-i beytten oluyor, her nasılsa? Zaten Araplar da Türk biliyorsunuz. Dağda yaşayana Kürt, sahilde yaşayana Laz, çölde yaşayana Arap diyorlar(!?). Kendilerinin Türk olduğunu söyleyenler, ötekilerin ya anasının ya da babasının ermeni ya da Yahudi olduğunu söylüyorlar. Hepimiz Hz. Adem'in çocuklarıyız ve o da topraktandır. Ve Müslümanlar olarak “İbrahim milleti”ndeniz. Allah (cc) bizi kabileler halinde yarattı, ki bir birimiz ile tanışalım ve tearüf edelim diye. Her birimiz, bir diğerimizden farklı özelliklerimiz dolayısı ile üstünüz. Asıl üstünlük ise akıl, iman ve takvadadır. Biliyorsunuz İstiklal Marşı'mızın şairi de Arnavuttur!</strong></p>

<p>İşin tadı kaçtı. Bu; ırka dayalı kavmiyetçilik fikri, Yahudilikle başladı. Kendilerini&nbsp;<strong>“Tanrının ailesi”,</strong>&nbsp;<strong>“Üstün ırk”&nbsp;</strong>olarak gördüler. Ben-i İsrail peygamberleri, diğer peygamberler gibi hep erkek ama onlar kendilerini kadına nisbet ettiler. Diğer kavimlerin ırk olarak, ulus olarak tanımlanmaları&nbsp;<strong>1600’lerin sonunda</strong>&nbsp;gerçekleşti. İnsanlar o zamana kadar kara derili, kızılderili, sarı ırk, beyaz ırk olarak bilinirken,&nbsp;<strong>Westefelya</strong>&nbsp;sürecinde ırkların yeniden tanımlanması gerekti ama&nbsp;<strong>ırk neye göre tanımlanacaktı?</strong><br />
<strong>Yahudiler, Ana kanını esas aldılar, Almanlar baba kanını, İngilizler, doğdukları toprağı esas aldılar</strong>. İnsan toprağın çocuğudur. Nerede doğarsa onun anası da babası da o topraktır. Bugün hala, İngiltere, Kanada, ABD, Avusturalya’da insanlar nerede doğarsa o ülkenin vatandaşı oluyorlar.&nbsp;<strong>Bayrağında haç olanlar, insanın ulus kimliğinin üsül esası dinidir dediler. Özellikle Ortodoks kilisesine bağlı Hristiyanların ayrıca etnik kimliklerine bağlı kendi özel kiliseleri vardır. Ermeni, Rum, Süryani, Türk Ortodokslarının kendi ayrı kiliseleri</strong>&nbsp;vardır. Dil birliğini esas alan yorumlar geliştirildi ama 2. Dünya savaşından sonra, seyahatler, iletişim, eğitim, media, sanayi, ticaret, turizm sonucu herşey birbirine karıştı. Bugün artık “Biyolojik insan”ı tartışma noktasına geldik.&nbsp;<strong>Bırakın kavimi, ırkı; kadın-erkek ayırımını kaldırmaktan söz ediyorlar. Klonoidlerden, Kimerik genomlardan Gender</strong>’lerden söz ediyoruz. Şaka değil, artık&nbsp;<strong>nüfus cüzdanımızda Gender</strong>&nbsp;yazıyor. Yazının Devamı...<a href="https://www.habervakti.com/siyaset-borsasinda-din" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/siyaset-borsasinda-din</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Apr 2023 11:56:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP’den sol değil sağ ağırlıklı bir liste şaşırtır mı</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/chpden-sol-degil-sag-agirlikli-bir-liste-sasirtir-mi-392</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/chpden-sol-degil-sag-agirlikli-bir-liste-sasirtir-mi-392</guid>
                <description><![CDATA[CHP’den sol değil sağ ağırlıklı bir liste şaşırtır mı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ondan sonra artık tek yol seçim.</p>

<p>Milletvekili listelerinin hazırlanmasında iktidarın da muhalefetin de işi kolay değil.</p>

<p>6’lı Masa’nın seçim işleri başkanları bugün çalışmalarını tamamlayıp liderlere sunacaklar. 6’lı Masa’da listeler konusundaki kriz devam ediyor. Bu yazıyı yazdığım saate kadar DEVA Partisi’nin 20 milletvekilliği talebi karşılanmamıştı.</p>

<p><strong>İNCE TAKTİĞİ BABACAN’A</strong></p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>, CHP’deki rakiplerine uyguladığı taktiği bu kez&nbsp;<strong>Ali Babacan</strong>’a karşı uyguluyor.<strong>&nbsp;Kılıçdaroğlu</strong>,&nbsp;<strong>Muharrem&nbsp;</strong><strong>İ</strong><strong>nce</strong>’yi bu taktiklerle devre dışı bırakmıştı.&nbsp;<strong>Ekrem İmamoğlu’</strong>nun cumhurbaşkanı adaylığını bu yöntemlerle engellemişti.</p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nu hafife alan hata yapar diye boşuna demiyorum.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU’NA DA UYGULAMIŞTI</strong></p>

<p><strong>Ekrem İmamoğlu</strong>’nu hem cumhurbaşkanı adayı yapmadı hem de seçim kampanyasında meydan meydan gezdirip kendi lehine propaganda yaptırıyor. Dün de&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;ile birlikte Trabzon’daydı.<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/chpden-sol-degil-sag-agirlikli-bir-liste-sasirtir-mi-42245982" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/chpden-sol-degil-sag-agirlikli-bir-liste-sasirtir-mi-42245982</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Apr 2023 11:54:51 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘Adam sattı’</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/adam-satti-391</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/adam-satti-391</guid>
                <description><![CDATA[‘Adam sattı’]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>6’LI Masa’nın önünde iki kriz konusu vardı.<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/adam-satti-42244795" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/adam-satti-42244795</a></h2>

<p>Biri, ortak cumhurbaşkanı adayının belirlenmesiydi. Kriz çıktı. Hem de çok büyük bir kriz yaşandı.<strong>&nbsp;Meral Akşener&nbsp;</strong>masayı terk etti. Sonra geri döndü.</p>

<p>Şimdi ikinci krize doğru yaklaşıyoruz. O da milletvekili listeleri krizi.</p>

<p>Milletvekili listeleri 9 Nisan’da YSK’ya teslim edilecek.</p>

<p>Milletvekili listeleri konusunda CHP iki zorluğu bir arada yaşıyor.</p>

<p><strong>1-</strong>&nbsp;CHP’ye milletvekili adaylığı için 3 bin 270 başvuru yapıldı.</p>

<p><strong>2-</strong>&nbsp;İYİ Parti hariç, Millet İttifakı’nın diğer 4 partisi de seçimlere CHP listelerinden girecekler.</p>

<p>Çünkü ittifak içi ittifak olmadı.</p>

<p><strong>Temel Karamollaoğlu</strong>’nun Saadet Partisi, Gelecek ve Deva Partisi’nin üçlü ittifak önerisi&nbsp;<strong>Ali Babacan</strong>&nbsp;tarafından kabul edilmedi.</p>

<p>Küçük partiler seçime CHP listelerinden girecekler. Bir ve iki milletvekili çıkaran yerlerde ortak liste ile girilecek. Diğer yerlerde de CHP listelerinden küçük partilere kontenjan ayrılacak.</p>

<p><strong>İTTİFAK LİSTELERİ</strong></p>

<p>6’lı Masa’nın seçim işleri başkanları ittifak listeleri üzerindeki çalışmalarını 5 Nisan Çarşamba gününe kadar tamamlayacaklar. Ondan sonra liderler devreye girecek.</p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>, ortak cumhurbaşkanı adaylığını desteklemeleri karşılığında küçük partilere cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık ve milletvekili listelerinden kontenjan sözü vermişti. CHP liderinin, Demokrat Parti dışındaki partilere 20’şer milletvekili verileceğini taahhüt ettiği söyleniyor.</p>

<p><strong>&nbsp;KILIÇDAROĞLU’NUN&nbsp;</strong><strong>KONTENJANI</strong></p>

<p>Ortak cumhurbaşkanı adaylığı vizesini cebine koyan&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun sıra milletvekili listelerine gelince çark ettiği söyleniyor.&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun Demokrat Parti’ye 2, Saadet Partisi’ne 3, Gelecek Partisi’ne 3, DEVA Partisi’ne 3 milletvekilliği vermeyi planladığı konuşuluyor. Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/adam-satti-42244795" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/adam-satti-42244795</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 03 Apr 2023 12:03:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İkonografik Refleks</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ikonografik-refleks-390</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ikonografik-refleks-390</guid>
                <description><![CDATA[İkonografik Refleks]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>Sıcağı sıcağına yazmak istemedim çünkü dini bir hassasiyetin, siyasi polemiklere alet edilmesini istemiyorum. Fotoğraf nereden bakarsanız bakın bir rezalet. Özür dilendi ancak ertesi gün yine başka bir mekanda aynı görüntü çıkınca işler tekrar karıştı. Olayın oluş şekli tekrar etmeseydi&nbsp;''iftar sonrası iş kazası'' denilebilirdi belki. Yürüyen merdivene tersinden binmek gibi bir şey. Böyle bir şeyi bilerek yapmak, namaz kılan Müslümanlara hakaret anlamı taşıyabilir. Namaz kılan biri bunu yapmaz. Kılmayanların laik geçmişi, post kavgası, başörtüsü konusundaki tavırları bunu hatırlatsa da, seçimden önce, Ramazan'da, bir iftar sonrası böyle bir şey yapmış olması akıl karı değildir.</p>

<p>En iyi eleştiri “<strong>Bastığın yeri halı diyerek geçme tanı</strong>” şeklinde olanı idi. Orada namaz kılan birileri varmış, seccade, yani&nbsp;secde edilen temiz bir örtü varmış orada. Aslında bizim evde odalarda, salonda her yerde namaz kılınır. Bizim eve dışarında giyilen ayakkabı ile girilmez.</p>

<p>Aslında namaz kılmamak daha büyük bir günah değil mi? Ya da bir Müslümanın evinde şarap içilmesi. Tamam şarap içilmesi haram da,&nbsp;<strong>rüşvet alıp-vermek, yalan söylemek, torpil yapmak, birinin malını ya da emeğini, bilgisini onun sahibinin rızası dışında kullanmak da aynı şey değil mi?</strong>&nbsp;Mesela bu konuda toplumun aynı derecede hassas olduğunu zannetmiyorum.<a href="https://www.habervakti.com/ikonografik-refleks" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/ikonografik-refleks</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Apr 2023 11:59:58 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir hatırlatma</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bir-hatirlatma-389</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bir-hatirlatma-389</guid>
                <description><![CDATA[Bir hatırlatma]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cuma hutbesinde imam,&nbsp;<strong>“Allah milletimize bir daha böyle acılar yaşanmasın”</strong>&nbsp;diyince camiden gür bir&nbsp;<strong>“Amiiin”</strong>&nbsp;sesi yükselmişti. Bakın, eğer biz kendimizi değiştirmez isek, cahillerden ve zalimlerden olmaya devam edersek, haber veriyorum, daha beteri de gelecek.<strong>&nbsp;“Yandık”</strong>&nbsp;diyeceğiz, boğmaya kan gönderecek. Kuraklık gelecek,&nbsp;<strong>“rahmet”</strong>&nbsp;diyeceksiniz, eğer siz kendinizi değiştirmezseniz, o zaman da&nbsp; Tufan vuracak! O dua ettiğiniz zatla aranızdaki perdeler kalkmadıkça dualarınız Allah'a ulaşmayacak. Yetim hakkı sayılan kamu malını yiyorsanız, namazlarınız da kabul edilmeyecek, aksine O işlerinizi sarp dağlara sardıracak, üstünüze pislik yağdıracak.<br />
Ben demiyorum&nbsp;<strong>“O”</strong>&nbsp;öyle diyor.<br />
Hani&nbsp;<strong>“iman ettik”</strong>&nbsp;dediğiniz zat!<br />
Unutmayın,<strong>&nbsp;“iman ettik dediniz diye hemen yakanızı bırakıvermeyecek”,</strong>&nbsp;<strong>“Sizden öncekilerin başına gelenler, sizin başınıza gelmeden cennete girdirilivermeyeceksiniz. O sizi, mallarınız, canlarınız ve sevdiklerinizle, kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edecek.”</strong><br />
Kim olursanız olun, makamınız, mevkiniz, ünvanınız ne olursa olsun, biliyor olmalısınız,&nbsp;<strong>“Haksızlıklar karşısında susanlar dilsiz Şeytanlardır.”</strong>&nbsp;Biliyor olmalısınız&nbsp;<strong>“masiyette iteat yoktur.”</strong><br />
Allah’tan korkun, zalimlerden değil. Eğer böyle yaparsanız Allah sizi korur. Yeter ki haddi aşmayalım, bir topluluğa olan öfkemiz, bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevketmesin. Merhametimiz gazabımızdan, sevgimiz nefretimizden büyük olsun. İstişare ve şuradan vazgeçmeyelim, aklımızı kiraya vermeyelim, Eğer adil şahidler olmuyor ölçüyü, kitabı, hesabı doğru tutmuyorsanız, o yalanla kimin hangi hakkını ele geçiriyorsanız, o çaldığınız şey size hayır ve fayda sağlamayacak. Allah onun bereketini giderecek ve hesabını sizden soracak. Yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/bir-hatirlatma" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/bir-hatirlatma</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 01 Apr 2023 13:40:10 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Etme Bulma Dünyası</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/etme-bulma-dunyasi-388</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/etme-bulma-dunyasi-388</guid>
                <description><![CDATA[Etme Bulma Dünyası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi geldiniz, bizden oy istiyorsunuz öyle mi?<br />
Siz değil miydiniz, TransHumanizm projesine karşı çıktığımız günlerde bizi&nbsp;<strong>“köpekler gibi aşılamak”</strong>tan söz edenler.<br />
Peki siz CoVID’çiler, o ne idüğü belirsiz aşılar, o maskeleri, PCR’ların sebep olduğu korku, panik ve acıların, dulların, yetimlerin başına gelenlerin hesabının sizden sorulmayacağını mı sanıyorsunuz?<br />
Bugün ya da yarın ya da ahiret başınıza gelen istenmeyen bir durum olduğunda şu ayeti hatırlayın: Şura 30:<strong>&nbsp;"Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder."</strong><br />
Bir Müslüman aynı çukura iki kere düşmez. Aynı delikten iki kere ısırılmaz. O akıl, hikmet, edep ve feraset sahibi olmak zorundadır.&nbsp;<strong>Bakıyorum da, özellikle siyaset, bürokrasi ve akademi, bir de toplumun aydın denilen kesimi ciddi bir akıl tutulması içinde. Diğer kalabalıklar da onların peşine takılmış sürüklenip gidiyor.<br />
Ve birileri hala olup bitenlerden ders çıkartmamış, özür dilemeyi akıllarından bile geçirmiyorlar sanıyorum.</strong><br />
İtalyan siyasetçilerin halklarının hak ve hukuklarına bağlılıkları, bizimkilerin halklarının haklarına bağlılıklarından daha mı fazla acaba? Ya da Almanların...&nbsp;<strong>İstanbul Sözleşmesi</strong>'ni tartışıyoruz da,&nbsp;<strong>Lanzarote</strong>’yi ağızlarına bile almıyorlar. Batı'da&nbsp;<strong>sentetik et</strong>e karşı tepkiler var ama bizimkilerden tık yok. Gıdada Globalist çete ile uygun adım ilerliyoruz. 5G de öyle, İnsan 2, endüstri 4’de öyle.&nbsp;<strong>Trans Humanizm</strong>, akıllı şehirler, performans pass. ve takip sistemi, Sıfır Korbon cinayeti tam gaz.<br />
Globalistler, insanları bıraktılar, hayvanlar ve bitkiler üzerinden geliyorlar. Hayvanların başına gelen, bitkilerin başına da gelecek. Bunlar gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var hissetmiyorlar. Haksızlıklar karşısında dut yemiş bülbüle döndüler. Habatçı’larla kol kola girdiler. Birileri bizimkiler üzerinden İslam dünyasına, dar anlamda da Türk dünyasına ayar veriyorlar. Onlara karşı bizi rol model olarak kullanıyorlar. İstanbul Sözleşmesi ve Lanzarote’nin bir de bu boyutu var. FETÖ le nereye varmak istiyorlar idi ise, bu gün de bu işlerle aynı hedefe yürüyorlar. Eğer bunlar bizdense ben bunlardan değilim.&nbsp; Siyaset dünyasında&nbsp;<strong>iktidara talip sağ ittifak, sol ittifak içindeki bizdenmiş gibi görünen birileri</strong>nin bize gösterdikleri hedeflerle, adımlarının gitti yön aynı değil.<br />
Nisa 62’de ne buyuruluyor,&nbsp;<strong>“Önceden işledikleri günahlar yüzünden başlarına bir felaket inince halleri nice olur? Kaldı ki sonra Allah’a yemin ederek ‘Biz iyilik yapıp, insanların arasını uzlaştırmaktan başka bir şey düşünmedik!’ diyerek sana gelirler.”</strong>&nbsp;Bunları iyi tanıyın, dün ne yaptılarsa yarın yine aynısını yapacaklar sanki. Çünkü özeleştiri/nefs muhasebebi yapmıyorlar,<strong>&nbsp;“biz nerede yanlış yaptık diye düşünmüyorlar.”</strong>&nbsp;Özür dilemeyi akıllarına bile getirmiyorlar. Dünya metaı peşinde koşuyorlar ve başkalarına da onlardan birşeyler vadediyorlar.Yazının Devamı...<a href="https://www.habervakti.com/etme-bulma" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/etme-bulma</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 15:56:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>PKK desteği Kılıçdaroğlu’na kazandırır mı kaybettirir mi</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/pkk-destegi-kilicdarogluna-kazandirir-mi-kaybettirir-mi-387</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/pkk-destegi-kilicdarogluna-kazandirir-mi-kaybettirir-mi-387</guid>
                <description><![CDATA[PKK desteği Kılıçdaroğlu’na kazandırır mı kaybettirir mi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı alan HDP-PKK seçim kampanyasını başlattı. Ama PKK şeflerinin birbiri ardına destek açıklaması yapması Kılıçdaroğlu’nun lehine mi olur aleyhine mi olur orasını bilemiyorum.</h2>

<p>Önce PKK yöneticilerinin açıklamalarına göz atalım.</p>

<p>PKK’nın bir numarası&nbsp;<strong>Murat Karayılan, “14 Mayıs’ta sadece Cumhurbaşkanı değil, sistem de değişecek”</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p><strong>Duran Kalkan</strong>, Kandil’deki mağaradan katıldığı yayında,<strong>&nbsp;“Her türlü desteği vereceğiz”</strong>&nbsp;dedi.&nbsp;<strong>“AK Parti, MHP faşist, sömürgeci, soykırımcı diktatörlüğüne karşı sekiz yıldır en büyük mücadeleyi PKK yürüttü”&nbsp;</strong>diye konuştu.</p>

<p><strong>BESE HOZAT’TAN DESTEK</strong></p>

<p>Kandil şeflerinden&nbsp;<strong>Bese Hozat, “Biz HDP’nin Millet İttifakı’nı destekleme tutumunu değerli, önemli ve anlamlı buluyoruz.&nbsp;Seçimlerin sonucunu doğrudan etkileyecektir. Bu tutumu destekliyoruz. Seçim süreci ile birlikte güçlü bir mücadele yürütülürse bu faşist iktidar 14 Mayıs’ta yıkılacaktır”</strong>&nbsp;diye konuştu.</p>

<p><strong>Sırrı Sakık</strong>&nbsp;işin tam adını koydu.&nbsp;<strong>“Biz üç-beş bakanlık pazarlığı peşinde değiliz”</strong>&nbsp;dedi.&nbsp;<strong>“Biz bu sistemi değiştireceğiz, bizim küçük hesaplarımız yok... Biz 100 yıllık Cumhuriyet’i değiştireceğiz”</strong>&nbsp;dedi.Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/pkk-destegi-kilicdarogluna-kazandirir-mi-kaybettirir-mi-42243246" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/pkk-destegi-kilicdarogluna-kazandirir-mi-kaybettirir-mi-42243246</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Mar 2023 15:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir İsrafil Nefesi</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bir-israfil-nefesi-386</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bir-israfil-nefesi-386</guid>
                <description><![CDATA[Bir İsrafil Nefesi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İsrafil'in Sur’u, bir sayha kulakları sağır eden çığlık gibi bir ses. O yeri yerinden oynatan, yer,-göğü çınlatan, inleten, canlı cansız ne varsa sarsan bir frekans. Birileri yoksa, HAARP ile bunu mu başarmaya çağılıyor.&nbsp;<strong>“Tanrının sopası”</strong>&nbsp;dedikleri Titanyum çubukları,&nbsp;<strong>“Tanrı Parçacığı”</strong>&nbsp;dedikleri Atom altı parçacıklar ve İsrafil'in suru.<br />
<strong>Füzyon teknoloji</strong>, herhangi maddeye üç ayrı açıdan&nbsp;<strong>üç ayrı frekans</strong>ı verdiğinizde onun yapısını dönüştürecek yabancı bir müdahaleye karşı direnç oluşturuyor, güneşe benzer bir reaksiyonla ısı üretiyor. Bu sürede madde yapısını değiştirerek&nbsp;<strong>“plazma”</strong>ya dönüşüyor.<br />
<strong>Quantum fiziği, matematiği çok daha farklı.</strong>&nbsp;Bugün bu konu tam olarak anlaşılmış değil. Temel sorun maddenin yapısı, zaman ve mekan boyutu ile ilgili. Madde diye bir şey var mı? Artık Atomun maddenin temel taşı olarak görmüyoruz. Bugünkü fizik ve kimya atom ağırlıkları üzerine kurgulanmış.&nbsp;<strong>Atomu nötron, proton, çekirdek, kuarklar olarak tanımlıyorduk. Cern’de “Tanrı parçacığı” diye bir buluştan söz ettiler. Artık atom altı parçacıkların özellikleri ve davranışlarını konuşuyoruz.</strong><br />
Evren bir bütün olarak atomik bir networkle sürekli iletişim ve etkileşim içinde. Zaten ay, güneş, yıldızlar birbiri ile uyumlu ahenk içinde başka nasıl bir arada durabilirdi. Kendi enerjilerini kendileri üretiyorlar ve itme-çekme gücü / Manyetizma ile uzaydaki her nesne birbirine bağlı. Quantum bilgisayarlar, bu tabii Quantik network üzerinden haberleşiyor. Bunun mekaniği tam olarak bilinmese de oluyor işte. Aslında&nbsp;<strong>“nesnelerarası iletişim”</strong>&nbsp;yaratılıştan sadece canlılar arasında değil,&nbsp;<strong>tüm nesneler arasında mevcut ve tüm yaratılmış, tek bir cevherden meydana geliyor</strong>. Ve kendi aralarında titreşimlerine göre, yani frekanslarına göre gruplaşıyorlar. Bu titreşim aynı zamanda bir dalga boyuna sahip.<br />
Kıyamet bir frekansla gelecek. O titreşim bozulunca kainat da berhava olacak.<br />
Aslında HAARP ile araştırdıkları bu.&nbsp;<strong>Tek bir sesle ya da bir takım frekanlarla&nbsp; köprüleri yıkabilir, uçakları düşürebilir, gemileri batırabilir, bitkileri kurutabilir, hayvanları ve insanları öldürebilir misiniz? Bakın o sesle metali plazmaya dönüştürebiliyorsunuz. Bu manyetizma ile çekebilir ve itebilirsiniz. O güneşteki patlamalar, yüksek gerilim hatlarını, trafoları bu şekilde patlatabiliyor ve iletişimi kesebiliyor. Yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/bir-israfil-nefesi" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/bir-israfil-nefesi</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Mar 2023 14:07:24 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu-İnce görüşmesinden ne çıktı</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-ince-gorusmesinden-ne-cikti-385</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-ince-gorusmesinden-ne-cikti-385</guid>
                <description><![CDATA[Kılıçdaroğlu-İnce görüşmesinden ne çıktı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Muhalefet cephesinin büyük umut bağladığı Kılıçdaroğlu-İnce görüşmesi gerçekleşti</h2>

<p>Görüşme 1 saat sürdü. Doğrusu seçimlere giderken kritik bir görüşmeydi. Peki bu görüşmeden ne çıktı? Aslında&nbsp;<strong>Muharrem İnce</strong>&nbsp;bunu bir cümle ile özetledi. “<strong>Hoş geldiniz, güle güle</strong>” dedi.&nbsp;<strong>Muharrem İnce</strong>&nbsp;cumhurbaşkanı adaylığından çekilmediğini açıkladı. Bu durum iki liderin pozisyonlarını koruduklarını gösteriyordu.&nbsp;<strong>“Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna</strong>” durumu oluştu.</p>

<p>İki liderin açıklamasında tekrar bir araya gelineceği ya da heyetlerin görüşeceği şeklinde bir ifade yoktu.&nbsp;<strong>Demirel</strong>’in,&nbsp;<strong>“Siyasette 24 saat uzun bir süredir”&nbsp;</strong>dediği günlerin ötesindeyiz. Değil 24 saat, artık saatlerin önemli hale geldiği bir süreçteyiz. Ayrıca bu işin seçim takvimini ilgilendiren bir yönü var. 31 Mart’ta cumhurbaşkanı adaylarının listesi kesinleşecek.Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kilicdaroglu-ince-gorusmesinden-ne-cikti-42242553" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kilicdaroglu-ince-gorusmesinden-ne-cikti-42242553</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Mar 2023 14:04:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kemal Bey’i bekliyorum buyursun</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kemal-beyi-bekliyorum-buyursun-384</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kemal-beyi-bekliyorum-buyursun-384</guid>
                <description><![CDATA[Kemal Bey’i bekliyorum buyursun]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>MUHARREM İnce’ye cumhurbaşkanı adaylığından çekilmesi yönündeki çağrılar artık bir kampanyaya dönüştü.</h2>

<p>Yok yok sadece kampanyaya dönüşmedi. Yer yer linçe dönüştü. Bunun üzerine<strong>&nbsp;Muharrem İnce’</strong>yi aradım. Cenazesi vardı. Yalova’da halasının kızının cenazesindeydi. Başsağlığı diledim. Müsait olduğunda ise sorularımı yönelttim. Ben sordum,&nbsp;<strong>İnce</strong>&nbsp;cevap verdi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>ÇEKİLECEK Mİ&nbsp;</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Çekilmeniz yönünde çağrılar var. Çekilecek misiniz?&nbsp;</strong>&nbsp;</p>

<p><strong>İNCE:</strong>&nbsp;Solun 1994’teki yerel seçimlerinden bir travması var. İstanbul seçimlerinde&nbsp;<strong>Zülfü Livaneli&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>İlhan Kesici</strong>&nbsp;birbirine yakın oylar aldılar.&nbsp;<strong>Erdoğan&nbsp;</strong>aradan sıyrıldı, yüzde 25 oyla seçimi kazandı. Ama o yerel seçimdi, bu genel seçim. O futbol maçıydı, bu basket maçı. Birbirine karıştırmamak lazım. Bu bir.&nbsp;</p>

<p><strong>YÜZDE 60’TI&nbsp;</strong></p>

<p>İkincisi ise diyorlar ki Millet İttifakı yüzde 60 alıyor. Bana da yüzde 2-3 veriyorlar. Madem yüzde 60’sınız ben olursam o zaman yüzde 58’le alın.&nbsp; Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kemal-beyi-bekliyorum-buyursun-42241357" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kemal-beyi-bekliyorum-buyursun-42241357</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 14:36:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kaht-ı Rical</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kaht-i-rical-383</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kaht-i-rical-383</guid>
                <description><![CDATA[Kaht-ı Rical]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Herkes kalabalıktan şikayet ediyor ama aslında yaşadığımız zaman kaht-ı rical zamanıdır. Cilalı adam devri, insan taklidi yapan birileri var, ama onları çoğu ekmel-i mahlukat, eşref-i mahlukat değil, Belhum adal.. Ve biz kendi hakkımızdaki hükmü değiştirmedikçe, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecektir. Bizi bu halde iken, babamız peygamber olsa gelse kurtaramaz. Kaldı ki, artık peygamber gelmeyecek ve peygamberlerin de kurtarıcı gücü yok! Partilerinize, liderlerinize, şeyhlerinize, örgütlerinize de bu anlamda güvenmeyin.</strong><br />
Kahtı rical&nbsp;<strong>“adam yokluğu”&nbsp;</strong>demektir.<br />
Bazı dönemlerde çevrenizde adam bulamazsınız. Tereddi dönemlerinde böyle olur. Zuhruf 89:&nbsp;<strong>“Eğer insanlar (kâfirlerin dünyadaki refahına bakarak hırslanmasalar ve bu yüzden küfre rağbet etmeseler ve böylece) tek bir (kâfir) ümmet haline gelmeyecek olsalardı, biz O Rahmân'ı inkâr eden kimselerin evlerine gümüşten tavanlar ve üzerlerinde çıkacakları merdivenler (yukarı çıkarma vasıtaları) yapardık.”&nbsp;</strong>buyuruyor Allah cc.<br />
100 sütçü beygiri içinden tek bir yarış atı çıkmaz.<br />
İnsanları&nbsp;<strong>“uysal koyun”</strong>a dönüştürürseniz onlar artık bir sürüdür.<br />
İnsanların çoğu hüsrandadır. Akletmezler, şükretmezler, sabretmezler, tamahkardırlar, zalimdirler.<br />
Hani hep çoğunluk, çoğulculuk diyoruz ya, ulusal çoğunluk ile kararlar alınıyor. Oysa azınlık; tabi bu sınıfsal ya da etnik azınlık değil, değerli bir azınlık üstündür.<br />
<strong>“Vel asr, innel insane lefi husr!''</strong><br />
Ya Rab! Bizi o azınlıklardan eyle. Azınlıkta olan insan bakarsınız&nbsp;<strong>“nadir insanlardan biri”</strong>dir.<br />
<strong>‘’Kaht’’, ‘’kıtlık, yokluk, kuraklık, gibi’’ anlamlara gelir. ‘’Rical’’ ‘’recûl’’ün çoğuludur. Burada ‘’Recûl’’&nbsp; iyi yetişmiş, irfan, akıl, hikmet, ilim, dürüstlük ve cesaret sahibi</strong>&nbsp;insanları ifade etmek için kullanılmaktadır...Yazının Deevamı..<a href="https://www.habervakti.com/kaht-i-rical" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/kaht-i-rical</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Mar 2023 14:34:28 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oy kullanma kılavuzu</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/oy-kullanma-kilavuzu-382</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/oy-kullanma-kilavuzu-382</guid>
                <description><![CDATA[Oy kullanma kılavuzu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Deprem sonrası, ölüm sayısı 50.000’e takıldı kaldı. Ceset sayısını bile bilemezken seçmen sayısını nasıl hesaplayacağız bilmiyorum ama seçime gidiyoruz. 600 milletvekili için hemen hemen her partiden&nbsp;<strong>1000-3000 civarında aday adayı</strong>&nbsp;var. Her birine 10 dakika zaman ayırsanız 30.000 dakika eder. Bu da 500 saat. 8 saatten çalışsanız kesintisiz 62 gün gerekli. Bu adaylar kim, niye aday oluyorlar? Biz şu partiden aday adayı olduk diye mi?&nbsp;<strong>Yapmayın. Size 10 dakika bile ayıramazlar. Ön seçim yok. Bunları kaç kişi, nasıl belirleyecek? Yoksa zaten aday olacakların isimleri sizin elinizde var mıydı? Aday adayları ile mi dalga geçiyorsunuz, seçmenlerle mi? Bunun adı Demokrasi değil, Oligarşidir siyasette. Bu Demokrasi değil olsa olsa DemonKrasidir.&nbsp; Sahi bu oligarklar kimler? Biz seçilenleri seçeceğiz öyle mi! Yazıktır, ayıptır, günahtır.</strong></p>

<p>Neyse, bu işler böyledir. Dün tek parti, tek adam vardı. O listeyi hazırlıyor, herkes de o listeye oy veriyordu. Zaten&nbsp;<strong>açık oy gizli tasnif</strong>. İtiraz yok. Buradan geliyoruz. Şark cephesinde genel olarak yeni bir durum yok. Genel başkan dediğiniz zaten taraftarlarının gözünde ''Çakma bir Atatürk!'' Neyse beylerbeyi öyle irade buyurdu! Öyle yada böyle sandığa gidiyoruz. Mevzuat öyle diyor. 14 Mayıs Milli iradenin zaferi değil,&nbsp;<strong>“Büyük Biraderin” iradesi ile “Küçük Amerika” olma yolunda “Batı’ya kalkan trenin hareket ettiği gündür. Ölümü gösterip, artık patinaj yapan tek parti yerine çok partili döneme geçerken, halk “kendi türküsünü çığırmaya” başlayınca, onların başını boş bırakmamak gerekiyordu!? Yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/oy-kullanma-kilavuzu" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/oy-kullanma-kilavuzu</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 11:15:31 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti’nin seçim kampanyasında sürprizler var</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ak-partinin-secim-kampanyasinda-surprizler-var-381</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ak-partinin-secim-kampanyasinda-surprizler-var-381</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti’nin seçim kampanyasında sürprizler var]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Deprem</strong>&nbsp;nedeniyle ilk kez farklı bir seçim süreci yaşıyoruz. Bir yanda deprem gerçeği var, diğer yanda ise 5 yıl süreyle Türkiye’yi kimin yönetmesi gerektiğine karar verilecek.</p>

<p><strong>ERDOĞAN-&nbsp;</strong><strong>KILIÇDAROĞLU SEÇİMİ</strong></p>

<p>14 Mayıs’ta sandığa gittiğimizde, Türkiye’yi&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;mı yönetsin, yoksa&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;mu yönetsin diye karar vereceğiz. Sandıkta vereceğimiz kararla Türkiye’nin kaderini 5 yıllığına ya&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’a ya da&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’na teslim edeceğiz.</p>

<p><strong>DEPREM GÖLGESİNDE&nbsp;</strong><strong>SEÇİM KAMPANYASI</strong></p>

<p>Deprem nedeniyle Türkiye ilk kez böyle bir seçim kampanyası süreci yaşıyor dedim. Bu durum partilerin seçim kampanyalarını da etkiliyor. Zaten depremden önce başka bir seçim kampanyası planlanmıştı, depremden sonra başka bir kampanya hazırlandı. Deprem bir gerçek. Ama depremin dahi değiştiremeyeceği başka bir gerçek daha var. İnsanlar geleceğe umutla bakmak istiyor. Daha iyi bir Türkiye’de yaşamak istiyor. İnsanlar umut ettikçe yaşar. Sandık başına gittiğimizde bu iki olguya bakarak karar vereceğiz.&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;mı bu sorunların altından kalkar, yoksa&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;mu?&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;mı Türkiye’yi daha iyi bir geleceğe taşır, yoksa&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;mu? Buna göre karar vereceğiz.Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/ak-partinin-secim-kampanyasinda-surprizler-var-42240785" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/ak-partinin-secim-kampanyasinda-surprizler-var-42240785</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Mar 2023 11:12:40 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aday olmayı düşünen kardeşlerime</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/aday-olmayi-dusunen-kardeslerime-380</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/aday-olmayi-dusunen-kardeslerime-380</guid>
                <description><![CDATA[Aday olmayı düşünen kardeşlerime]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>Allah (cc) kitabında;&nbsp;<strong>“bilmediğiniz şeyin peşine düşmeyin”</strong>&nbsp;der. Siyaset zor saattır. Örfte&nbsp;<strong>“Siyaset gömleği”</strong>&nbsp;kanlıdır.&nbsp;<strong>“Siyaset meydanı”&nbsp;</strong>adam asılan yerdir. Adam asılan sehpaya&nbsp;<strong>“Siyasetgah”</strong>&nbsp;derler.&nbsp;<strong>“Siyaset etmek”</strong>&nbsp;-adam öldürmek- demek demektir.&nbsp;<strong>“Siyaseten katl”&nbsp;</strong>diye bir şey vardır, fetvasını da almışlar, masumu asarlar, hatta kundakdaki bebeği bile boğarlar.<br />
Eskiden tasavvuf ehli, devlet kapısından uzak durur, durmayı tavsiye ederdi, ama&nbsp;<strong>“zamane sofileri“</strong>&nbsp;gırtlağına kadar servet ve siyasete battılar.&nbsp;<strong>“Fakir, abd-i aciz”&nbsp;</strong>derlerdi kendilerine, zamane solcuları da&nbsp;<strong>“bir lokma bir hırka”</strong>&nbsp;ile yetinmek istiyorlar diye kızardı bunlara. Öyle ''kam'' almalıydı insan dünyadan, zevk-i sefa içinde! Oysa gerçek; bin lokma bin hırka kazanıp, onun 999’u infak etmek gerekiyordu ki, o işe şeytan katışmasın. Ve Allah'ta ona infakının karşılığı 10 katı, yüz katı, hatta 700 katı ile ihsan etsin. Sonuçta Allah yeryüzünü onlara mescid kılsın, Allah yeryüzünün bütün açlarını onlar eliyle doyursun, yeryüzünün varisi olarak Allah’ın rızasının tecellisinin vesilesi olacaklardı.<br />
<strong>“Nizam- alem ülküsü”</strong>&nbsp;böyle bir şeydi aslında. (<strong>Hak şerleri hayreyledi de, Erken uyananlardan Muhsin Yazıcıoğlu bunu gördüğü için mi, arındırıldı ve şehidlik makamına yükseldi yoksa</strong>) Aleme efendilik değil Alemin efendisi olan Allah'a kulluktan geçiyordu bu yol. Kızıl elmamız,&nbsp;<strong>“Ahi evran”</strong>&nbsp;yani&nbsp;<strong>“Evrensel adalet, evrensel barış ve bunun yoluyla ulaşacağız, evrensel kardeşlik”</strong>ti. Biz ahi evran duasını unuttuk. Bizi aşılmaz dağları aşacağımız vadiye götürecek olan&nbsp;&nbsp;<strong>Zümrüt-ü Anka’mız meğer çakma, artırılmış gerçeklik ürünü kurgulanmış hologramik hayaldan başka bir şey değilmiş.</strong></p>

<p>Biz dünya malı, metaı, iktidarı için koşarken Allah’ın ipini bırakmışız, Allah'ta bizim ipimizi bırakmış da haberimiz yokmuş. Bu gün deprem ve afetlerle derin uykumuzdan uyanırken, mahmur gözlerimizle gördüğümüz acı gerçek bu. Ben kendi adıma, profesyonel anlamda&nbsp;<strong>“devlet kapısı”</strong>na mesafeli durmayı, siyaset dışı kalmayı seçtim. Merak ediyorum, bu insanların yüzde kaçı&nbsp;<strong>Siyasetname, Pendname, Fütüvvetname, Emanname, Vasiyetname</strong>&nbsp;okumuş.&nbsp;<strong>Kaçı siyaset felsefesi, siyasi tarih okumuş. Benim gördüğüm bunların çoğu siyasi kavram ve kurumların bile farkında değiller. Devlet ve Hükümet, Cumhuriyetle Demokrasi, Teokrasi ile Laiklik arasındaki, ya da Laiklikle Bizantinizm ve Sekülerizm&nbsp; arasındaki farkı, ilişkiyi de bilmezler.Yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/aday-olmayi-dusunen-kardeslerime" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/aday-olmayi-dusunen-kardeslerime</a></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Mar 2023 13:36:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ve Ramazan</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ve-ramazan-379</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ve-ramazan-379</guid>
                <description><![CDATA[Ve Ramazan]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>İçinde,&nbsp;Kadir Gecesi bulunan bin aydan daha hayırlı bir gecenin bulunduğu ay merhaba.&nbsp;</p>

<p>Yeryüzünün vahyin aydınlığı ile buluştuğu gece&nbsp;bugün ki takvimlere&nbsp;26 Ramazan 1444, 17 Nisan 2023 Pazartesi&nbsp;olarak kaydedilmiş.&nbsp;</p>

<p>Kadirin kadrini bilmek isteyenler, vahye şahitliğini yenilesinler. Bugün’den Kur’an-ı Kerimi manası ile birlikte okumaya başlayalım. İlk kez okuyanlar yanlarında bir de usulü tefsir bulundursunlar.&nbsp;</p>

<p>Aslında Kur’anı kerimi peygamberimizin anladığı gibi anlayıp, yaşadığı gibi yaşamamız gerekiyor. Onun için bir siyer, bir hadis ve bir de usulü hadis bulundurmamız gereken yanımızda. Günümüz meselelerini anlamak ve yorumlamak için geçmişin tecrübeleri için bir fıkıh kitabı, bugünün meselelerini doğru anlamak ve çözmek için bir de usulü fıkıh okumamız gerekiyor.&nbsp;</p>

<p>Tabi, belki ilk okumamız gereken akaid olmalı. Bütün bunların temelinde iman, tevhid, akaid olacaktır. Ve sonra da aklı doğru kullanmak, akletmek için Kelam okumamız gerek.&nbsp;</p>

<p>Geçmişin bilgi birikimi ve tecrübelerinden istifade etmek için bir peygamberler tarihi bir de İslam tarihi okumamız gerekir ki, İslam’ı doğru anlayalım ve bir takım tahrif girişimlerine karşı uyanık olalım. Şüphesiz Kur’anın kendisini tahrife güçleri yetmez, ama anlamını ve anlayışımızı tahrife yönelik çabaları dünden bugüne artarak devam etmektedir. Onun Kur’an-ı Kerim&nbsp;<strong>“Şeytan sizi Allah’la aldatmasın”</strong>&nbsp;diye uyarır.&nbsp;</p>

<p>Bugün bu okuma diğer zamanlara göre ayrı bir önem taşıyor. Çünkü birilerinize ülkenizi ve toplumu yönetmek için birilerine vekalet vermeye hazırlanıyorsunuz. Vekalet verdikleriniz her ne yaparlarsa sizin adınıza yapacaklar. İyi ya da kötü her söz ve eylemlerinden, kararlarından size de bir pay olacak. Yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/ve-ramazan" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/ve-ramazan</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Mar 2023 11:11:05 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Anketlerde Erdoğan ile Kılıçdaroğlu ne durumda</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/anketlerde-erdogan-ile-kilicdaroglu-ne-durumda-378</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/anketlerde-erdogan-ile-kilicdaroglu-ne-durumda-378</guid>
                <description><![CDATA[Anketlerde Erdoğan ile Kılıçdaroğlu ne durumda]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Anketler üzerinden algı yönetimi yapan kamuoyu araştırma şirketleri var.</h2>

<p>Onlardan uzak duruyorum. Trol anketçiler var. Onlardan fersah fersah kaçıyorum. AK Parti Beykoz İlçe Teşkilatı&nbsp;<strong>Muharrem İnce</strong>’ye imza vermek için çalışma başlattı diyen CHP’nin anketçisi gibi tiplerden uzak duruyorum ama ciddi araştırma şirketlerinin anketlerini takip etmeye çalışırım.</p>

<p><strong>Hilmi Daşdemir</strong>’in başkanı olduğu Optimar, düzenli takip ettiğim kamuoyu araştırma şirketlerinden biri. 2014 ve 2018 cumhurbaşkanlığı seçimleri ile 2017 Referandumu’nu isabetli tahmin eden firmalardan biri oldu.</p>

<p>Optimar’ın 13-18 Mart tarihleri arasında 1916 kişi üzerinden yaptığı anket önemli veriler içeriyor. Tabii seçimde son düzlüğe girildiğinde yapılacak olan araştırmalar daha fikir verici olacak ama Optimar’ın anketi seçim sandığına ışık tutuyor.</p>

<p><strong>ERDOĞAN İLE&nbsp;</strong><strong>KILIÇDAROĞLU’NUN ORANLARI</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı seçimi&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;arasında geçecek. Ama bu arada 1 ay önce hiç şans tanınmayan&nbsp;<strong>Muharrem İnce&nbsp;</strong>ciddi bir tırmanışta.<strong>&nbsp;Muharrem İnce&nbsp;</strong>kimin kazanacağını değil, kimin kaybedeceğini belirleyebilir.</p>

<p>Oranlara gelince,&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;10 puan önde diyen manipülatif anketçilere bakmayın, iki lider arasında 2 puan fark çıkıyor.Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/anketlerde-erdogan-ile-kilicdaroglu-ne-durumda-42239419" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/anketlerde-erdogan-ile-kilicdaroglu-ne-durumda-42239419</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Mar 2023 11:08:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu, HDP ile 6 ay önce anlaştı</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-hdp-ile-6-ay-once-anlasti-377</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-hdp-ile-6-ay-once-anlasti-377</guid>
                <description><![CDATA[Kılıçdaroğlu, HDP ile 6 ay önce anlaştı]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>HDP, Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararını yeni açıkladı ama pazarlıklar 6 aydır sürüyordu.</h2>

<p>CHP’de arka kapı diplomasisini&nbsp;<strong>Sezgin Tanrıkulu</strong>&nbsp;yürütüyordu. Devrede bölgeden bazı işadamları vardı. Görüşme trafiği sadece CHP ile HDP arasında yürümüyordu. Kandil devredeydi. Bu süreçte&nbsp;<strong>Selahattin Demirtaş</strong>&nbsp;ve HDP’de önemli bir rol üstlendi.&nbsp;<strong>Mithat Sancar&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Pervin Buldan</strong>, CHP Genel Merkezi’nde&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nu ziyaret ettiklerinde&nbsp;<strong>Meral Akşener</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>Mansur Yavaş&nbsp;</strong>aday olduğu takdirde desteklemeyeceklerini ama&nbsp;<strong>Ekrem İmamoğlu</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;aday olursa destekleyeceklerini bildirmişlerdi.<strong>&nbsp;Kılıçdaroğlu&nbsp;</strong>onu bildiği için HDP’yi Meclis’te ziyaret ettikten sonra ağzı kulaklarındaydı.&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>, HDP ile mutabakatın sürdüğünü görmekten dolayı mutluydu. İş 6 ay önce bitmişti. Sadece zamanı geldiği için şimdi ilan edildi.</p>

<p><strong>KARAYILAN&nbsp;</strong><strong>İŞARETİ VERMİŞTİ</strong></p>

<p>Kandil’deki PKK’nın bir numaralı yöneticisi&nbsp;<strong>Murat Karayılan</strong>,&nbsp;<strong>“14 Mayıs’ta sadece cumhurbaşkanı değil, sistem değişecek”</strong>&nbsp;diyerek zaten günler öncesinden mesajı vermişti.<strong>&nbsp;Karayılan</strong>&nbsp;ayrıca,&nbsp;<strong>“6’lı Masa’ya operasyon çekmek istediler ama Altılı Masa dağılmadı”&nbsp;</strong>dedi. Sanki 6’lı Masa’nın 7’nci ortağı gibi. Kandil, Türkiye’yi bölmek için mücadele eden PKK terör örgütünün yönetildiği merkez. Karayılan da PKK terör örgütünün bir numaralı yöneticisi.Yazını Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kilicdaroglu-hdp-ile-6-ay-once-anlasti-42238819" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kilicdaroglu-hdp-ile-6-ay-once-anlasti-42238819</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Mar 2023 12:27:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazana Girerken, Seçime Giderken</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ramazana-girerken-secime-giderken-376</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ramazana-girerken-secime-giderken-376</guid>
                <description><![CDATA[Ramazana Girerken, Seçime Giderken]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>Şu “<strong>AKP’nin papatyası</strong>” davası ile ilgili son duruşmadan sonra arayanlar, “<strong>göreceksin seçimden önce davadan çekileceklerdir</strong>” diyorlardı. Bunun benim için değil, kendileri için, davanın geldiği noktada bunu yapmalarının sendi lehlerine bir sonuç doğuracağını düşünecekleri varsayımı ile böyle düşünüyorlardı. Şimdi soruyorlar, ne oldu? Ben de onlara soruyorum “Ne oldu?” diye.</p>

<p>“<strong>AK Parti içindeki FETÖ’nün zihniyet ikizi AKP ve AKP’nin papatyaları cephesi</strong>”nde yeni bir durum yok! Zaten ben beklemiyordum da. Hele bir deprem, arkasında aceleye getirilmiş bir seçim sürecinde kimsenin bu detaylarla ilgilenecek zamanı yok. “<strong>Zamanı yok</strong>” diyorum da “<strong>Kırmızı çizgi</strong>” tartışması için kabineden, Gruptan birileri o zamanı buluyor. Sonra da “<strong>yalnız bırakıldım, yoruldum</strong>” diye sızlanıyorlar. Hatırlıyorlar mı bir zaman yaşanan&nbsp;<strong>Şimşirgil&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Boynu kalın</strong>&nbsp;olayını. Beni geç, ben 50 yılın müzmin sanığıyım.&nbsp;<strong>AK Parti</strong>&nbsp;benim için 50. Yıl Jübilesi yapıyor. Hem de Genel merkezi, 80 ili ile birden. Beni sorarsanız yalnız da değilim, yorgun da! Topyekun saldırıya geçtiklerinde de, güldüm geçtim. Onlara, bu kararı alkışlayanlara acıdım sadece, o günden bugüne de değişmediler. O konu hala gündemde. İnatla savunmaya, parlamak sallamaya devam ediyorlar. Aile konusu hala ülke gündeminde. Bu konunun gölgesi sandığa da yansıyacak. Konu İstanbul sözleşmesinden ibaret bir konu değil. Ama bu sözleşme sorunun kilit taşı. Sağında&nbsp;<strong>Lanzarote</strong>, solunda CEDAW, önünde UNOWOMAN var. Asıl sorun TransHumanizm, “Toplumsal cinsiyet” cinneti. Birileri onu “<strong>eşitlik</strong>” ambalajına sarıp pazarlarken, bizimkiler “Adalet” ambalajına sarıp pazarlıyor. Biri mor, biri yeşil. Biri dekolteli, ötekisi başı örtülü, başı açık karması, muhafazakar demokrat kotasından.&nbsp;149 ülkedeki eğitim, sağlık, siyaset ve iş hayatını inceleyen Dünya Ekonomik Forumu, 2018&nbsp;<strong>Cinsiyet</strong>&nbsp;Eşitliği Raporu'nda Türkiye 130. Sırada idi. 2022&nbsp;Küresel&nbsp;<strong>Cinsiyet</strong>&nbsp;Eşitsizliği raporunda&nbsp;<strong>Türkiye</strong>&nbsp;124. Sıraya yükselmiş.. Türkiye&nbsp;<strong>Etiyopya</strong>’nın ve&nbsp;<strong>Bangladeş</strong>’in gerisinde.&nbsp;<strong>Endonezya&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>Nijerya&nbsp;</strong>da bizden önde. D8 ülkelerinin yarısı diğer yarısının önünde. Bir tek İran devre dışı. Mesela&nbsp;<strong>Suudi Arabistan</strong>&nbsp;hemen bizden sonra, bizim izimizden.. Onlar az zamanda çok işler başarmışlar anlayacağınız.Yazının Devamı...<a href="https://www.habervakti.com/ramazana-girerken-secime-giderken" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/ramazana-girerken-secime-giderken</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Mar 2023 12:25:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Vakit geç olmadan, Uyan kardeşim uyan!</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/vakit-gec-olmadan-uyan-kardesim-uyan-375</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/vakit-gec-olmadan-uyan-kardesim-uyan-375</guid>
                <description><![CDATA[Vakit geç olmadan, Uyan kardeşim uyan!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p><strong>“Aman efendim aman, galiba ahir zaman!”</strong><br />
Yoo öyle hemen paniğe kapılmayın. Biz. alemlere rahmet olarak gönderilen ahir zaman peygamberinin ümmeti değil miyiz?<br />
Neden korkuyorsunuz ki?&nbsp;<strong>Levh-i Mahfuz</strong>’da yazılanlar tek tek gerçekleşecek. Ve bu arada bizler, ecelimizden bir saniye önce ya da ölmeyeceğiz. Azrail randevusuna sadıktır. Bu konuda sürpriz yok.&nbsp;<strong>Tevbe edelim, temizlenelim, sabredenlerden, şükredenlerden, direnenlerden olalım&nbsp;</strong>ve Dua edelim de Allah ömrünüzü bereketli kılsın, işimizi kolaylaştırsın ve gönlümüze ferahlık versin.<br />
İman etmedik mi? Rezzak olan Allah&nbsp;<strong>rızkımızın kefilidir ve rızkımızdan az ya da çok yemeyeceğiz</strong>. Milli Piyango'ya güvenenler gibi, iş sözleşmeniz, bordrolarınız, sendikal pazarlıklar ve iktidar sahiplerinin atıfet ve iane gibi sunduğu rakamlardan ibaret mi sanıyordunuz yoksa rızkınızı!<br />
Ve Allah’ın ezeli ve ebedi bilgisi ile irade ettiği kaderimizden başka bir kader de yok bizim için. O zaman ne gam. Değil mi ki,&nbsp;<strong>arkanızda Firavun ordusu, önünüzde deniz olsa ne gam, Hz. Musa’nın ayak izinde yürüyorsanız</strong>&nbsp;deniz yol verir size. O Musa’ya yol veren su, Firavun'un afeti olur, onu ve ordusunu helak eder. Ebabil kuşları Fil ordusunu yenmemiş mi idi, daha sonra.&nbsp;<strong>“Allah’ın rızasını gözetip ona göre davranan kişi, hiç üzerine Allah’ın gazabını çekip de nihaî barınağı cehennem olan kimse gibi olur mu? Cehennem, ne kötü bir varış yeridir!”</strong>&nbsp;(Ali İmran 162) .Yazının Devamı...<a href="https://www.habervakti.com/vakit-gec-olmadan-uyan-kardesim-uyan" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/vakit-gec-olmadan-uyan-kardesim-uyan</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Mar 2023 09:58:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HDP’nin 2 bakanlık 4 vekillik talebi mi oldu</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/hdpnin-2-bakanlik-4-vekillik-talebi-mi-oldu-374</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/hdpnin-2-bakanlik-4-vekillik-talebi-mi-oldu-374</guid>
                <description><![CDATA[HDP’nin 2 bakanlık 4 vekillik talebi mi oldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Merakla beklenen Kılıçdaroğlu-HDP görüşmesi gerçekleşti</h2>

<h2>Daha önceki randevu 18 Mart Şehitler Günü’ne denk geldiği için tepki görmüştü. Görüşme öncesinde&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;heyecanlıydı. 1 saat süren görüşmeden sonra Kürt sorununu ağzına almadan<strong>&nbsp;“Bütün sorunların çözüm yeri Meclis’tir”&nbsp;</strong>dedi<strong>. Pervin Buldan, “Kürt sorununun çözüm yeri olarak Meclis’i gördüğümüz için bu görüşmeyi Meclis’te yaptık”&nbsp;</strong>dedi. Bence daha tutarlı bir ifadeydi.</h2>

<p><strong>HDP DESTEK VERECEK Mİ?</strong></p>

<p>Bütün gözler&nbsp;<strong>“HDP, Kılıçdaroğlu’na destek verecek mi, vermeyecek mi?”</strong>&nbsp;sorusuna çevrilmişti. HDP, ilk görüşmede&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’na destek açıklaması yapmadı. Ama&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’na destek kararı çoktan alındı. Bunlar görüntü vermek üzere yapılmış ziyaretler.&nbsp;<strong>Murat Karayılan</strong>&nbsp;ne dedi,<strong>&nbsp;“14 Mayıs’ta yalnızca cumhurbaşkanı değil, sistem seçilecektir”</strong>&nbsp;dedi. HDP bu çizginin dışına çıkabilir mi?Yazının Devamı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/hdpnin-2-bakanlik-4-vekillik-talebi-mi-oldu-42237612" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/hdpnin-2-bakanlik-4-vekillik-talebi-mi-oldu-42237612</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Mar 2023 09:52:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>AK Parti\&#039;nin odaklandığı nokta</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ak-partinin-odaklandigi-nokta-373</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ak-partinin-odaklandigi-nokta-373</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti\'nin odaklandığı nokta]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p><strong>AK Parti</strong>&nbsp;iki şeye odaklanmış gözüküyor: Seçim ve deprem. İkisinde de süreci iyi yönetemiyorlar. Seçimde, ittifaka dahil ettikleri ve edecekleri partilerle ilgili ciddi sorunlar yaşıyorlar.&nbsp;<strong>AK Parti'</strong>nin başının belası olan bir diğer konu,&nbsp;<strong>İstanbul Sözleşmesi</strong>. Tabi yanında&nbsp;<strong>Lanzarote, CEDAW, UNO WOMAN</strong>&nbsp;da var.&nbsp;<strong>CEDAW 12 Eylül</strong>&nbsp;sonrası Evren'in başımıza bela ettiği bir sözleşme.&nbsp;<strong>İstanbul Sözleşmesi</strong>&nbsp;ondan beter,&nbsp;<strong>Lanzarotte</strong>&nbsp;bundan da beter.</p>

<p>Bu işleri örte-öteleye bu güne kadar geldiler.&nbsp;<strong>CoVID&nbsp;</strong>komplosunda&nbsp;101.492 kişi hayatını kaybetti.&nbsp;<strong>mRNA</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>SinoVac, TürcoVac</strong>&nbsp; sürecinde ve diğer ilaçlar sonucu hayatını kaybedenler bu sayıyı da aşmış olabilir.&nbsp;<strong>CoVID</strong>’in “<strong>artçı depremi</strong>” can almaya devam ediyor ve daha uzun bir süre de devam edecek gibi gözüküyor. Peki bunun sorumlusu kim?&nbsp;<strong>AFAD</strong>&nbsp;bu afetle ilgili ne yapabilir?</p>

<p>Bu Afet bilmeden, ''kurgulanmış''&nbsp;<strong>İKLİM afeti</strong>&nbsp;geliyor,&nbsp;<strong>5G&nbsp;</strong>devam ediyor, ''kurgulanmış''&nbsp;<strong>GIDA afeti</strong>&nbsp;kapıda.<strong>&nbsp;DSÖ</strong>&nbsp;duruyor&nbsp;<strong>FAO&nbsp;</strong>nöbeti devralıyor sanki.&nbsp;<strong>Sağlık Bakanlığı</strong>&nbsp;henüz hesap vermedi,&nbsp;<strong>Tarım Bakanlığı&nbsp;</strong>Tarım, Hayvancılık üzerinden geliyor.&nbsp;<strong>Şehircilik Bakanlığı</strong>&nbsp;İklim üzerinden,&nbsp;<strong>Ulaştırma 5G</strong>&nbsp;üzerinden.&nbsp;<strong>Dijitalizm, Siber Faşizm'</strong>e dönüştü. Kimi&nbsp;<strong>ABD</strong>’nin doğu&nbsp;<strong>Akdeniz</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Trakya'</strong>daki yığınaklarının ardından askeri bir müdahale endişesi taşırken,&nbsp;<strong>Starlink</strong>’lerle uzaydan tüm dünya işgal edildi.&nbsp;<strong>Avatar ordular</strong>&nbsp;her yerde.&nbsp;<strong>Şeytan tabağınızda</strong>! Telefonunuzdan, “<strong>akıllı</strong>” ne varsa elektronik olarak tek tık ile silaha, ajana dönüştürülebilir.&nbsp;<strong>WiFi</strong>’nin arkasında namlusunu size doğrultmuş bekleyen biri var. Tek tıkla canınıza kast edebilirler, evinizi, iş yerinizi başınıza yıkabilirler. Uçaklarınızı düşürebilir, gemilerinizi batırabilirler. Siz&nbsp;<strong>İHA</strong>’lar,&nbsp;<strong>SİHA</strong>’lar,&nbsp;<strong>TOGG</strong>’larla zevahiri kurtarmaya çalışın. Onlar&nbsp;<strong>NanoChip</strong>lerle geliyorlar, sizin&nbsp;<strong>MicroChip</strong>’lerle onların hızına ulaşmanız mümkün değil.&nbsp;<strong>Quantum fiziği</strong>&nbsp;başka türlü çalışıyor. Arıların ölümü hayra alamet değil,&nbsp;<strong>Chemistrail</strong>&nbsp;arıları da vuruyor. Bakın uyarıyorum, arıların başına gelecek olan bizim de başımıza gelecek. Gelmekte olan afetler yaşadığımız depremden daha büyük aslında.Yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/ak-partinin-odaklandigi-nokta" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/ak-partinin-odaklandigi-nokta</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Mar 2023 08:24:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Seçime Doğru: Parola: 6284, İşaret: Kırmızı..</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/secime-dogru-parola-6284-isaret-kirmizi-372</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/secime-dogru-parola-6284-isaret-kirmizi-372</guid>
                <description><![CDATA[Seçime Doğru: Parola: 6284, İşaret: Kırmızı..]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>Evet, seçime doğru&nbsp;<strong>Parola: 6284 / İşaret: Kırmızı</strong><br />
<strong>Çözüm Kopenhag, Paris, Lanzarotte kriterlerinde değil, ON EMİR KRİTERLERİ</strong>NDE!<br />
Sandığa<strong>&nbsp;''kırmızı çizgi''</strong>&nbsp;adlı bir gölge düştü. Kim düşürdü bunu? Ne yapmak istiyorlar?<br />
<strong>''AK Parti</strong>'nin alnına “<strong>Kırmızı Leke''</strong>&nbsp;sürdüler'' diyen tabandan itiraz sesleri yükseliyor! Duymuyorlar! Hassasiyetler bilindiği halde 6284'ü savunma adına konuşanlar neyi amaçlıyor bilen varsa çıksın söylesin! Ben ne yapılmak istedindiğini anlamıyor, bilmiyorum.<br />
<strong>Tüm siyasi partilerin önünde seçim yokuşu var! AK Parti</strong>&nbsp;bu yokuşu çıkarken sırtında “<strong>AKP kamburu</strong>” varken bir de bu ''kırmızı çizgi'' çıktı! Bu zorlu yokuştan çıkışı, AKP'liler zora sokacak gibi sanki! Bir an evvel bu&nbsp;<strong>6284</strong>&nbsp;<strong>Hades’i</strong>nden taharet gerek!?<br />
“<strong>İstanbul Sözleşmesinden çekilme iradesi beyanı</strong>” ile bitmedi bu iş. Bitmez de. Bugüne kadar “<strong>Mavi boncuk politikası</strong>” ile bu iş buraya kadar getirildi ama&nbsp;<strong>“Seçim yokuşunda susamak”&nbsp;</strong>zordur.<br />
İçinizden birileri bize dönüp,&nbsp;<strong>“artık kimse bu konuyu konuşmasın bu iş bitmiştir”</strong>&nbsp;deyip, öbür tarafa dönüp&nbsp;<strong>“6284 sayılı yasada aynı hükümler mevcut, zaten bu yasanın ilk maddesinde bu belirtiliyor, dolayısı ile uygulamaya dönük yeni bir durum yok. Bu açıklama konjonktürden kaynaklanan “Sosyo politik bir tutum”</strong>&nbsp;diyerek, çözüm bekleyen insanları daha fazla oyalayamaz.</p>

<p>Aslında tek sorun da bu değil.&nbsp;<strong>DSÖ ve CoVID</strong>&nbsp;rezaleti bitmeden,&nbsp;<strong>FAO</strong>&nbsp;Gıda, Tarım Hayvancılık,&nbsp;<strong>İKLİM ve Şehircilik, İletişim, Dijitalizm ve 5G, İnsan 2 + Sanayi 4, TransHumanizm, Nesneler arası İletişim, NeuraLİnk, GENOM, Toplumsal Cinsiyet ve LGBTQI+</strong>&nbsp;plakasındaki fay kırıkları sinsi sinsi tam gaz devam ediyor. Kimine göre bunlar, deprem afetinden daha az tahribat, can kaybı, ekonomik yıkıma sebep olmuyor aslında. İlahi gazaba davetiye çıkartıyor denmesi de cabası. Ve tabi&nbsp;<strong>HABAT</strong>’a bu işin püsküllü belası. 100 tane&nbsp;<strong>Mc Kinsey</strong>, bir tane&nbsp;<strong>ŞABAT</strong>&nbsp;etmez bu arada. Cumhur İttifakı&nbsp;<strong>6284&nbsp;</strong>belasına karşı Deva’sını bulmaz ve bu mikrobu kanından temizlemezse işi zor.Yazının Devamı..<a href="https://www.habervakti.com/secime-dogru-parola-6284-isaret-kirmizi" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/secime-dogru-parola-6284-isaret-kirmizi</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Mar 2023 08:16:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>HÜDA PAR’A Gaffar Okkan ve Hizbullah sorusu</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/huda-para-gaffar-okkan-ve-hizbullah-sorusu-371</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/huda-para-gaffar-okkan-ve-hizbullah-sorusu-371</guid>
                <description><![CDATA[HÜDA PAR’A Gaffar Okkan ve Hizbullah sorusu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>HÜDA PAR, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleme kararı alınca Hizbullah’ın ne kadar cinayeti varsa tek tek ortaya serdiler.</h2>

<p>Hizbullah lideri<strong>&nbsp;Hüseyin Velioğlu</strong>, 2000 yılında İstanbul Beykoz’da çıkan çatışmada öldürüldü. Hizbullah faaliyetlerine son verdi. Ama Hizbullah aktif olduğu dönemlerde&nbsp;<strong>Gaffar Okkan</strong>&nbsp;suikastından&nbsp;<strong>Konca Kuriş</strong>’in katledilmesine kadar bir dizi cinayete imza attı.</p>

<p>Terör örgütünün adı ha PKK ha DHKPC olmuş, ha DEAŞ ha Hizbullah, ne fark eder? Terör, terördür.</p>

<p><strong>HİZBULLAH FOTOĞRAFLARI</strong></p>

<p>Ancak HÜDA PAR seçimlerde<strong>&nbsp;Erdoğan</strong>’ı destekleme kararı aldı ya, Hizbullah’ın ne kadar cinayeti varsa onun faturasını HÜDA PAR’a kestiler. Oysa HÜDA PAR, Hizbullah’tan tam 12 yıl sonra kurulmuş bir siyasi parti. Ama olsun,&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’ı desteklemeleri onlar için yeter. Oysa HÜDA PAR&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nu desteklese Seyyidler Partisi ilan edilirdi.</p>

<p><strong>PKK’YI HATIRLATACAKLAR MI?</strong></p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>, HDP’yi ziyaret edecek. HDP,<strong>&nbsp;Kılıçdaroğlu</strong>’nu destekliyor. HDP’deki görüşmede belki bunu deklare edecekler.Yazının Devamı..<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/huda-para-gaffar-okkan-ve-hizbullah-sorusu-42235522" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/huda-para-gaffar-okkan-ve-hizbullah-sorusu-42235522</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Mar 2023 08:13:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>‘6’lı İttifak’ı bekleyen yeni kriz</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/6li-ittifaki-bekleyen-yeni-kriz-370</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/6li-ittifaki-bekleyen-yeni-kriz-370</guid>
                <description><![CDATA[‘6’lı İttifak’ı bekleyen yeni kriz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>6’lı Masa dağılınca, “Oh Meral Akşener’den kurtulduk” diyenler oldu. Fazıl Say ise “Çek sifonu gitsin” diyecek kadar çirkinleşti.</h2>

<p><strong>Meral Akşener</strong>&nbsp;masaya döndü. Bu kez demokrasi kahramanı oldu. Neyse, sonunda 6’lı Masa krizi aştı,&nbsp;<strong>Kemal Kılıçdaroğlu</strong>’nu ortak cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etti.&nbsp;</p>

<p>Ama&nbsp;<strong>Akşener</strong>&nbsp;krizi ile masa bir hasar gördü. 6’lı Masa büyüsünü kaybetti. Ama şimdi siyasi depremde orta hasarlı sınıfına ayrılan masadan bir başarı hikâyesi çıkarılmaya çalışılıyor. Bu da bir propaganda ustalığı gerektiriyor. Onun için<strong>&nbsp;Ekrem İmamoğlu&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Mansur Yavaş</strong>’ın cumhurbaşkanı yardımcılığını ön plana çıkarıyorlar.</p>

<p><strong>KILIÇDAROĞLU İSTEMİYOR</strong></p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu&nbsp;</strong>tüm oyun planını<strong>&nbsp;Ekrem İmamoğlu&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Mansur Yavaş’</strong>ı cumhurbaşkanı adayı yapmamak üzerine kurdu.&nbsp;<strong>Meral Akşener</strong>’i bu nedenle masadan kaldırdı.<strong>&nbsp;Kılıçdaroğlu, İmamoğlu</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Yavaş’</strong>ı neden cumhurbaşkanı yardımcısı yapsın?</p>

<p><strong>LİDERLER KARŞI</strong></p>

<p>Hem belediye başkanı olarak devam etsinler hem cumhurbaşkanı yardımcısı olsunlar şeklindeki formüle ise<strong>&nbsp;Akşener&nbsp;</strong>dışındaki liderlerin tamamı karşı. Bu durumda&nbsp;<strong>İmamoğlu</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Yavaş,</strong>&nbsp;belediye başkanlığından ayrılmadan nasıl cumhurbaşkanı yardımcısı olacaklar?&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>, iki isim için istifa ettikleri takdirde İstanbul ve Ankara’yı AKP’ye teslim etmiş oluruz diye karşı çıkmıyor muydu? Ne değişti? Haberin devamı....<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/6li-ittifaki-bekleyen-yeni-kriz-42231253" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/6li-ittifaki-bekleyen-yeni-kriz-42231253</a></p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Mar 2023 09:46:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Derin Gerçekler</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-369</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-369</guid>
                <description><![CDATA[Derin Gerçekler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2><a href="https://www.habervakti.com/dunden-bugune-8-mart" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.habervakti.com/dunden-bugune-8-mart</a>Dün bu 8 Mart’ın tarihi arka planına biraz değinmiştik. Bugün bu konuya biraz daha yakından bakalım.<br />
Aslında 8 Mart’ın başlangıcı kabul edilen ABD’deki kadın tekstil işçilerinin çıkan yangında hayatını kaybetmesi, bu işin başlangıcı için genel olarak kabul görse de, başka rivayetler de var. Mesela&nbsp;<strong>Kadın hakları ile ilgili olarak 8 Mart gününün seçilmesine Rusya'da Çarlığa son veren 1917 Şubat Devrimi'nin Gregoryen takvime göre 8 Mart günü kadınların protesto eylemleri ve grevleri ile başlamış olmasının sebeb olduğu da bir başka iddia</strong>dır. Yani sonuçta bu gün sosyalistlerin başını çektiği kadın işçilerle ilgili bir eylem sözkonusu.<br />
<br />
Bu işin içinde ABD’den çok, Rusya’dan ama pazarlama Avrupa’dan. Bu 3 blokta da bu işin arka planında sosyalistler, komünistler olmakla birlikte, gelinen noktada&nbsp;<strong>Demokrasi maskeli Pedeofolik Satanistlerin desteklediği, Great Reset’çi, Trans Humanoidçi LGBT lobisi</strong>&nbsp;bulunuyor.<br />
<strong>"Dünya Kadınlar Günü"</strong>&nbsp;olarak 8 Mart gününün belirlenmesinde farklı görüşler arasında, Rus çarlığı ile ilgili rivayetin dışında&nbsp;<strong>8 Mart 1908'de ABD'nin New York’ta&nbsp; SosyaIist kadın işçilerin sendikal haklar ve kadınlara oy hakkı talepleriyle düzenledikleri mitingin anısına bu günün kutlandığı&nbsp;</strong>iddiası.<br />
Bir başka iddia ise, ki bu en yaygın olanlardan biri;&nbsp;&nbsp;<strong>8 Mart 1857'de yine ABD'nin New York kentindeki bir tekstil fabrikasında grevci işçilere polisin saldırması, işçilerin fabrikaya kilitlenmesinin&nbsp; ardından çıkan yangında 120 kadın işçinin ölmesi.</strong>&nbsp;Dünya Kadınlar Gününün ilk kararlaştırıldığı 1910'dan ve bu konuda ilk uluslararası kutlamaların düzenlendiği 19 Mart 1911'den sonra hiç sözü edilmeyen, daha sonra gündeme gelen&nbsp;<strong>25 Mart 1911'de New York'ta gerçekleşmiş Triangle Gömlek Fabrikası yangını ile bu konu ABD’ye patentlendi</strong>.</h2>

<p>Dün bu 8 Mart’ın tarihi arka planına biraz değinmiştik. Bugün bu konuya biraz daha yakından bakalım.<br />
Aslında 8 Mart’ın başlangıcı kabul edilen ABD’deki kadın tekstil işçilerinin çıkan yangında hayatını kaybetmesi, bu işin başlangıcı için genel olarak kabul görse de, başka rivayetler de var. Mesela&nbsp;<strong>Kadın hakları ile ilgili olarak 8 Mart gününün seçilmesine Rusya'da Çarlığa son veren 1917 Şubat Devrimi'nin Gregoryen takvime göre 8 Mart günü kadınların protesto eylemleri ve grevleri ile başlamış olmasının sebeb olduğu da bir başka iddia</strong>dır. Yani sonuçta bu gün sosyalistlerin başını çektiği kadın işçilerle ilgili bir eylem sözkonusu.<br />
<br />
Bu işin içinde ABD’den çok, Rusya’dan ama pazarlama Avrupa’dan. Bu 3 blokta da bu işin arka planında sosyalistler, komünistler olmakla birlikte, gelinen noktada&nbsp;<strong>Demokrasi maskeli Pedeofolik Satanistlerin desteklediği, Great Reset’çi, Trans Humanoidçi LGBT lobisi</strong>&nbsp;bulunuyor.<br />
<strong>"Dünya Kadınlar Günü"</strong>&nbsp;olarak 8 Mart gününün belirlenmesinde farklı görüşler arasında, Rus çarlığı ile ilgili rivayetin dışında&nbsp;<strong>8 Mart 1908'de ABD'nin New York’ta&nbsp; SosyaIist kadın işçilerin sendikal haklar ve kadınlara oy hakkı talepleriyle düzenledikleri mitingin anısına bu günün kutlandığı&nbsp;</strong>iddiası.<br />
Bir başka iddia ise, ki bu en yaygın olanlardan biri;&nbsp;&nbsp;<strong>8 Mart 1857'de yine ABD'nin New York kentindeki bir tekstil fabrikasında grevci işçilere polisin saldırması, işçilerin fabrikaya kilitlenmesinin&nbsp; ardından çıkan yangında 120 kadın işçinin ölmesi.</strong>&nbsp;Dünya Kadınlar Gününün ilk kararlaştırıldığı 1910'dan ve bu konuda ilk uluslararası kutlamaların düzenlendiği 19 Mart 1911'den sonra hiç sözü edilmeyen, daha sonra gündeme gelen&nbsp;<strong>25 Mart 1911'de New York'ta gerçekleşmiş Triangle Gömlek Fabrikası yangını ile bu konu ABD’ye patentlendi</strong>.Yazının Devamı..https://www.habervakti.com/dunden-bugune-8-mart</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Mar 2023 09:33:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu ve Erdoğan kazandı Akşener kaybetti</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-ve-erdogan-kazandi-aksener-kaybetti-368</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-ve-erdogan-kazandi-aksener-kaybetti-368</guid>
                <description><![CDATA[Kılıçdaroğlu ve Erdoğan kazandı Akşener kaybetti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Meral Akşener’in önce devirdiği sonra katıldığı 6’lı Masa 1 yıl 1 ay süren maratonun sonunda ortak cumhurbaşkanı adayını belirledi. Beklenen oldu. Kılıçdaroğlu, 6’lı Masa’nın ortak cumhurbaşkanı adayı oldu.</h2>

<p>Cumhurbaşkanı adaylığı yarışında Kılıçdaroğlu, kendisinden beklenenin ötesinde bir performans ortaya koydu. Daha 6 ay öncesine kadar Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, Kılıçdaroğlu’nun önünde gözüküyordu. Ayrıca 2 Mart’ta Meral Akşener, İmamoğlu ve Yavaş cumhurbaşkanı adayı olsun diye masayı terk etmişti. Kılıçdaroğlu, buna rağmen 72 saat sonra cumhurbaşkanı adayı olmayı başardı.</p>

<p><strong>AKŞENER MORALSİZDİ</strong></p>

<p>Bu sürecin tartışmasız kazananı Kılıçdaroğlu oldu. Kaybeden ise Meral Akşener’di. Öyle ki Akşener’in moral bozukluğu kameralara yansıdı. Liderler masasında yenilgi almış gibi bir hali vardı. Zaten toplantıdan sonra liderlerin yemeğine kalmadı.</p>

<p><strong>KILIÇDAROĞLU HEYECANLIYDI</strong></p>

<p>Ağır bir yükün altına girmenin sorumluluğu Kılıçdaroğlu’nun yüzüne yansımıştı. Kısmen heyecanlıydı. Seçimi kazanıp kaybetmenin sorumluluğu omuzlarına yüklenmişti. Tabi Kılıçdaroğlu açısından zor bir durum. Kılıçdaroğlu şimdi siyasetin sırat köprüsüne çıktı. Kazanırsa heykeli dikilir, kaybederse hain ilan edilir. Diğer liderler de durgundu. Doğrusu cumhurbaşkanı adayı belirlemenin coşkusunu yansıtmaları bekleniyordu ama moralsiz tavırları dikkatlerden kaçmadı.</p>

<p><strong>LİDERLER FORMÜLE İTİRAZ ETTİ</strong></p>

<p>Toplantıya ilişkin izlenimlerimi ve kulis bilgilerimi paylaşmaya devam edeceğim. Meral Akşener masaya Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın güçlendirilmiş cumhurbaşkanı yardımcılığı formülüyle döndü. Gün boyu yaşanan trafiği biliyorsunuz. Önce İmamoğlu ve Yavaş’la biraraya geldi. Ardından Çukurambar’da bir otelde Kılıçdaroğlu ile görüştü. Sonra 6’lı Masa toplantısına döndü. Peki İmamoğlu ve Yavaş cumhurbaşkanı yardımcısı oldu mu? Yok.&nbsp;</p>

<p><strong>TOPLANTIYA ARA VERİLDİ</strong></p>

<p>Neden çünkü, İmamoğlu ve Yavaş’ın güçlendirilmiş cumhurbaşkanı yardımcılığı formülü diğer liderler tarafından kabul edilmedi. O nedenle toplantıya ara verilmek zorunda kaldı. Liderler, seçtirdikleri belediye başkanlarının kendileriyle eşit hatta kendilerinden bir gömlek üstte olan güçlendirilmiş cumhurbaşkanı yardımcısı olmasına itiraz ettiler.</p>

<p><strong>HUKUKEN SORUNLU BULUNDU</strong></p>

<p>Ayrıca yerel seçimlerin 1 yıl sonra yapılacağını belirterek, cumhurbaşkanı yardımcısı oldukları taktirde görevlerinden istifa etmeleri gerektiğini ileri sürdüler. ”1 yıl sonrayerel seçimlere giderken İstanbul ve Ankara gibi iki büyük metropolü AKP’ye teslim edemeyiz” görüşünü savundular. Belediye başkanlarının hem cumhurbaşkanı yardımcısı hem de belediye başkanı olarak devam etmesinin isehukuken mümkün olmadığını belirttiler. Yani siyasetin temel kuralı işledi. Liderler, iki belediye başkanının amirleri olmasını istemediler.</p>

<p><strong>LİDERLER CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI</strong></p>

<p>Toplantıda Akşener’in itirazları kabul görmedi. Ama Akşener bu kez masayı terk etmedi. Cumhurbaşkanlığı yardımcılığında ise tekrar başa dönüldü. 5 liderin cumhurbaşkanı yardımcısı olmasında uzlaşmaya varıldı. Peki daha önce ben icra gücüyle donatılmış, başbakanlık fonksiyonuna sahip tek cumhurbaşkanı yardımcısı olayım, benimle Gültekin Uysal eşit olmasın diye itiraz eden Meral Akşener ne yaptı? Budurumda ne kazandı? Hiçbir şey kazanmadı. Diğer 5 genel başkanla eşit olmayı kabul etti.</p>

<p><strong>CHP VE İYİ PARTİ ŞANSLI</strong></p>

<p>6’lı Masa’nın önerisine göre eşit yetkilere sahip 5 cumhurbaşkanı yardımcısı olacak. Bir de her partiye birer bakanlık verilecek. Diğer bakanlıkların dağılımı ise partilerin seçimlerde aldıkları oy oranına göre belirlenecek. CHP ve İYİ Parti’nin bakan sayısı fazla olacak. Doğal olanı da bu.</p>

<p><strong>CHP GENEL BAŞKANLIĞI</strong></p>

<p>Kılıçdaroğlu sadece ortak cumhurbaşkanı adaylığını kabul ettirmedi. Çok önemli kazanımlar elde. Bu açıdan bakınca masadan güçlenerek çıkan bir lider oldu. Yol haritasının 10. maddesinde, “Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş süreci tamamlanmasıyla birlikte mevcut cumhurbaşkanının -var ise- siyasi parti üyeliği sona erer” deniliyor. Bu ne demek? Kılıçdaroğlu, parlamenter sisteme geçiş süreci tamamlanana kadar CHP genel başkanı olarak kalacak demek. Yani öyle cumhurbaşkanı seçildiğinde hemen CHP genel başkanlığından istifa etmeyecek demek.</p>

<p><strong>CHP’NİN İPLERİNİ ELİNDE TUTACAK</strong></p>

<p>Bu düzenleme Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlığını da garanti altına alması anlamına geliyor. Yerel seçimlere gidilirken belediye başkan adaylarını Kılıçdaroğlu belirleyecek demektir. Yani Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın kaderi Kılıçdaroğlu’nun iki dudağı arasında olacak demektir. Ayrıca Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçilirse ben CHP genel başkanı olurum diye hazırlananlar vardı. Ekrem İmamoğlu’na yaşın daha genç önce CHP genel başkanı ol sonra ilk seçimde cumhurbaşkanı adayı olursun diye telkinde bulunanlar vardı.Kılıçdaroğlu onların da önünü kesti. CHP genel başkanlığını da garantiye aldı.</p>

<p><strong>HANİ ERDOĞAN PARTİLİ CUMHURBAŞKANIYDI</strong></p>

<p>6’lı Masa, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a en büyük muhalefetlerini partili olması üzerine kurmuştu. Bunun için parlamenter sisteme geçişi vaat ediyorlardı. Peki bu öneri ne anlama geliyor? Kılıçdaroğlu partili cumhurbaşkanı olmayacak mı? Bu bir çelişki değil mi?</p>

<p><strong>İMAMOĞLU VE YAVAŞ MADDESİ</strong></p>

<p>Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcılığı teklifinin diğer liderler tarafından kabul edilmediğini aktarmıştım. Yol haritasının 12. maddesinde, “İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanları sayın cumhurbaşkanının uygun gördüğü zamanda ve tanımlanmış görevlerle cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanacaklardır” deniliyor. Yazının Devamı..</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kilicdaroglu-ve-erdogan-kazandi-aksener-kaybetti-42230114">https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kilicdaroglu-ve-erdogan-kazandi-aksener-kaybetti-42230114</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Mar 2023 08:30:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Derin Gerçekler</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-367</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-367</guid>
                <description><![CDATA[Derin Gerçekler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dilerim Uluslararası 8 Mart Kadınlar Günü vesilesi ile, bu günü kullanarak ahlaksızlığı özgürlük diye bize sunmazlar. Aslında bu gün, İstanbul Sözleşmesi'nden sonra önemini kaybetmiş olması gerekir. Trans Humanizm ve , “Biyolojik cinsiyet”i inkar ederek Toplumsal Cinsiyet gibi bir saçmalıktan sonra, Kadın ve Erkekten sözetmenin de bir anlamı kalmadı.</strong></p>

<p>Kadın artık bir cinsel obje, emekçi bir&nbsp;<strong>BİREY</strong>&nbsp;olarak tanımlanmaya çalışılıyor,&nbsp;<strong>DİN, AHLAK, GELENEK, AİLE, Biyolojik Cinsiyetinden</strong>&nbsp;bağımsız, Cinsiyetini, eğilim-yönelim, deneyimleri sonucu bir tercihe dayalı seçebilen (<strong>Bu tercih akışkan ve değişken de olabilir, nötr de olabilir, intersex ya da Panda sex de olabilir. LGBTIQ derken bunu Ensest ve Pedefoliye kadar uzatabilirsiniz.</strong>) Tabi bunlar arasında adalet ve eşitlik tartışması,&nbsp;<strong>''soyguncuların çaldıkları malı aralarında taksim ederken eşit mi yoksa risk ve emek endeksine dayalı bir adaletle paylaşması gerekir''</strong>&nbsp;gibi bir soruyu akla getiriyor bu durum. Bu konuyu şimdilik, KADEM’in önderliğinde akademisyenlerimiz, üniversitelerde bilimsel olarak araştırmaya ve tartışmaya devam ediyorlar.<br />
Henüz bu tartışma sona ermediği içinde 6284’de bir ilerleme sağlanamıyor sanırım. Herhalde biraz da seçimi bekliyorlar, ama seçimlerin Mayıs'ta mı olacağı yoksa Haziran'da mı olacağı, daha sonra mı olacağı, yerel yönetim seçimleri ile Milletvekili Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin birleştirilerek mi yapılacağı henüz belli değil.</p>

<p>Biliyorsunuz biz henüz BİREY’i sözlükte bir kelime olarak bile tanımlayamadık. Kimliklerimizde&nbsp;<strong>cinsel kimliğimiz GENDER</strong>&nbsp;olarak tanımlanıyor artık. Hani&nbsp;<strong>Mustafa Kemal zamanındaki Nufus cüzdanlarında Din, Mezheb hanesi vardı. Ana, baba adı da yazıyordu, aile adı-sanı da. Artık ne din hanesi var ne de mezhep, ne ana-baba adı, ne evli-bekar, artık cinsiyetimizde beyana dayalı, tevbe estağfurullah. Fay hattını bilmem ama bu ar damarını çatlatır. Ar damarı çatlamış insanlar da fay hattını çatlatır.</strong></p>

<p>Artık modern&nbsp;<strong>batılı, asri/çağdaş aileyi CHP tam başaramadı, anlaşılan AK Parti içindeki FETÖ’nün zihniyet ikizi AKP’lilere ve onların Papatyalarına ihale etmiş olmalılar ki</strong>, bu, malum sermayenin İngilizcesini söyleyince İK’larında pozitif ayırımcılığa tabi, Türkçesini söyleyince edep dışı, ahlak dışı kabul edilen ama İngilizcesi pozitif ayırımcılığa ve yasal korumaya tabi, bu&nbsp;<strong>malum fahişe ve türevlerine karşı darbe döneminin CEDAW’ı yetmemişti, onları güncellemek ve desteklemek için İstanbul Sözleşmesi&nbsp; ve 6284 le geldiler</strong>, o da yetmemiş olmalı ki, bir de Lanzaroteyi başımıza bela ettiler. Sonra&nbsp;<strong>UN WOMAN’a diplomatik statü, ayrıcalık, imtiyazlı statü, vergi ve yargı konusunda muafiyet verdiler</strong>, hem de İstanbul sözleşmesinden çekildik&nbsp;<strong>“irade beyanı”</strong>ndan sonra oldu bu olanlar.<br />
<br />
<strong>BM bu yetmiyormuş gibi, bu 3 sözleşmeyi kendi içinde ilişklendirdi ve bütünleştirdi. Ah ah!.. 6 ay bir güz gittik, sonunda aldığımız mesafe bir arpa boyu. İstanbul Sözleşmesi, misal vermek gerekirse “Osmanlı Bankası” idi, yeni durum bu işin “Duyun-u umumiyesi” oldu. Bu işin psikolojisi ve lafzı bize armağan kaldı, Ümit Mehmedin ekmeği ye Mehmet ye!</strong></p>

<p>8 Mart herhangi bir ”Kadınlar günü” değil, “Çalışan Kadınlar günü” de değildi. Başında beri bizde resmi bir gün değildi, Uluslararası da değildi. Olay&nbsp;<strong>ABD de 8 Martta 1857’de Fabrika işçisi kadınların kötü şartlar, ücet, çalışma saatlerine itiraz ederek başlattıkları grev/direnişte, polis bir kısım kadını protestoya katılmasınlar diye fabrikaya hapsetti. Fabrikada yangın çıktı ve çıkan yangında 129 kişi hayatını kaybetti. Aslında bir facianın yıldönümü.</strong>&nbsp;Toplu bir ölüm olayı anılıyor, ama artık kimsenin umurunda değil bu konu. Avrupada Solcular, Sosyalistler, Sosyal Demokratlar konuyu bir vijdan konusu ele aldılar.&nbsp;<strong>“Emekçi kadın”</strong>&nbsp;üzerinden çalışma şartları, eşit işe eşit ücret talepleri ile, kadının ev, aile ve annelik hakları ile tartışmaya başladılar. İşin bu anlamda insani bir boyutu da vardı. Ahlaki boyutu ise 3. Planda kaldı ve unutturuldu. İşin felsefi ve tarihi arka planı unutturulunca iş soğuk savaş sürecinde, siyasi, iktisadi, ideolojik ve toplumsal bir olay olarak farklı bir yere çekildi.</p>

<p>Aslında işçi yerine köleler çalışırken, bir mevsim çalışan kölelere, bütün mevsim bakmanız gerekiyordu. Eğitim yoluyla ve kilise üzerinden&nbsp;<strong>“Sam amca”</strong>laştırma süreci de beklenen başarıyı sağlamadı. Makinalaştıkça daha az emek yani işçi gerekiyordu ve emeğin kalitesi öne çıktı. O zaman&nbsp;<strong>“Köleleri özgürleştirmenin zamanı gelmiş”&nbsp;</strong>demekti, onları açlığa, ölüme terketmek gerekiyordu, eğtilebilenler, kilisenin ehlileştirdikleri ise, ücretli işçilere dönecekti. Yeni göçmenlerle ile birlikte bunlar sanayi topluma geçişte önem kazanıyordu. Yani&nbsp;<strong>kadın işçi dedikleri&nbsp;</strong>bu sınıf. Yani&nbsp;<strong>önceki kadın ve erkeklerin sokağa, ölüme terkedilmeleri, uyuşturucuya alıştırılıp, sağlıklı olanların taş ocaklarına, ya da gemilerle kürek çekmeye gönderilmeleri&nbsp;</strong>anlamına geliyordu. Hergün yüzlerce insanın öldürüldüğü, intihar ettiği Amerika'da bir günde 129 kişinin ölümü, bu günlere taşınan bir gün olarak tescillendi.&nbsp;<strong>Kadın daha ucuz bir emekti onlar için, dahası, emek arzı artınca, erkek emeği de ucuzlamış oluyordu. Tek erkek çalışıp aile geçinebilecekken, kadın erkek çalışıp geçinemez oldular.</strong>&nbsp;Çocuğa bakacak kimse de yoktu. Aileler dağıldı ve çocuk doğumu azaldı. İnsanlar evlenmemeye başladı.</p>

<p>Bugün adeta tüm dünya çocukları dizliler, çizgi filmler, oyunlarla ölmeye öldürmeye programlanıyor. O çocukları artırılmış sanal gerçeklik aleminde, anneleri iş peşinde, ölüm dansı yapan çocukların ne anneleri, ne babaları, ne komşuları, ne öğretmenleri ne de imam farkında! Kadın dernekleri de çocuklarla ilgilenmiyor zaten. Hem zaten Lanzarote var, psikologlar ilgilensin onlarla. Tamam hemen ihale açık, dev, modern Çocuk psikolojisi danışmanlık ve rehberlik merkezleri açın. Bu yasalar böyle devam edecekse aile mahkemeleri için yeni modern aile danışmanlık merkezleri, yanında kadın sığınma evleri, onun yanına çok çok büyük dünyanın en büyük aile mahkemelerini açın... Büyük Türkiye’ye büyük aile mahkemeleri, 8 Mart'ta kadınlara ne iyi müjde olur ama!?.</p>

<p><strong>Milletin anasını ağlatanlardan yakasını kurtaramayanları bu dünyada da, ahirette de çok kötü bir akibet bekliyor. Boyunları eğdirilmiş erkeklerle siz ülkenizi savunamazsınız, ezilmiş kadınlar da şahsiyetli erkekler yetiştiremez. Ana mektep olmaktan çıkarsa, hiçbir mektep o çocukların sağlıklı gelişimini sağlayamaz. Çocukları ağlayan analar mutlu olmaz. Karı koca arasına kavgayı soktunuz, hakemliği de reddettiniz, şahidliğin de içini boşalttınız. Hani bunlar yetmez bir de gelin-kaynana kanunu çıkartın, madem kanun çıkartarak her şeyi düzeltiyorsunuz. Babaların kızları, kız kardeşleri, anneleri, nineleri, halaları, teyzeleri vardı eskiden. Artık bireyin biyolojik babası, yasal babası, taşıyıcı annesi de var. O da gerçek anne-baba değil, çünkü onlar da cinsiyetlerini değiştirmiş olabilirler. Bu 3 sözleşme tam bir şeytan üçgeni oluşturuyor.</strong></p>

<p>Yarın bu dünya kadınlar gününü tarihine biraz daha derinlemesine bakalım.<br />
Bu konu nasıl bizim gündemimize geldi ve bugün nereye ulaştı.<br />
Yarın da onları yazalım inşAllah.<br />
<strong>Selam ve dua ile.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Mar 2023 08:26:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu adaylıktan vazgeçmiyor</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-adayliktan-vazgecmiyor-366</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kilicdaroglu-adayliktan-vazgecmiyor-366</guid>
                <description><![CDATA[Kılıçdaroğlu adaylıktan vazgeçmiyor]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>2 Mart’ta 6’lı Masa’dan ortak cumhurbaşkanı adayının ilan edilmesi beklenirken, masadan kriz çıktı. Kılıçdaroğlu ile Akşener ilk kez restleştiler. Akşener, cumhurbaşkanı adayı olarak Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı önerince Kılıçdaroğlu, “Onlar belediye başkanlığı görevine devam edecekler” diye rest çekt</h2>

<p>İkinci restleşme ise imza konusunda yaşandı. 5 parti&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun adaylığına destek verince&nbsp;<strong>Akşener</strong>&nbsp;bu kez,&nbsp;<strong>“O zaman ben bunu partimin yetkili kurullarına danışayım”&nbsp;</strong>dedi.&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;bu resti de gördü.&nbsp;<strong>“Gerekirse beş parti imzasıyla bir açıklama yapılır”</strong>&nbsp;karşılığını verdi.</p>

<p><strong>AKŞENER ŞOKTA</strong></p>

<p><strong>Akşener, Kılıçdaroğlu</strong>’nun bu keskin tavrı karşısında şoka girdi. Ama sonrası&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun beklemediği şekilde gelişti. K<strong>ılıçdaroğlu, Akşener</strong>’in geri adım atmasını bekliyordu.&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nun adaylığının masada 5 lider tarafından desteklenmesi nedeniyle toplantıdan sonra CHP Genel Merkezi’nde kutlama havası hâkimdi. Meclis’te milletvekilleri, partide genel başkan yardımcıları&nbsp;<strong>“çak”</strong>&nbsp;yapıyorlardı.&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu&nbsp;</strong>ise tebrikleri kabul etti. Krizi yumuşatmak için devreye girmediler.Bu tavır&nbsp;<strong>Akşener</strong>’i en az masada tek kalmak kadar rahatsız etti</p>

<p><strong>“İYİ Parti kıskaca alınmıştır. Buna boyun eğmeyeceğiz”&nbsp;</strong>diyen&nbsp;<strong>Akşener</strong>&nbsp;sadece masadan kalkmakla yetinmedi.&nbsp;<strong>Mansur Yavaş&nbsp;</strong>ve<strong>&nbsp;Ekrem İmamoğlu’</strong>na da çağrı yaptı. Başka bir partinin belediye başkanına adaylık teklifi siyasette örneği olmayan bir durumdu.</p>

<p>Peki bundan sonra ne olur? Kulislerden edindiğim bilgileri paylaşmak istiyorum.</p>

<p><strong>KILIÇDAROĞLU BEKLEMİYORDU</strong></p>

<p><strong>1-&nbsp;</strong><strong>Kılıçdaroğlu, Akşener</strong>’in ortak bildiriye imza attıktan sonra masadan kalkmasını beklemiyordu.</p>

<p><strong>2-&nbsp;</strong><strong>Akşener’in&nbsp;</strong>eleştirilerde bulunduktan sonra pazartesi günü toplantıya katılması öngörülüyordu. O nedenle&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>, o gece&nbsp;<strong>Akşener</strong>’i aramadı. Ancak&nbsp;<strong>Akşener</strong>’in köprüleri atmasından sonra<strong>&nbsp;Kılıçdaroğlu,</strong>&nbsp;CHP milletvekillerine,&nbsp;<strong>“Aleyhte bir açıklama yapmayın”&nbsp;</strong>diye talimat verdi.</p>

<p><strong>3-&nbsp;</strong><strong>Kılıçdaroğlu’</strong>nun, “Anketle cumhurbaşkanı adayı belirlendiği nerede görülmüş? Asıl dayatma 5 parti birini önerirken anket yapalım demek, bizim belediye başkanlarımızı önermek değil mi?” diye tepki gösterdiği söyleniyor.</p>

<p><strong>4-&nbsp;</strong><strong>Akşener</strong>, 6’lı Masa’yla köprüleri attı. Beşli masa oldu. 3 Mart’tan itibaren muhalefet cephesinde yeni bir süreç başladı.</p>

<p><strong>5-&nbsp;</strong>Peki İYİ Parti’nin kalktığı masaya HDP oturur mu? HDP masaya oturmayacak. Ancak HDP aday çıkarmayacak,&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu</strong>’nu destekleyecek. Bu mesaj&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu’</strong>na iletildi.</p>

<p><strong>6-&nbsp;</strong><strong>Meral Akşener’</strong>in 6’lı Masa’nın toplantısından sonra perşembe gecesi iki başkanı arayarak,&nbsp;<strong>“Aday olarak sizi önerdim”</strong>&nbsp;dediği söyleniyor.</p>

<p><strong>7-&nbsp;</strong><strong>Akşener</strong>’in çağrısı üzerine&nbsp;<strong>İmamoğlu</strong>&nbsp;ve<strong>&nbsp;Yavaş</strong>’ın bir süre CHP’li yetkililerin telefonlarına çıkmaması partide rahatsızlığa yol açtı.</p>

<p><strong>8-&nbsp;</strong><strong>Akşener, Kılıçdaroğlu</strong>’ndan başbakanlık yetkileriyle donatılmış tek cumhurbaşkanı yardımcılığı bekliyordu. Ancak İYİ Parti kaynakları&nbsp;<strong>Ahmet Davutoğlu’</strong>nun son hafta yaptığı temaslarla bu planı bozduğunu düşünüyorlar.&nbsp;<strong>Akşener</strong>’in buna tepki olarak krizi tırmandırdığı söyleniyor.</p>

<p><strong>9-&nbsp;</strong>İYİ Parti’de şimdi cumhurbaşkanı adaylığı kulisi başladı. Gözler<strong>&nbsp;Akşener’</strong>de. Ancak ikinci kez başarısızlığa uğramamak için dikkatli hareket ettiği söyleniyor.</p>

<p><strong>10-</strong><strong>&nbsp;Kılıçdaroğlu</strong>, adaylık konusunda geri adım atamayacak. Pazartesi günü 5 parti tarafından aday gösterilecek. HDP de&nbsp;<strong>Kılıçdaroğlu’</strong>na destek verecek.</p>

<p><strong>11-&nbsp;</strong><strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;akşam saatlerindeki mesajında geri adım atmayacağı mesajını verdi.&nbsp;<strong>Akşener</strong>’in sert açıklamasını,&nbsp;<strong>“siyasi nezaketsizlik”</strong>&nbsp;olarak nitelendirdi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Mar 2023 07:57:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu depremleri bir de benden dinlemek ister misiniz?</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bu-depremleri-bir-de-benden-dinlemek-ister-misiniz-365</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bu-depremleri-bir-de-benden-dinlemek-ister-misiniz-365</guid>
                <description><![CDATA[Bu depremleri bir de benden dinlemek ister misiniz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Deprem tabii bir olay. Yeryüzünde plakalar, plakalar arasında ve içinde fay hatları vardır. Bunları insanın kafatasına benzetebilirsiniz.&nbsp;<strong>Bu plakalar ve fay hatları ile, ay dünyaya yaklaştığında Med-Cezirler olur</strong>. Dünya içi su dolu yumurta şeklinde bir balona benziyor. Birine bir basınç yüklenirse öbür tarafında baloncuk oluşuyor. Bu basınç içeriden, dışarıdan ya da yüzeyde de olabilir.&nbsp;<strong>Dünya, diğer güneş sistemindeki yıldızlara manyetik bağlarla bağlıdır ve bu bağların itme ve çekme etkisi ile boşlukta durur.</strong>&nbsp;(Aslında kâinatta boşluk diye bir şey yoktur. Mesela biz atmosferde, bir oksijen balonu içinde yaşayan bir canlı türüz bu âlemde) Bu enerjiyi üretmek için de dünyanın merkezi dev bir dinamo gibi çalışır ve enerji üretir.&nbsp; Muhteşem bir sistemden söz ediyoruz. Evdeki elektrik sizi çarpar ama bu dev enerji bizim hücrelerimizle tam bir uyum içinde olduğu için bizi olumsuz anlamda etkilemez.</p>

<p>Bu fay kırıklarından yerin altı sürekli gaz salınımı yapar, okyanusları üzerinden sistemi soğutur, volkanlarla kendini deşarj eder.&nbsp;<strong>Maden suları, dağlar, ovalar, yer kabuğunun kendini yenilemesi böyle olur. Aslında bu dev küte bir canlı organizma gibid</strong>ir. Bir sivirisinekle, bir bütün olarak dünya farklı değil aslında. Hepsi aynı bütününün parçası ve dünya bu parçaların bütünü. Bir insan kendi başına trilyonlarca hücreden oluşmuyor mu? Onun için insan kâinatın özetidir denmiştir. Dünden bu güne insanda cevher olarak bulunmayan bir şey kâinatta yoktur ve olmayacaktır da.</p>

<p><strong>İnsan kesbi olarak ilim, hikmet, tefekküre, Vehbi anlamda vahye açıktır. Kişinin fıtratına vahiy edilen hakikat bilgisinin zamanı geldiğinde serbest bırakılması sonucu ilham ve diğer haber yoluyla önce bazı şeylerin farkına varacak, sonra da icad şeklinde ilmek ilmek yakın bir sonuca götürecektir. Biz buna tekâmül diyoruz. İnsan ekmeli mahlûkat-eşrefi mahlûkat yolculuğunda, irtidat ederse, (geri dönerse) tırnakları ile tutunarak yükseldiği yerden makamda, gökten düşüş hızı ile ivme kazanarak kısa sürede ya yanacak ya da belhum adal çukuruna yuvarlanacaktır.&nbsp;</strong></p>

<p>Bakın, sadece volkanlar değil, dağlar, ovalar, ırmaklar, farklı suların oluşumu bu şekildedir. Bütün bu gökte ve yerde olanlar, şimşekler, her türlü araz ve afatın görünen yanında görünmeyen sebepleri de vardır ve bunlar Allah’ın varlığının delilleridir. Onun güç ve azametinin ve yoldan sapan insanlara ölümü ve ahireti hatırlatan ikazlardır. Deprem her anlamda, herkes için bir kader ve bir imtihandır. Biz âlemlere rahmet olarak gönderilen, ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz. Yaşadığımız zaman&nbsp; ve mekân açısından Kuantik bir bükülme ile döngü zamanıdır.</p>

<p>Dikkat! Afrika Arap Yarımadası’nı güney batıdan, yani Afrika Somali’den, Arap yarımadasında Yemen'i iteliyor. Arap yarımadası Doğuda Basra körfezi ve İran’ı zorlarken, Kuzey doğuda Anadolu’yu Hazara kadar olan bloku Kuzeye, Karadeniz’e doğru iteliyor. Hazar kıyıları, Kafkaslar, Doğu Karadeniz bu itelemeden etkilenir. Kaf dağında Yecüc-Mecüc kapısı da.<br />
<strong>Fakat Anadolu plakası batıda Akdeniz’e, Girit’e doğru basar. Karadeniz’e dikkat. Ege’ye dikkat, Akdeniz sahillerine dikkat. Girit ve Mora için iyi haberler yok. Girit Cebelitarık’ı zorlasa da yakın istikamet Kıbrıs. Kıbrıs’tan iki fay hattı, biri İskenderun, teki Cebeli Tarık, Kızıldeniz, Nil havzası. Fay burada da ikiye ayrılır, biri Kızıldeniz’de ilerler, biri Sina’dan geri döner Akabe, Kudüs, Şam, Halep üzerinden gelir, yine bugün deprem olan yeri vurur. Buradan döner GAP’ı vurur. Yani malum Adıyaman, Malatya hattı. GAP zarar görürse, enkazlar Basra körfezine kadar sürüklenir.</strong></p>

<p>Tabi Japonya, Endonezya, Hindistan, İtalya, Kaliforniya, Kuzey Amerikan’ın Batı tarafı Şili ya da Panama tarafında yeni büyük depremler beklenebilir. Tabi bu yer ve zamanın, kimin nereyi, nasıl tetiklemesi ile ilgili. Kim neyi niçin ve nasıl yaparsa yapsın, bu Allah’ın bilgi ve iradesi içindedir. Biz buna&nbsp;<strong>Kader</strong>&nbsp;diyoruz.</p>

<p>Burada iki konu daha var akıldan tutulması gereken.&nbsp;<strong>Bir döngü, iki kozmik döngü içinde gerçekleşen Manyetik kutupların, hem +- olarak hem de fiziki mekân olarak yer değiştirmesi. Yine aynı şekilde döngüsel olarak binlerce yıl ara ile dünyaya yaklaşan iki yıldız var. Tarık ve Şira! Batılılar ona “Marduk ve Niburi” gibi isimler veriyor.</strong>&nbsp;Bunların dünyaya etkileri rahmani yönden muhteşem, Gazab yönü ile dehşet verici.<br />
“Tarık” aynı zamanda bir surenin adı. Tarık aynı zamanda Cebel-i TARIK’ı geçen komutanın adı olduğu için Akdeniz'i Okyanusa bağlayan komutanın adı verildi. Bu da bir tevafuk olabilir.&nbsp;<strong>Karanlığı delip gelen ve dalgalar şeklinde darbeler vurarak TARIK dönüp geri geliyor</strong>. “<strong>Siz Tarık’ı ne bileceksiniz ki</strong>”! Ama göreceksiniz!</p>

<p>Sizin Jeologlarınız bu süreçte “<strong>Fırat’ın Cinlerinden</strong>”, “<strong>Uzayın koruyucu melekleri</strong>”, “<strong>7 kilisedeki meleklerden</strong>”, Havariyyundan Hz.<strong>&nbsp;Yuhanna</strong>’dan habersizler. Ne&nbsp;<strong>Tarık</strong>&nbsp;ve ne&nbsp;<strong>Şira</strong>&nbsp;bizim Astronomi fakültelerinde okutulmaz. Uzay ajansı kursanız da ajansın başındaki kişinin merak edip, “<strong>Ay ve güneş Allah’ın iki şeairidir</strong>” anlamındaki ayetinin bizim hayatımızdaki anlamını nedir diye merak etmiş de değildir. Bilmediğini de bilmez. Bir kastı yoktur bu anlamda. Tarık’ı ne bilsinler.</p>

<p>Gelecek olan kuyruklu yıldız, gökten süpürüp geldiği uzay çöplerinin tozlarının bir kısmını başımıza fırlatacak. Hani diliyorum ya “<strong>Başımıza pislik yağdıracak</strong>”. Göreceksiniz. Muhteşem bir görsel şölene dönecek meteor yağmurları(!?). Bazıları bazılarının başına yağan taşlara dönecek, akkor halinde. O taşlardan bazıları&nbsp;<strong>Starlink</strong>’ler, uzay araçları ve uzay üslerini, havada, karada, denizde bir yerleri, yerle bir edecek.</p>

<p>Cin suresi 8-10: “<strong>Hakikaten biz (cinler) göğü yokladık, onu güçlü muhafızlar ve alev toplarıyla doldurulmuş bulduk.&nbsp; Hâlbuki biz (daha önce, göğü) dinlemek için onun oturulabilecek yerlerinde otururduk; fakat şimdi kim dinlemek isterse kendisini gözetleyen bir alev topuyla karşılaşıyor</strong>”.&nbsp;Bilmiyoruz, “<strong>yeryüzündekiler hakkında bir yaptıklarının karşılığı olan bir kötülük mü murat edildi yoksa Rableri onlar için bir iyilik mi diledi?”</strong>&nbsp;Göreceğiz, Allah’ın ne dilediğini.<br />
O kötüler için azab, iyiler için esenlik diledi. Kötüler, iyilere Allah’ın rızası dışında azab ettikleri/edecekleri için Allah onları bu yüzden ağır bir şekilde cezalandıracak ve mazlumların ahvali şahsiye’ye ait günah ve kusurlarını bağışlayacak. Allah'a ve ahiret gününe iman ettiklerinden dolayı bir zarara uğramış olmayacakları gibi, kat kat ikramla ödüllendirilecekler.</p>

<p><strong>Bunlar Ay’a Mars’a kaçacaklardı bir de! Allah’ın bir mülkünden diğerine kaçacaklar öyle mi? Ay ve güneş, Mars ve Merih de Allah’ındır.</strong></p>

<p><strong>Depreme ilişkin bir diğer önemli gerçek, bu gün bizim bildiğimiz faylar, son bin yıla ait. Bir önceki bin yılda aktif olan faylar, bugün bin yıllık uykusundan uyanıyor. Bu günkü Faylarda 2045’e kadar bin yıllık uykuya geçecek. Bu arada bu iki fay hattının çatışması ile bu bin yılın kendi karakteristik fay hatları ile, Kuantik bükülmeler ve kırılmalar sonucu yeni geçiş dönemine has kırılma noktaları ortaya çıkak. Bunu anlamak için Jeoloji, inşaat mühendisliği yetmez, Enerji, fizik, Astronomi, Meteoroloji, kimya ve İlahiyat da bilmek gerekecek. Başka akademik branşlardan da&nbsp; desteğe ihtiyaç var.</strong></p>

<p>Millet can derdinde, siyasiler seçim derdinde bu “<strong>ahval ve şerait altında</strong>.”<br />
Kimi “seçim olacak” diyor, kimi “<strong>olmaz</strong>” diyor. "<strong>Ben yaptım oldu</strong>" derlerse Mayıs'ta da yaparlar. Ama katılım olmaz. Bu şartlarda seçime gidenler kaybederler. Öte yandan&nbsp;<strong>Kızılay</strong>’a yazık oluyor. Önce&nbsp;<strong>AFAD</strong>'a ezdirdik, şimdi sıra Millet ittifakında, onlar da&nbsp;<strong>Ahbab</strong>&nbsp;üzerinden yüklenirler. Bu “<strong>ahbab çavuş ilişkileri</strong>” ile bir yere varamayız. Yazık!&nbsp;<strong>AFAD</strong>’a yönlendirilmemeliydi halk bu kadar.&nbsp;<strong>AFAD</strong>&nbsp;altından kalkamaz bu kadar yükün.&nbsp;<strong>AFAD</strong>’a gidiyorlar, onlar kaymakamlığa yönlendiriyor. Kaymakamlık Muhtarlığa. Ne muhtar kaldı, ne muhtarlık, hem zaten muhtar ne yapsın. Maksat bürokrasinin şartı birileri bir kağıda mühür bassın. Evrak-ı müsbite olsun ellerinde. Muhtarın verdiği evraktaki bilginin doğruluğu önemli değil (!?).. Bu akılla AFAD’a da yazık, TOKİ’ye de,&nbsp;<strong>KIZILAY</strong>’a da yazık edildi.</p>

<p>Ben yaptım oldu ile ne inşaat olur, ne siyaset, ne kanun çıkartılır, ne de seçim. Ders alamaz mısınız! Kaçtığınızı sandığınız şeye doğu koşmayın sakın.. “<strong>Gittiğiniz yolun farkında değil çoğunuz sanırım</strong>”.&nbsp;<strong>Aşk ve Öfke, Korku aklı zail eder. Öfkeyle kalkan, zararla oturur.&nbsp;Haddinden fazla şiddet, hız, güç, yetki, her ne derseniz deyin, haddi aşan her şey gayedeki hikmeti yok eder</strong>.&nbsp;<strong>Fahşa</strong>&nbsp;da "<strong>haddi aşmak</strong>" demektir.&nbsp;<strong>Fuhuş Fuhşiyat, Fahişelik ve Fahiş fiyat,</strong>&nbsp;hepsi aynı kökten gelir.&nbsp;<br />
<strong>Bu fuhşiyat ve türevleri</strong>nden Allaha sığınalım.<br />
&nbsp;<strong>Allah yıkar, siz yaparsanız, siz aynı yanlışları yine tekrarlarsanız, O da yine yıkar!</strong>.&nbsp;<br />
(Fecr6-14): “<strong>Görmedin mi, Rabb'in ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar.&nbsp;Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir</strong>.” Rabbim, bizi bağışla demek için gelin önce tevbe edelim.<br />
Selam ve dua ile.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Mar 2023 07:50:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mehmetçiğin emeğine saygı duyulsun</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/mehmetcigin-emegine-saygi-duyulsun-364</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/mehmetcigin-emegine-saygi-duyulsun-364</guid>
                <description><![CDATA[Mehmetçiğin emeğine saygı duyulsun]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la, depremin ilk gününden itibaren bulunduğu Hatay’da konuştuk.</h2>

<p>Deprem anından itibaren yapılan çalışmaları anlatan<strong>&nbsp;Hulusi Akar, “Beklentimiz, ülke olarak yaşadığımız bu derin acıya ve Mehmetçiğin ve personelimizin büyük emeğine saygı duyulması”</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>-<strong>&nbsp;“Asker kışladan geç çıkarıldı” tartışmaları var. Bunun aslı nedir? 1999 depreminde görev alan asker sayısı ile şimdi görev alan askerlerin sayısı nedir?</strong></p>

<p><strong>HULUSİ AKAR</strong>: “1999 nerede, 2023 nerede? Bu kıyaslama çok yanlış. O zaman yaşanan sıkıntıları herkes biliyor. TSK birlikleri, personeli ve aileleri de depreme maruz kaldı. Silahlı Kuvvetler’in kendi iç düzeni var. Gerekli bilgi ve raporların alınmasını ve hazırlıkların yapılmasını müteakip karargâhlardan çıkıldı. 2’nci Ordu Komutanı’nı bizzat ben de aradım.&nbsp;<strong>“Valilerimizle temas edeceksiniz, destekleyin”</strong>&nbsp;dedim. Ve ilk andan itibaren harekete geçiliyor. YAZININ DEVAMI..https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/mehmetcigin-emegine-saygi-duyulsun-4222650</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Feb 2023 09:05:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Derin Gerçekler</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-363</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-363</guid>
                <description><![CDATA[Derin Gerçekler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hey gidi günler, hey! “<strong>Yaşa ki neler göresin</strong>” derler ya,&nbsp;60 ve 80 darbeleri,&nbsp;&nbsp;<strong>28 Şubat</strong>&nbsp;Post Modern Darbesi, yaşadığım hayat serüveninde emrolduğumuz gibi adil şahitlerden olmaya haksızlığa karşı sesini yükseltenlerden olmaya gayret ettim! Nice kardeşlerimiz ne zor günler geçirdiler. Hala o günlerin acısını çekenler var.</p>

<p>Bütün bu olanlar bizim için bir imtihandı. Elhamdülillahi Rabbil alemin! Alemlerin Rabbine hamdolsun. Ve geldiğimiz nokta:&nbsp;<strong>İsmet Özel</strong>’in dediği gibi “<strong>Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar ... / kazandım nefretini&nbsp;fahişelerin&nbsp;lanet ediyor bana bakireler de</strong>”.. O zaman “<strong>surat asmak hakkımız</strong>” değil mi, biraz da! Elimle düzeltemediğim, dile gelmeyen durumlarda, susarken de haykırmak için kravat takmıyorum, biliyorsunuz. Bunun kendi dünyamda özel sembolik bir anlamı var. Haksızlıklara, zulme, sömürüye ve onlarla iş birliği içinde olanlara karşı kalbimden geçenlerdir öfkeli suratlarımızdaki öfke ifadesi.</p>

<p>Benim en büyük oğlum “<strong>Ali Osman</strong>” &nbsp;<strong>28 Şubat'</strong>ta, başörtüsü yasaklarına karşı eylem çağrısı için il il dolaştığımız günlerde beraber olduğumuz ve elele eyleminden sonra birlikte gözaltına alındığımız, okuldan atılan kızlarımızdan biri olan Sezin ile evlendirdim.. Başörtüsü mücadelesin ön saflarda bulunan, bedel ödeyenlerden Sezin bugün benim gelinim. Sezin ve Ali Osman’ın ilk çocuğunun ve benim ilk torunumun ismi ise Ömer. İnşallah bu mücadele azmini onlar devralacaklar... “<strong>Aranan Ömerler</strong>”den olacaklar.</p>

<p>Biz ailece “<strong>sabıkalı</strong>” tipleriz! (Elhamdülillah). Damadım&nbsp;<strong>28 Şubat'</strong>ta&nbsp;<strong>Ziraat Fakültesi'</strong>ni bitiriyor. Yüksek lisansını yapıyor, verilen tez konusu ne biliyor musunuz: “<strong>Şaraplık üzüm ırkının ıslahı.</strong>” Tabi yüksek lisansı bırakıp askere gidiyor. Af çıktı ya, şimdi yeni bir tez aldı, onu bitirmeye çalışıyor, 20 yıl aradan sonra. Bir ara&nbsp;<strong>Bursa Büyükşehir'</strong>de çalışıyordu, mühendis olarak, bugünkü başkan döneminde. Başına gelmeyen kalmadı. Mahkemelik olma noktasında bir&nbsp;<strong>AK Parti'</strong>li bakan devreye girdi de&nbsp;başka il'e gitti. O günlerin çilesini çekenlerle, sefasını sürenler, ya da iktidar olurken verdikleri sözü unutup, karşı çıktıklarına benzeyenlerin sayısı aramızda o kadar çok ki! Onlar ötekilerden daha şerir olabiliyorlar bazen! Yani boynuz kulağı geçiyor bu gibi durumlarda. YAZININ DEVAMI..https://www.habervakti.com/28-subat</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Feb 2023 09:02:33 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Allah Müslümanlara yardım etsin mi?</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/allah-muslumanlara-yardim-etsin-mi-362</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/allah-muslumanlara-yardim-etsin-mi-362</guid>
                <description><![CDATA[Allah Müslümanlara yardım etsin mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>Derin Gerçekler</h2>

<p>Bu soruda bir yanlış yok mu?</p>

<p>Allah zaten Müslümanlara yardım etmek ister, yeryüzünün varisi kılmak ister bizi, bize yeryüzünü mescid kılmak ister de, (haşa) gücü mü yetmiyor yoksa. Biz hutbelerde, namazlarda dua ediyoruz ediyoruz olmuyor işte. Hani “<strong>İsteyin icabet edeyim</strong>” diyordu!?</p>

<p>Ne oluyor, nerede yanlış yapıyoruz, eksik bıraktığımız şey ne! Sahi,&nbsp;<strong>CHP</strong>&nbsp;iktidar olursa, bu “<strong>kader</strong>” olmaz mı? Her kötülüğe “<strong>Kader</strong>” deyip geçiyorsa birileri, iyilikleri, kazandıkları, başarıları kendilerinin aklının, zekâsının, cesaretinin, çabasının eseri oluyorsa ve yolunda gitmeyen işler için “<strong>Kader</strong>” diyorsak,&nbsp;<strong>CHP</strong>’nin iktidar olmasını da “<strong>Kader</strong>” diye yorumlayabilir miyiz?</p>

<p>Allah zaten bize yardım etmese, halimiz harap. Aslı soru şöyle olmamalı mı idi: Müslümanlar neden Allah’ın rızası için, Allah’ın kullarına yardım etmiyorlar. Ayet öyle demiyor mu idi, “<strong>A</strong><strong><strong>l</strong>lah sizin ellerinizle zalimleri cezalandırmak ve mazlumlara yardım etmek ister”.&nbsp;</strong>Biz bu yolda bir bedel ödersek, Allah o şeyin karşılığını bize on katı, yüz katı, hatta 700 katı ile geri vermeyecek mi idi!</p>

<p>Ve tabi Allah, cahillere ve zalimlere yardım etmeyeceğini söylüyordu. Aksine onların işlerini sarp dağlara sardırmak ve üstlerine pislik yağdırmakla tehdit ediyordu. Haksızlıklar karşısında susanların dilsiz şeytanlar olduğunu söylüyorduk hani. “<strong>İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım</strong>” diye soruyorduk. Hani bir yetimlere, dullara, yolda kalmışlara, yurtlarından çıkartılanlara, miskinlere, karşılıksız yardım edecektik. Kimsesizlerin “<strong>Kims</strong>e”si olacaktık. Çaresizlerin “<strong>Çare</strong>”si olacaktık. Biz onlara yardım edersek Allah da bize yardım edecekti.</p>

<p>Bizim “<strong>zamane Müslümanları</strong>”, “<strong>kendine Müslüman</strong>”, kendi Allahlarından (!?) kendileri için yardım istiyorlar. Hak’tan alıp halka dağıtmak için değil sanki!</p>

<p>“<strong>Ya Rab bize bir daha böyle afat verme</strong>” diye dua ediyorlar. Allah ise “<strong>sizi mallarınızdan, canlarınızdan, sevdiklerinizden kimi zaman artırarak, kimi zaman eksilterek imtihan edeceğim</strong>” diyor. Eğer yeryüzünde fesat çıkartırsak, bozgunculuk yaparsak, fıtratı bozarsak, insanların mallarına, canlarına, namuslarına, akıllarına, inançlarına, nesillerine karşı eylem yapanlara karşı, mallarımız, canlarımıza, sevdiklerimizle cihad etmezsek, şirke saparsak, yalan söylersek, fuhuş işlersek, cinayet işlersek, insanlara işkence yaparsak, bunlara yapanlara yardım edersek, onların zulmüne karşı sessiz kalırsa, Allah, gazabının onları vuracağını söylüyor ve “<strong>siz kendinizi değiştirmeden Allah sizin hakkınızdaki hükmünü değiştirmeyecektir</strong>” diyor. Yazının devamı...https://www.habervakti.com/allah-muslumanlara-yardim-etsin-mi</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Feb 2023 09:58:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pijamalarıyla birliğine koşan komutan mı enkazdan çıkan helikopter pilotu mu kışlasından geç çıktı?</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/pijamalariyla-birligine-kosan-komutan-mi-enkazdan-cikan-helikopter-pilotu-mu-kislasindan-gec-cikti-361</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/pijamalariyla-birligine-kosan-komutan-mi-enkazdan-cikan-helikopter-pilotu-mu-kislasindan-gec-cikti-361</guid>
                <description><![CDATA[Pijamalarıyla birliğine koşan komutan mı enkazdan çıkan helikopter pilotu mu kışlasından geç çıktı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h2>17&nbsp;ton yardım malzemesi ile sabahın erken saatlerinde dev gibi bir nakliye uçağı olan A-400’le Etimesgut Askeri Havaalanı’ndan hareket ettik. İlk işim, “Savaş nedeniyle Ukrayna’da kalan bu uçak mıydı?” diye sormak oldu.</h2>

<p><strong>“Yok. Bu değildi ama benzeriydi”</strong>&nbsp;dediler. İlk istikamet Adana İncirlik Hava Üssü oldu. Amerika’nın İncirlik’teki üssü hakkında çok yazdım, çok konuştum. Ama oraya girmek deprem felaketi nedeniyle olacakmış.</p>

<p>İncirlik’te Amerika’nın savaş uçakları yoktu ama helikopterleri vardı. Savaş uçaklarını bakım gerekçesiyle başka yere kaydırmışlar. Ama ilk günlerde Amerikalılara ait helikopterler, arama kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaştırılmasında yardımcı olmuş.</p>

<p><strong>MADENCİLER&nbsp;</strong><strong>EFSANE OLMUŞ</strong></p>

<p>İncirlik’e indiğimizde bir görevli,&nbsp;<strong>“Depremin ilk günü hava çok soğuktu. Soğuk yüzümüzü kesiyordu. Madenciler geldi. O soğuğa rağmen burada bir an önce bölgeye gitmek için yerlerinden kıpırdamadılar. Hayran kaldım”</strong>&nbsp;diye anlattı. Hatay’ın içinde bir enkazın başında sohbet ettiğim arama kurtarma ekibinden birisi,&nbsp;<strong>“Çok tehlikeli bir enkaz vardı. Üzerimize yıkılır diye giremedik. Ama madenciler geldi. Güvenli bir yol açıp enkaza girdiler ve oradan canlı insanları çıkardılar”</strong>&nbsp;dedi.&nbsp;<strong>“Kömür için değil, ömür için geldik”</strong>&nbsp;demişti madenciler. Bölgede efsane olmuşlar. Hepsini saygıyla selamlıyorum. Gönüllülere bir paragraf değil, koca bir sayfa ayırmak isterdim. Hani Z kuşağı şöyle, Z kuşağı böyle diyorlar ya, o gençlerin deprem bölgesinde yaptıkları hizmetleri görseniz göğsünüz kabarır.</p>

<p><strong>PİJAMALARIMLA GELDİM</strong></p>

<p>Adana’dan helikopterle İskenderun’daki askeri birliğe geçtik. Yardımlar için lojistik merkez olarak kullanılıyor. Ama muazzam iş yapıyorlar. Hangi ruhla çalışıyorlar diye soracak olursanız, birlik komutanı,&nbsp;<strong>“Depreme evimde yakalandım. Evden çıkınca ilk işimiz; eşim çocuğu aldı, arabayla memlekete gitti, ben ise ayağımda terlik, üstümde pijama ile birliğime koştum”&nbsp;</strong>diye anlattı. Gerisini siz hesap edin.</p>

<p><strong>ENKAZDAN ÇIKAN&nbsp;</strong><strong>HELİKOPTER PİLOTU</strong></p>

<p>Hani diyorlar ya&nbsp;<strong>“Asker niye geç çıktı?”</strong>&nbsp;diye. Pijamasıyla birliğinin başına koşan komutan geç mi çıktı? Hatay Havalimanında askeri helikopterlerin pilotlarıyla tanıştım. Bir pilot, depremin ilk anlarında enkazdan çıkarılmış. Eşini güvenli bir yere gönderdikten sonra şimdi helikopteriyle yardım taşıyor. Bu pilot mu kışlasından geç çıktı?<strong>&nbsp;“Asker kışlasından geç çıktı”</strong>&nbsp;derken insanda biraz vicdan olur.</p>

<p><strong>YARDIMLAR DEVAM ETMELİ</strong></p>

<p>İskenderun’daki<strong>&nbsp;Şehit Teğmen Ahmet Tor Kışlası&nbsp;</strong>lojistik merkezine dönüştürülmüş, yardım malzemeleri burada tasnif ediliyor. Örneğin bol miktarda soba gelmiş. Onlar Kahramanmaraş ve Malatya’ya gönderiliyor. Sonra helikopterlerle, TIR’larla depremzedelere ulaştırılıyor. İlk yardım TIR’ı 7 Şubat günü saat 2’de gelmiş. O günden bu yana binlerce TIR yardım gelmiş. Yardım faaliyetlerinde görev alanların bir ricası var.&nbsp;<strong>“Arama kurtarma faaliyetleri bitti diye yardımlarınızı kesmeyin”</strong>&nbsp;diyorlar. Çünkü önümüzde uzun bir süreç var ve bu insanların yardıma ihtiyacı devam ediyor. Kıyafet değil ama iç çamaşırı, hijyen setleri ve gıdaya olan ihtiyaç sürüyor. Ramazan orucu geliyor. Bu kez Ramazan kolilerini, fitre ve zekâtlarımızı deprem bölgesine ayıralım.</p>

<p>İskenderun’dan helikopterle Hatay Serinyol’daki 8. Komando Tuğay Komutanlığı’na geçtik. Tam Hatay’ın girişinde yer alıyor. Depremde şehitler vermiş, bazı binaları ağır hasarlı olan bir askeri birlik. Bir yandan yıkım faaliyetleri sürüyor, diğer yandan ise yardımları koordine ediyorlar. Yardım taşıyan helikopterlerin biri inip diğeri kalkıyor, TIR’ların biri giriyor, diğeri çıkıyor. Askeri birlikler bir yandan da depremzedeler için sıcak yemek çıkarıyorlar.</p>

<p><strong>6 SAATTE GEÇTİĞİM YOL</strong></p>

<p>Depremden sonra geldiğimde Hatay’a 5 saatte ulaşabilmiştim. Ama çıkışımız daha zor olmuştu. 50 kilometrelik yolu 6 saatte alabilmiştik. Hatay’a giriş ve çıkış rahatlamış. Trafik ışıkları çalışmaya başlamış. Havaalanının kullanılmasıyla birlikte karayolunun yükü azalmış. Elektrik verilmeye başlanmış. Hatay uzun bir süre karanlığa gömülmüştü. Su gelmiş. Suyu Konya Büyükşehir Belediyesi’nin ekipleri getirmiş. İskenderun’da, Hatay’da kiminle konuşsam Konya Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini anlatıyor. Tebrikler Konya Büyükşehir Belediye Başkanı<strong>&nbsp;Uğur İbrahim Altay</strong>. Kardeşlik zor günde belli olur. Gönülleri kazanmışsın.</p>

<p><strong>KONTEYNER KENTLER KURULUYOR</strong></p>

<p>Hatay’da bir yandan enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor, diğer yandan konteyner kent kurmak için hummalı bir faaliyet yürütülüyor. Çadır kentler büyük ölçüde tamamlanmış. Mehmetçiğin kurduğu çadır kente geçtik. Hatayspor’un tesislerine kurulmuş. Antrenman sahası çadır kent olmuş. Mehmetçik okulunda çocuklara ders veriliyor. Üç öğün sıcak yemek çıkıyor. Hatayspor’un tesisleri olunca<strong>&nbsp;Volkan Demirel</strong>’in kulağını çınlattık. Hatay’ın sesi oldu. Büyüksün&nbsp;<strong>Volkan</strong>. Hataylıların gönlünde unutulmaz bir yer edinmişsin.</p>

<p>Çadır kentte çocuklara yönelik aktiviteler yapılıyor. Travmayı atlatmaları açısından önemli. Çocuklar kaynaşmaya başlamışlar. Minyatür kalelerde maç yapıyorlar.&nbsp;<strong>Zeynep</strong>&nbsp;kaledeydi ve oldukça da iddialıydı.</p>

<p><img alt="Pijamalarıyla birliğine koşan komutan mı enkazdan çıkan helikopter pilotu mu kışlasından geç çıktı" src="https://i4.hurimg.com/i/hurriyet/75/770x0/63fbe3294e3fe024b8b4abe0.jpg" style="height:100%; width:770px" /></p>

<p><strong>HATAY YIKILMIŞ</strong></p>

<p><strong>HATAY</strong>’ın merkezine geçtik. Defne’deydik. İlk iki depremde yıkılmayan binalar da yıkılmış. Antakya ve Defne’de yıkılmayan bina kalmamış. İlk günlerde gördüğüm hasarlı binalar da yerle bir olmuş. Asker ve polis devriye geziyor. İlk günlerdeki yağma olayları duyulmuyor. Kışlası Ankara Yenikent’te olan DAK Timi, Hatay’a ilk gelen arama kurtarma ekiplerinden. Hâlâ enkazların başında görev yapıyorlar. Arama kurtarma köpekleriyle diğer ekiplere de destek vermişler. Böyle bir afet yoktur. Hatay boşalmış. Köylerde evi olanlar köylere gitmiş ama diğerleri şehir dışına çıkmış. İlk günlerde gözü yaşlı insanlar,&nbsp;<strong>“Antakya bitti”&nbsp;</strong>diyordu. Aynı şeyi bu kez Defne’de duydum. Ama farklı bir şey daha öğrendim. Hataylı işinsanları ticari hayatın canlanması için harekete geçmeye başlamış. Bu iyi bir haber oldu benim için.</p>

<p><strong>HATAY KÜLLERİNDEN&nbsp;</strong><strong>DOĞACAK</strong></p>

<p>Güzel insanların şehridir Hatay. Tarihte 7 kez yıkılmış ama her defasında küllerinden yeniden doğmuş bir şehir. Hatay’dan yüreğimde bir sızıyla ayrıldım, gönlümü bırakıp geldim. Ama Hataylılara olan inancım bir kez daha güçlendi. Hatay yeniden ayaklarının üstünde doğrulacak ve yine bizim özlediğimiz Hatay olacak. Buna olan inancım tam.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Feb 2023 09:48:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Derin Gerçekler</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-360</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/derin-gercekler-360</guid>
                <description><![CDATA[Derin Gerçekler]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“AKP’nin Papatyaları”</strong>&nbsp;davası 14 Eylül 2023’e ertelendi.<br />
12 Mart muhtırası&nbsp;<strong>1971</strong>’de verildiğine göre, benim&nbsp;<strong>sanıklık kariyerim de, 12 Mart</strong>'la başladı.&nbsp;<strong>MN</strong>P davasında&nbsp;<strong>mahkum oldum</strong>.<br />
<strong>1974 affı</strong>&nbsp;ile aynı günde gelen temyizle kararın bozulması ile&nbsp;<strong>içeri girmekten kurtuldum</strong>. Karar onanması ihtimaline karşı tedbir olarak İstanbul'a geldim. Onansaydı, yurt dışına çıkacaktım.<br />
İstanbul'da yayınevi kurdum, dergi çıkarttım, gazeteciliğe başladım.<br />
<strong>12 Ocak 1973’de Milli Gazete'nin yayın hayatına girmesiyle, profesyonel gazeteciliğe adım attım. 2023’deyiz. Profesonel gazetecilik kariyerimin 50. Yılındayım. Sanıklık kariyerimin ise 52. Yılında.</strong><br />
<strong>“AK Parti içindeki FETÖ’nün zihniyet ikizi AKP’liler ve AKP’nin Papatyaları</strong>&nbsp;<strong>ve bir takım holdingler, bu fahişe ve türevlerine pozitif ayırımcılık uygularken bizim yeşil sermaye bunlara karşı ne yapıyor''</strong>&nbsp;dediğim için, AK Parti'nin&nbsp;<strong>Genel Merke</strong>z ve&nbsp;<strong>Kadın Kolları, 81 Kadın Kolları İl Başkanı ve KADEM başkanı “kişisel” olarak</strong>, Genel Başkanlar kurumsal kimlikleri adına&nbsp;<strong>hakkımda suç duyurusu</strong>nda bulunmuşlar ve ayrıca tazminat davası açmışlardı. Bu dava 50. Yıl dolayısı ile&nbsp;<strong>“nev-i şahsına münhasır bir jübile”</strong>ye döndü.<br />
<strong>500 yıldan daha fazla</strong>&nbsp;mahkumiyet kararı ile yargılandım ama infazı&nbsp;<strong>gerçekleşen tek bir mahkumiyet kararı yok</strong>&nbsp;aleyhimde.<br />
Bakalım devam eden bu dava mahkumiyetle sonuçlanacak mı? AK Parti ve KADEM bunu başarabilecekler mi?<br />
<br />
<strong>Peki dün yaşanan duruşmada neler oldu?</strong></p>

<p><strong>Bana dava açanlar, benim bu maksatla ve bu anlamda bir şey söylemiş olamayacağımı biliyorlarmış ama toplumdaki bu ''algı'' kurumsal kimliklerine zarar vermiş. Ben bir özür dilersem, bu süreç sonlandırılabilecekmiş!<br />
Ben suç işlemedim, suçlu da değilim. Ben “Had-di Lian” nedir bilirim. Beni bu tür bir iftira ile suçlayanlar, bundan dolayı Allah’a nasıl hesap vereceklerini düşünsünler. Allah, kalplerden ve akıllardan geçenleri, kapalı kapılar arkasında gizlice konuşulanları da bilir! Bekledikleri böyle bir özür asla olmayacak. Onların bana bir özür borcu var.</strong></p>

<p>Onların bunu yapıp yapmamaları benim umurumda değil.<br />
Özür dilerlerse, bana yaşanılan gerçekleri anlatan bir mektup yazarlarsa helalleşebiliriz.<br />
Kul hakkı ile gitmek istiyorlarsa, kendileri bilir. İşlediğim bir suç yok. Ben neyin özürünü dileyeceğim.<br />
Takiye de yapmayacağım. Benim herşeyi gören, duyan, bilen, hüküm sahibi bir Rabb'im var ve o herkesin Rabb'idir.<br />
Benim sözüm toplumda yanlış anlaşılmış, bu yanlış algının giderilmesi için benim özür dilemem gerekiyormuş! Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Hanımına, benim ve hanımımın yazdığı mektuplar var. Sarih bir şekilde yazımdaki kastımın kimler olduğunu orada bir kez daha anlatıyorum ve hakeza Akit'te ki&nbsp;<strong>“Açık mektup”</strong>da yine bununla alakalı. Yazılı ve görsel basında defaatle açıklma yaptım. Benden bu kadar.<br />
Yazımı AK Parti'ye ve KADEM’e zarar vermek kastıyla yazmadım, aksine kötü gidişata karşı hayati bir uyarı idi o.<br />
Muhammed Binici 27 Ağustos 2019’de 3 yıl önce, yani benim yazımdan 6 ay önce Akit Tv’de, “Söz Meydanı”nda bu konu tartışılmış. KADEM’e eleştiriler konusunda davetler sözkonusu. YouTube&nbsp; “Söz Meydanı” “KADEM’e bu yayınla yine bir çağrı daha yapmış olalım” diye aratırsanız, bu yayına ulaşırsınız.<br />
Benim yazdığım yazı,&nbsp;<strong>yazının yayınlanmasından 3 gün sonra bir trol</strong>ün Twit hesabı ile başladı, sonra sahibinin sesi media, 28 Şubat’tan tanıdığımız bir yöntemle,&nbsp;<strong>“Topyekun saldırı”</strong>ya geçti ve ardından olan oldu. Eğer ortada iddia makamının dediği gibi bir&nbsp;<strong>''algı''&nbsp;</strong>sorunu varsa, algı operasyonuna muhatap olan aksine biz olduk. Bu iş neresinden tutarsanız tutun, elinizde kalacak bir konu.<br />
Troller, Media, Genel Merkez ve teşkilat birileri tarafından kötü bir şekilde oyuna geldiler.<br />
Benimle uğraşacaklarına&nbsp;<strong>bu işleri kim bu hale getirdi ona baksınlar</strong>. Kendi kendilerine daha fazla zarar vermesinler. Çünkü bu dava bana değil, kendilerine zarar veriyor. Sen misin İstanbul Sözleşmesine karşı çıkan? Birilerinin&nbsp;<strong>bana haddimi bildirmesi</strong>&nbsp;gerekiyordu!&nbsp;<strong>“Kızım sana söylüyorum gelinim sen dinle”</strong>&nbsp;kabilinden benim üzerimden birine aba altından sopa gösterilmesi gerekiyordu. Nasıl oldu ise bu lobi, genel merkezi de harekete geçirdi. Sonrasını biliyorsunuz.</p>

<p><strong>Bakın, benim yazdıklarım yüzünden ne AK Parti, ne de KADEM zarar gördü. Ama açtıkları bu dava onlara çok daha fazla zarar verdi, vermeye de devam ediyor ve bu dava sürdükçe de devam edecek. Ama o uyarılara uymadıkları için çok ciddi yara aldılar ve AK Parti ittifak arayışları ile siyasi ağırlığını oransal olarak korumaya çalışıyor. KADEM gelişmiyor artık. Yarın ilk seçimde AK Parti oy kaybına uğrayacak olursa, TBMM ve belediyelerde&nbsp; kayıplar yaşanacak olursa, birilerinin bir günah keçisi bulmaları gerek.</strong></p>

<p>Böyle bir durumda da en çok suçlanacak olanlar,&nbsp;<strong>AİLE, HUKUK, YOLSUZLUK, TOPLUMSAL&nbsp; KRİZ</strong>&nbsp;bağlamında bir takım kurumlar olacak.<br />
<strong>AİLE</strong>&nbsp;konusunda hedefteki örgüt&nbsp;<strong>KADEM</strong>&nbsp;olacak.<br />
<strong>HUKUK</strong>&nbsp;konusunda,&nbsp;<strong>“yargı borsası”</strong>&nbsp;ve yeni Barolar&nbsp;<strong>“günah keçisi</strong>” olacak.<br />
<strong>YOLSUZLUKLAR</strong>&nbsp;konusunda bir takım&nbsp;<strong>Holdingler, Vakıflar ve Belediyeler</strong>&nbsp;suçlanacak.<br />
<strong>TOPLUMSAL KRİZ</strong>&nbsp;konusunda&nbsp;<strong>Media, Bazı vakıf ve dernekler</strong>&nbsp;suçlanacaklar.<br />
Bunlar siyasi&nbsp;<strong>“akraba topluluk.”</strong><br />
Sonuçta,&nbsp;<strong>''Akrabanın akrabaya akrep etmez ettiğini!''</strong><br />
Bunlar kaş yapayım derken göz çıkarttılar. Korku, öfke ve panik içinde kaçtıklarını sandıkları şeye doğru koşuyorlar.<br />
<strong>Bu dava çok ilginç! 81 il kadın kolları başkanı şikayetçi oluyor. Parti tarafından örgütlenen bu olayda kişisel başvuruda bulunuyorlar ve dilekçeler birbirinin aynı! Bazılarına mobing uygulanmış olanilir mi? Kadın haklarını savunalım derken ağlatılanlar oldu mu? Neden bana dava açanlar arasında bir tek ilçe başkanı yok, bir tek üye yok. Bunları parti içinden birileri mi örgütlemiş</strong>? Şikayetler kopyala yapıştır minvalinde. Şikayetçilerin kimi ölmüş, kimi istifa etmiş, kimi görevden alınmış, kimi kongre ile değişmiş. Çoğunun avukatı da yok. Şikayetinden vazgeçenler var.&nbsp; Yeni başkanlar taraf değil. Eskileri yazışmalara cevap dahi vermiyor. Müşteki olmuşlar, savcılık;&nbsp;<strong>''belgelerin tanıkların var mı?&nbsp; Gel ifade ver!”</strong>&nbsp;diyor, çıt yok! Yetmiyor hakkında izhar çıkartılan var, gitmiyor. Özel avukat da tutmamış. İl'e gidip&nbsp;<strong>''bunu üzerimden alın''</strong>&nbsp;diyor, öyle bir mevzuat yok.<br />
<strong>Şikayetçi olmadığı halde iddianamede müşteki yazıyor. Aynı savcının adı ile aynı sayıda 3 farklı iddianame var. Bu 81 ile, uzlaşma yazısı gitti, süresi içinde gelmedi, bunu beklerken aslında dava açma süresini de geçirdiler</strong>. Bu Türkiye’nin en büyük ve adında&nbsp;<strong>“Adalet</strong>” olan bir siyasi partinin düşürüldüğü hale bakar mısınız? Kim bunlar derseniz, işte onlar&nbsp;<strong>“AK Parti içindeki FETÖ’nün zihniyet ikizi AKP’liler ve AKP’nin Papatyaları!''</strong><br />
Aslında bana teşekkür etmeleri gerek bu erken uyarıdan dolayı...<br />
Birileri, bu şekilde&nbsp;<strong>“İstanbul Sözleşmesi'nin intikamını”</strong>&nbsp;almak istemişti ama olmadı. Oyunları geri tepki.<br />
Dün,<strong>&nbsp;“Benim kim olduğumu biliyor musunuz, özür dileyeceksin!”</strong>&nbsp;diye telefonla tehdit edenlerin bugün sesleri çıkmıyor! Ama onlar hala köşelerindeler. Ben de boş durmuyorum.&nbsp;<strong>İstanbul Sözleşmesi, Lanzarotte, Habat, Mc Kinsey, 5G, Pandemi, TransHumanizm, Digitalizm, Kenevi</strong>r vs vs kırdığım ceviz kırkı geçti(!?)<br />
<strong>Parti içinde seçilmiş ve atanmış biri olmadığım halde her konuda parti ve bürokrasi içinde her seviyede herkesle doğrudan temas kurmam birilerinin canını sıkıyordu ve durdurulmam gerekiyordu.</strong><br />
Durdurulmam gerekiyordu çünkü gittiğim her yerde&nbsp;<strong>vakıf yurtlarında, üniversitelerde, yerel televizyonlarda, belediyelerin konferans salonlarında konferanslar veriyor, siyaset, bürokrasi, iş dünyası, akademi, STK, yerel aktörlerle görüşmeler yapıyordum. Görsel ve yazılı medyada etki oluşturuyordum!</strong><br />
Açılan bu dava ile bütün bunların önü alındı.<br />
O'na hamdolsun. Bu işler olmadan, kim kimdir nasıl belli olacak.<br />
Küresel dayatmalara direnenlerle, bu dayatmalara çanak tutup içeride bu işlerin emirerliğini yapan fetönün zihniyet ikizleri nasıl ortaya çıkacaktı? İşte ben kardeşlerimi, dava açtıkları bu yazıyla o yapılara karşı uyarmak istemiştim! İşte bu yüzden o zihniyet ikizleri benim ve benim gibi düşünenlerin etkisini kırmayı planladılar!<br />
Ama engellemelere rağmen o günden bu yana<strong>&nbsp;Zoom, Skype, sosyal medya hesapları</strong>&nbsp;üzerinden devam ediyoruz.<br />
Hem de daha özgür, kimsenin iznine ve sponsorluğunada gerek duymadan.<br />
Bize&nbsp;<strong>hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş</strong>&nbsp;olabilir.<br />
<strong>“Hak şerleri hayreyler, sen sanma ki gayreyler, görelim Mevlam neyler”</strong><br />
İnsanlar nasıl cennete ve cehenneme gidecek.<br />
Allah bize sabır ve direnme gücü versin. Gönlümüzü genişletsin, anlayışımızı ve ifademizi güçlü kılsın, bize yardım etsin. Bizi rızasının tecellisinin vesilesi kılsın, bizim ellerimizle zalimleri cezalandırsın ve mazlumlara yardım etsin.</p>

<p><strong>Kardeşlerim, benim için üzülmeyin, ötekiler için üzülün!. Bu hayat tarzını ben seçtim. Hakk'ın ve halkın gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, haykıran sesi olacağım inşallah. Belki de Allah’ın rızası’nın tecellisinin vesilesi olma yolunda, hiç içeri girmesem de, belki de “sanık” olarak ömrüm hitama erecek. Ben, Rabb'imden razıyım. Yeter ki O benden razı olsun. Bu savruluş sadece siyasette değil, bürokraside, media’da, iş dünyasında, akademide, vakıflarda her yerde!</strong></p>

<p><strong>''Biz nerede yanlış yaptık'' diye düşünelim ve önce kendi nefsimizi sorguya çekelim. Çünkü biz kendimizi değiştirmeden, Allah bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek. Kim ki Allah indinde yerini görmek istiyorsa, ne ile meşgul olduğunu, kimlerle beraber olduğuna, kimlere karşı olduğuna baksın! Ya Rab! Bize Hakk'ı Hak, batılı batıl göster, Hak'ta toplanmamızı nasip et, Bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların değil. Bizi cahillerden ve zalimlerden, müstekbir’lerden, mütrefin’lerden, fasık’lardan, münafıklardan eyleme.</strong><br />
<strong>Ben bu ülkeyi seviyorum.</strong><br />
<strong>Doğduğum anne-babamı, toprağı, zamanı, derimin rengini ve cinsiyetimi ben seçmedim.<br />
Bu coğrafya benim kaderim.</strong><br />
Burası&nbsp;<strong>Hz. Adem’in, Hz. Nuh’un, Hz. İbrahim’in, Hz. Eyyub’un, Asa-yı Musa’nın sahibi Hz. Şuayb</strong>’ın ülkesi.<br />
Burası&nbsp;<strong>Habib'ünneccar</strong>’ın ülkesi.<br />
Burası Hz. Adem’in olduğu gibi kıyametin coğrafyası. Burası kavimler kapısı. Burası arz-ı mev’ud.<br />
Bir başkadır benim memletim, şarkılarda anlatılanlardan öte.<br />
<strong>Ne muhteşem bir ülke!</strong><br />
<strong>Allah’a hamdediyorum.</strong><br />
Bu olanlar, sıradan, basit şeyler bu ihtişamın yanında.<br />
Duruşmaya tanık olarak gelen, birlikte olmak için gelen STK temsilcisi kardeşlerime, savunma avukatlarıma teşekkür ediyorum. Dua edelim, Müslümanlar, ülkemiz-halkımız ve insanlık için.<br />
Biz alemlere rahmet olarak gönderilen ahir zaman peygamberinin ümmetiyiz, daha zor günlere hazır olmamız gerek.<br />
İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde benim davamın ne önemi var!?<br />
Ama tarihe not düşmek adına, ''söylemem gerekirken söylemeyenlerden'' olmamak için bu yazı kaleme alınmalıydı.<br />
Selam ve dua ile.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Feb 2023 09:35:17 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kızılay Başkanı’na ‘1 tane çadır bile vermediniz mi?’ diye sordum</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kizilay-baskanina-1-tane-cadir-bile-vermediniz-mi-diye-sordum-359</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kizilay-baskanina-1-tane-cadir-bile-vermediniz-mi-diye-sordum-359</guid>
                <description><![CDATA[Kızılay Başkanı’na ‘1 tane çadır bile vermediniz mi?’ diye sordum]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da sert bir şekilde tepki gösterdiği Kızılay’a yönelik eleştirilere de duyarsız kalmadım. Tam aksine eleştirileri tek tek Kızılay Başkanı Dr. Kerem Kınık’a sordum. “Bir tek çadır bile vermediniz mi?” diye sordum. Kerem Kınık, “İlk anda 54 bin çadır verdik” dedi. Şimdi sizi Kızılay Başkanı Kınık’la yaptığımız söyleşi ile başbaşa bırakıyorum.</p>

<p>-<strong>&nbsp;Sayın Başkan, şu anda neredesiniz?</strong></p>

<p>Şu anda Malatya’dayım, sahadayım. Depremzedelere hizmet ediyoruz. Deprem gecesi hemen yola çıktım. O günden beri depreme maruz kalan 11 vilayetimizde ve 87 ilçemizde sahada çalışmalar yapıyoruz. Ankara’daki Afet Komuta Kontrol Merkezi’ndeki arkadaşlarımıza da geri bildirim yapıyorum. Bakanlarımızla, valilerimizle, koordinasyon yapıyoruz.</p>

<p><strong>BESLENME VE KAN HİZMETLERİNDEN SORUMLUYUZ</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Kızılay, deprem bölgesinde hangi hizmetler veriyor?</strong></p>

<p>Türkiye’nin bir afet müdahale planı var. Bu afet müdahale planının 25 hizmet kümesi var. Biz beslenme ve kan hizmetlerinden sorumluyuz. Bunun dışında tabii 155 yıllık bir afet kurumu olduğumuz için, kapasitelerimizi de devletin hizmetine sunduk.</p>

<p>-<strong>&nbsp;Kapasite olarak ne var?</strong></p>

<p>Kızılay lojistik olarak 2 bin aracımız var. TIR’larımız, kamyonlarımızla dağıtım sistemimiz var. Bizim bölgede lojistik merkezlerimiz vardı. Çok hızlı bir şekilde afet lojistik merkezlerimizi açtık. Barınma konusunda birinci derecede sorumluluk AFAD’da. Biz de AFAD’a destek veriyoruz.</p>

<p><strong>KIZILAY ÇADIRLARI NEDEN GÖRÜNMÜYOR</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Kaç çadır verdiniz?</strong></p>

<p>54 bin çadır verdik ve kurduk.</p>

<p>-<strong>&nbsp;Kızılay’ın bir tane bile çadırı yok deniliyor ama siz 54 bin çadır verdik diyorsunuz.</strong></p>

<p>Üstünde AFAD yazan çadırlar var ya, o çadırların da büyük bir kısmını AFAD’a biz dikiyoruz. AFAD hem Kızılay’dan hem de başka özel şirketlerden de çadır tedarik ediyor. Barınma sorumluluğu AFAD’da olduğu için onlara veriyoruz. İlk zamanlarda AFAD kendi logosu ile birlikte bizim logomuzu da kullanıyordu. Böylece toplumsal belleğin sahada aradığı hilalimiz de görünür oluyordu ama daha sonra sadece kendi kurumsal logolarını konumlandırmayı tercih ettiler. Deprem olduğunda destek kapasitemizin tamamını bölgeye sevk ettik.</p>

<p><strong>DEPOLARIMIZDA 40 BİN ÇADIR VARDI</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Kızılay’a “Bir çadırın bile yok muydu?” diyenler oldu, deprem olduğunda ne kadar çadırınız vardı?</strong></p>

<p>Bizim Türkiye’deki depolarımızdan 40 bin, 14 bine yakın da yurtdışı depolarımızdan ve Kızılhaç Kızılay Federasyonu’ndan olmak üzere aşağı yukarı 54 bin civarında çadır sevkıyatı yaptık. Bunları AFAD’a teslim ettik, kurulmalarına yardımcı olduk.</p>

<p><strong>GÜNDE 50 KONTEYNER ÜRETİYORUZ</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Konteyner hizmetiniz oluyor mu?</strong></p>

<p>Bizim Malatya’da bir üretim üssümüz var. Konteyner yapan bir fabrikamız var. Depremden 3 ay önce açıldı. Fakat deprem sırasında çalışan arkadaşlarımızdan kayıplarımız oldu. Yakınları enkaz altında kalanlar oldu. Hemen dışarıdan takviye yaptık. Şu an günde 50 civarında konteyner üretip afetzedelere ulaştırıyoruz.</p>

<p><strong>MOBİL SAĞLIK EKİBİ</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Sağlık hizmeti ne olarak ne yapıyorsunuz?</strong></p>

<p>Kan hizmetlerimiz devam ediyor. Depremde 100 bin civarında bir yaralanma oldu. Hamdolsun vatandaşlarımızdan çok ciddi kan bağışı topladık. Bir günde 50 bin ünite kan topladık. Ayrıca 6 ilde Kızılay’ın doktorlarından, hemşirelerinden oluşan mobil sağlık hizmeti veriliyor.&nbsp;</p>

<p>-<strong>&nbsp;Depremzedelere psikososyal destek veriliyor mu?</strong></p>

<p>Şu ana kadar yaklaşık 26 bin kişiye psikolojik destek verdik.&nbsp;</p>

<p><img alt="Kızılay Başkanı’na ‘1 tane çadır bile vermediniz mi’ diye sordum" src="https://i4.hurimg.com/i/hurriyet/75/770x0/63f7cd214e3fe02140b6b986.jpg" style="height:100%; width:770px" /></p>

<p><strong>GÖNÜLLÜLERİMİZ SAHADA</strong></p>

<p>Sahada şu an yaklaşık 4 bin gönüllümüz var. 1200 civarında profesyonel ekibimiz sahada. İnsan yardım malzemelerini, gıda maddelerini, giyim malzemesini, battaniye vesaire gibi ihtiyaçları merkezde ve 2 bin 155 köyde dağıtıyorlar. Gıda almak için geldiklerinde çocuk maması, çocuk bezi gibi ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Kızılay kadın gruplarımız çalışıyorlar. Kadınların hijyen seti dahil olmak üzere ihtiyaçlarını karşılıyorlar.</p>

<p><strong>WHATSAPP UYGULAMASI</strong></p>

<p>Ayrıca vatandaşlara açmış olduğumuz bir WhatsApp uygulamamız var. Konumunu oraya atıyor, konum attığı anda kendisini en yakın olan insani hizmet noktalarına yönlendiriyoruz.</p>

<p><strong>PAYLAŞIMLARIN ÇOĞU YALAN</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Kızılay’ın aleyhindeki haberler sahadaki çalışmalarınızı etkiliyor mu?</strong></p>

<p>Sürekli olarak bölgede çalıştığımız için çok takip edemiyorum. Kızılay ekipleri olarak şu anda sahanın tozunu yutuyoruz. Medyadaki, sosyal medyadaki paylaşılan pek çoğu yalan. Samandağ’da hiçbir hizmet yok denildiği sırada Samandağ’daydım. Biz Samandağ’daki vatandaşlarımızla sarılıp ağlarken, Kızılay başkanı nerede diye haberler yapıyorlardı. Kızılay başkanı nerede? Samandağ’da. Bizim de hatalarımız olabilir. Ama bu doğru bilgilere dayanmalı ve insaflı olmalı. Sahada gönüllülerimiz zaten çok yüksek stres altında çalışıyorlar. 4 bin gönüllü sahada çalışıyor. Bu çocuklar çadırlarda yatıyor, konteynerlerde yatıyor, arabalarda yatıyorlar. Bunların takdire ihtiyacı var, morale ihtiyacı var. Ama bu tür yalan haberler moral bozuyor. Kızılay nerede? Kızılay nerede olacak, depremzedenin yanında.</p>

<p><strong>60 MİLYON ÖĞÜN&nbsp;YEMEK VERDİK</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Kızılay’a yönelik eleştiriler insaf ölçülerini aşıyor mu?</strong></p>

<p>Bazı insanlarda bilgi eksiği olabilir, bu bizden kaynaklanıyor olabilir. Raporlarımızı düzenli olarak internet sitemizde yayınlıyoruz. Orada inceleyebilirler. Bugüne kadar 60 milyon öğün sıcak yemek verdik.</p>

<p><strong>5.7 MİLYON İNSANI DOYURACAK KAPASİTEMİZ VAR</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Ayrıca yemek hizmeti de veriyorsunuz değil mi?</strong></p>

<p>Beslenme konusundaki sorumluluk bizde. Bizim Türkiye Afet Beslenme Platformu’muz var. Bu platformlarda sivil toplum kuruluşları var, farklı kamu kuruluşları ve belediyelerden bizim sisteme entegre olan yapılar var. Sahaya kurmuş olduğumuz sahra mutfakları, mobil fırınlar, mobil ikram araçları olmak üzere 748 aracımız sahada. Kızılay ve Beslenme Platformu olarak 638 dağıtım noktasında, 87 ilçede hizmet veriyoruz. 2.5 milyon insana sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği hizmeti veriliyor. 5 milyon 700 bin insanı doyurabilecek bir kapasitemiz var. Sahaya 271 bin personel geldi. Onlara da hizmet veriyoruz.</p>

<p><strong>BAĞIŞÇILARIMIZ İKİ KATA ÇIKTI</strong></p>

<p>-<strong>&nbsp;Olumsuz haberler Kızılay’a olan bağışları olumsuz yönde etkiyor mu?</strong></p>

<p>Yok etkilemiyor. Biz, tarihimizin en yüksek bağışını alıyoruz. Bireysel bağışçılar 3 milyonu geçti. Kızılay’a tekil bağışçı sayımız 1.5 milyondur. Bu iki katına çıktı. Küçük bağışçılarımız SMS desteğiyle bağışlarını sürdürüyorlar. Ayrıca Kızılay’a uluslararası fon desteği var. 50’yi aşkın çok büyük fon sağlayıcı uluslararası kuruluş var. Avrupa Birliği’nden, Birleşmiş Milletler’e, Kızılhaç ve Kızılay hareketinden insani yardım ve kalkınma ajanslarına kadar çok büyük fon sağlayıcı kuruluşlarla şu an projelerimizi konuşuyoruz.</p>

<p>Kızılay, sertifikalı bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenli olarak denetlenir. Bağımsız denetim firmaları gelir. Avrupa Birliği’nin fonlarını kullandığımız için Avrupa Birliği bizi denetler. Devlet Denetleme Kurulu, Cumhurbaşkanlığı’mız, İçişleri Bakanlığı düzenli olarak bizi denetler. Dolayısıyla hem hesap verebilirlik ve şeffaflık açısından hem de uluslararası denetim kalitesinde raporlarımızı da sürekli yayınlarız.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Feb 2023 09:20:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir coin....</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bir-coin-358</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bir-coin-358</guid>
                <description><![CDATA[Bir coin....]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>D</strong><strong>AHA&nbsp;</strong>önce çok yazdım!<br />
<strong>DİJİTAL PARA&nbsp;</strong>ya da&nbsp;<strong>KRİPTO PARALAR&nbsp;</strong>bu kadar hayatımızın içinde, merkezinde değilken... Covid-19 etkisi ile ekonomilerin zorlanması özellikle alt ve orta gelir gruplarında arayışı zorunlu kıldı. Tam bu kavşakta karşımıza BitCoin çıktı. BitCoin eskilerin bildiği&nbsp;<strong>SANA</strong>&nbsp;<strong>YAĞ&nbsp;</strong>gibi... Kripto para piyasanın tamamını temsil eden tanım haline geldi. Kredi çekip, borç alıp, altını bozdurup&nbsp;<strong>KRİPTO</strong>&nbsp;dünyasına adım atan çok insan var. Berberlerde, otoparklarda, ayaküstü kahve içilen mekanlarda gündem bu! Herkes birbirine&nbsp;<strong>YATIRIM&nbsp;</strong>tavsiyesi veriyor.<br />
Zaten iklim o kadar müsait ki! Pandemi&nbsp;<strong>KORKUYU</strong>&nbsp;getirdi, herkes aşıya koştu. Dijital paraların füze gibi yükselmesi de&nbsp;<strong>KORKUNUN&nbsp;</strong>kardeşi olan&nbsp;<strong>UMUT'</strong>u pompaladı ve milyonlarca insan haritada merkezini gösteremeyecekleri&nbsp;<strong>DİJİTAL PARA BORSASINA</strong><br />
<strong>DALDI...&nbsp;</strong>Dijital para geleceğin parası. Bu net! Düzenleme ile hayatımızın asıl ögesi olacak. Bu da net! Ancak şimdi olan ne?<br />
Rüzgar nasıl esiyor? Kim üflüyor?<br />
Sanırım bu noktayı gözden kaçırıyoruz...<br />
Sıkıntıyı gören&nbsp;<strong>ANKARA</strong><strong>&nbsp;</strong>düğmeye bastı.<br />
Türkiye'de kripto paraların düzenlenmesine yönelik yönetmelik yayımlandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yönetmeliğine göre kripto varlıklar ödemelerde doğrudan ve dolaylı olarak kullanılamayacak. Yani&nbsp;<strong>BINANCE'</strong>ye anında girme, işlem yapma imkanı yavaşlatıldı.<br />
Yatırımcıları korumak için atılan bir adımdı...<br />
Binance, çeşitli kripto para birimlerinin ticareti için oluşturulan bir platform. Yani&nbsp;<strong>KRİPTO PARA&nbsp;</strong><strong>BORSASI</strong>... Tabii bir de hikayesi var!<br />
Binance, daha önce yüksek frekanslı ticaret yazılımı geliştiren Changpeng Zhao tarafından kuruldu. Binance başlangıçta Çin'de bulunuyordu.<br />
Daha sonra Çin'in artan kripto para düzenlemesi nedeniyle oradan ayrıldı. Tayvan, Japonya derken demiri&nbsp;<strong>MALTA'</strong>ya attı...<br />
Malta nedir, ne değildir'e girmek istemiyorum. Ancak&nbsp;<strong>MALTA</strong>&nbsp;CIA'nın bütün bu bölgeleri kontrol ettiği en önemli&nbsp;<strong>ÜSSÜDÜR!&nbsp;</strong>Öyle böyle de değildir. Bizim zenginlerin pek çoğunun&nbsp;<strong>MALTA'</strong>da olması da tesadüf değildir! Para güvenli liman sever...<br />
Pandemiyle birlikte&nbsp;<strong>KRİPTO</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>PARA&nbsp;</strong>piyasası uçtu. Bence daha<strong>&nbsp;</strong>gideceği yere ulaşmış değil. Alması<strong>&nbsp;</strong>gereken yol var... Zaten bunun için<strong>&nbsp;</strong>çalışanlar da var.. Hemen küçük<strong>&nbsp;</strong>birkaç örnek... 29 Ocak 2021...<br />
Kripto para birimi Bitcoin'in değeri, Tesla CEO'su Elon Musk'ın Twitter profiline Bitcoin simgesi koyması ve "Geçmişe bakınca kaçınılmazdı" cümlesini yazmasıyla yüzde 15'in üzerinde artarak 37 bin dolara yükseldi.&nbsp;<strong>4 ŞUBAT</strong>&nbsp;<strong>2021...&nbsp;</strong>"Yükseliş yok, düşüş yok.<br />
Sadece Doge" diye tweet attı. O günden bu yana DogeCoin uçtu...<br />
Yetmedi ardından Elon Musk, Tesla otomobillerin kripto paralarla alınabileceğini açıkladı. Durmadı...</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/17/bir-coin" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 17 Apr 2021 18:32:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kök hücre gibi bir nesil</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kok-hucre-gibi-bir-nesil-357</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kok-hucre-gibi-bir-nesil-357</guid>
                <description><![CDATA[Kök hücre gibi bir nesil]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni nesil, hani şu “Tarihin sonu”nu görecek olan, “Great Reset” öncesi, “Biyolojik insan” neslinin son örneği, “Z kuşağı” diye tanımladıkları; bugünden din, ahlak, gelenekten bağımsız bir BİREY diye tanımladıkları, hatta biyolojik bir cinsiyeti bile olmayan değişen, dönüşen bir toplumsal cinsiyet sahibi olan, kök hücre gibi, yapıştığı yerin hücresine dönüşen ve artık pasaport ve kimlik kartlarımıza da işlenen GENDER’lerden söz ediyoruz.</p>

<p>“Great Reset”i beklemeden Trans Humanizm’e şimdiden başladılar bile. Artık aramızda Siborg’lar dolaşıyor. Yakında Genomik’leri ve Klonoid’leri de göreceğiz. İnsanımsı robotlar artık sanal gerçeklik düzleminden 3 boyutlu otonom varlıklar olarak insanın yerini almaya hazırlanıyorlar.</p>

<p>Bitkilerin ve hayvanların başına gelenler bugün bizim başımıza geliyor. Hormonlu gıdalar, hasta, obez bir nesilin doğmasının ana sebebi. Hibrit tohumları yiyenler, kısır, ebter olmaya başladılar. Geni ile oynanmış gıdalarla beslenenler genetik hastalara dönüşmeye başladı. Genetik yapısı dönüştürülmüş ilaç, aşı ve gıdalar, insanlarda da mutasyona sebeb olmaya başladı. Bundan sonra kanser, genetik hastalıklar, psikolojik sorunlar, intihar, alerjik hastalıklar, solunum yolları hastalıkları, ani ölümler patlarsa şaşmamak gerek. Radyoaktif kirlenme, oksijen atomlarının frekansını değiştireceği için yeteri kadar oksijen alamayacağız. Elektromanyetik dalgalar, bulutların hareketi, hava, kara ve deniz canlılarının davranışları manupile edilebilecek. RF ve ışın silahları ile hava, kara, deniz araçları oldukları yerde vurulabilecek. Yeni normal dönemin savaşları da, üretimi de, pazarlaması da farklı olacak. Enerji maliyeti ve emek maliyeti olmayan bir üretim düşünün. Sahi bu kadar insan nerede çalışacak? “Bu kalabalıklar niçin var” sorusunun cevabı olmayacak yakında! Bunların bir şekilde resetlenmesi ve bir kısmının da kısırlaştırılması gerek. Onun için yediklerinize, içtiklerinize bakın, empoze edilen hayat tarzına bakın. Niçin aileye düşmanlar sanıyorsunuz! Niçin sentetik ete yöneltiyorlar bizi, sentetik gıdalara yöneltiyorlar sanıyorsunuz. CoVID neyin nesi idi. Bu CoVID ilaçları, bu aşı neyin nesi!&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/kok-hucre-gibi-bir-nesil-35552.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININI DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Apr 2021 18:28:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meraklısına gri pasaportla insan kaçırma rehberi</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/meraklisina-gri-pasaportla-insan-kacirma-rehberi-356</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/meraklisina-gri-pasaportla-insan-kacirma-rehberi-356</guid>
                <description><![CDATA[Meraklısına gri pasaportla insan kaçırma rehberi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Malatya ve Elazığ&nbsp;</strong>gibi kentlerde,&nbsp;<strong>Türkiye Cumhuriyeti</strong>vatandaşlarının devletin hizmet (gri) pasaportuyla<strong>Almanya</strong>&nbsp;gibi ülkelere insan kaçırıldığı ortaya çıkalı bir hafta oldu.</p>

<p>Gördük ki olay bir bölgede kalmamış Türkiye geneline yayılmış. Bu yüzden pazar günümü bu konuyu araştırmaya ayırdım.</p>

<p>İşin tam olarak nasıl yapıldığını araştırırken, organizasyonu yapanların, belediye başkanlarını ikna etmek ve yönlendirmek için yaptığı yazışmalara ulaştım.</p>

<p>Aşağıda, bu organizasyonu yapanların hedef belediyelere gönderdiği altı maddelik yönlendirme mesajı ve örnek gösterilen&nbsp;<strong>Şanlıurfa</strong>'nın&nbsp;<strong>Harran Belediyesi</strong>'nin yaptığı işlemlerin belgeleri var.</p>

<p>1) İlk yapılması gereken belediyenin&nbsp;<strong>Avrupa</strong>'daki bir projeye ortak edilmesi. Örnekte,&nbsp;<strong>Harran Belediyesi</strong>,<strong>Across Atlantic Devolopment (AAD)</strong>&nbsp;adlı&nbsp;<strong>“koordinatör”</strong>kurumla bir AB projesi için iş birliği yapıyor. Projenin adı<strong>“Active Youngs for future in Hungary-Macaristan'da gelecek için aktif gençler-”</strong></p>

<p>Haliyle ilk adım olarak belediye meclisi,&nbsp;<strong>AAD</strong>'nin gönderdiği listeyi ve evrakları onaylıyor.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/meraklisina-gri-pasaportla-insan-kacirma-rehberi-6382030/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Apr 2021 18:24:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunanistan’ın çifte provokasyonu</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/yunanistanin-cifte-provokasyonu-355</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/yunanistanin-cifte-provokasyonu-355</guid>
                <description><![CDATA[Yunanistan’ın çifte provokasyonu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin diyalog çabalarına rağmen Yunanistan’ın provokasyonları bitmiyor. Hatırlarsanız Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, 15 Nisan günü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile basın toplantısında kışkırtıcı açıklamalar yapmıştı. Yunanistan’ın eşzamanlı olarak Fransız bayraklı bir araştırma gemisini Akdeniz’de bizim kıta sahanlığımızda olan bir alana soktuğu ortaya çıktı. Türkiye’nin kararlılığı sonucunda Yunanistan’ın araştırma gemisi Deniz Kuvvetleri’mize bağlı unsurların yakın takibi altında kıta sahanlığımızdan çıkarıldı.</p>

<p>Fransız bayraklı Yunan araştırma gemisi kıta sahanlığımızı terk edip Girit’in doğusuna çekilene kadar gemilerimiz tarafından yakından takip edildi. Böylece Yunanistan’ın bir oldu bitti yapmasına izin verilmedi. Yunanistan ve Fransa’nın Ankara büyükelçilerinin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılması bekleniyor.</p>

<p><strong>DENDIAS’IN TAVRI</strong></p>

<p>Yunan bakan&nbsp;<strong>Dendias</strong>&nbsp;densizlik yaptı. Aslında onun adı&nbsp;<strong>Dendias</strong>yazılır ama densiz diye okunur. Çünkü Yunanistan’ın yaptığı kışkırtmalara rağmen Dendias’a, Ankara’da hak ettiğinden öte ev sahipliği yapıldı. Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;tarafından kabul edildi.&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;görüşmede&nbsp;<strong>Dendias</strong>’a,&nbsp;<strong>“Aramıza başkalarını sokmayalım, Avrupa Birliği, şu, bu, bunlar girmesin. Biz iki komşu ülke ve tarihi itibarıyla da çok farklı yaklaşımları olan, sıcak ilişkileri olan iki ülkeyiz”</strong>&nbsp;dediğini ifade etti.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/yunanistanin-cifte-provokasyonu-41791617" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Apr 2021 18:18:37 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dijital komuta!.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/dijital-komuta-354</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/dijital-komuta-354</guid>
                <description><![CDATA[Dijital komuta!.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h1>Dijital komuta!</h1>

<h2>&nbsp;</h2>

<p><strong>İ</strong><strong>TALYA&nbsp;</strong>Başbakanı&nbsp;<strong>DRAGHİ'</strong>nin haddini aşması, Avrupa'nın iki önemli ismi Charles Michel ve Ursula von der Leyen'in&nbsp;<strong>BEŞTEPE'</strong>den mutlu haberlerle dönmek istemesi, Ukrayna lideri&nbsp;<strong>Volodimir Zelensky'nin&nbsp;</strong>gelip burada derdini anlatması, Rusya'nın&nbsp;<strong>UÇAKLARDA&nbsp;</strong>sınırlamaya giderek turizmin el frenini çekmek istemesi gibi pek çok olay peş peşe yaşanmakta... Bir de&nbsp;<strong>ABD</strong>&nbsp;<strong>BAŞKANI&nbsp;</strong>Biden'ın&nbsp;<strong>"KATİLİN</strong>&nbsp;<strong>BİRİ</strong>" diye nitelediği Rus lider PUTİN'i araması var tabii... İki liderin arasında sıcak bir diyalog olması ayrıca ilginç!<br />
İçerideki kısır tartışmalar aslında siyasi hayatımızdaki isimleri bile tanımamıza engel olmakta.<br />
Değerlendirmelerimizin pek çoğu eksik, duygusal ve ideolojik...<br />
Gerçekte olan ise başka!<br />
Daha önce Henry Kissinger'ı bir bilen olarak bir oyun kurucu olarak değişik noktalardan buraya taşıdım.<br />
Değişik zaman dilimlerinde neler dediğine baktım. Aslında hepsini bir araya getirince onun gözünden DÜNYA DENGESİ kuruluyor!<br />
Gelin bugün biraz bu noktaya yoğunlaşalım. Böylece hem Başkan Erdoğan'a yapılan saldırıları, hem Türkiye karşıtı eylemleri hem de muhalefeti daha net anlarız...<br />
<strong>Önce Kissinger'dan birkaç</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>örnek... Alman medyasına</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>konuştu. Röportaj verdiği</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>tarih 2012'ydi. DEAŞ</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>Suriye'de tavan yapmıştı!</strong><br />
<strong>Kesiyor biçiyor terör estiriyor</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>ve bunları yayınlıyordu...</strong><br />
<strong>Yılların kurdu Kissinger</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>durumu özetledi: "</strong>Batı'nın<strong>&nbsp;</strong>Suriye krizinin Rusya'sız<strong>&nbsp;</strong>çözülemeyeceğini anlaması lazım...<br />
DEAŞ'ı kimse diplomatik yollarla tasfiye edemez..." Özellikle Rusya vurgusu çok ama çok önemliydi..</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/15/dijital-komuta" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Apr 2021 14:15:52 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siyasetin pusulası sapınca!</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/siyasetin-pusulasi-sapinca-353</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/siyasetin-pusulasi-sapinca-353</guid>
                <description><![CDATA[Siyasetin pusulası sapınca!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Euzubillahimineşşeytanirraciym. Bismillahirrahmanirrahiym.</p>

<p>Şeytan bağlanırken, Şeytanın avaneleri nöbeti devralmış gözüküyor. Aslında Lady Gaga ABD ulusal marşını söylediği gün, Şeytan zaferini kutluyordu. Ramazan başlarken Alaska meclisi Şeytana dua ederek başladı. Şeytan, CoVID üzerinden insanlığı büyük ölçüde teslim almanın mutluluğunu yaşarken, ben üzgünüm! Mahzun bir şekilde giriyorum Ramazan’a, diğer Müslümanlar gibi.</p>

<p>CoVID ile ilgili gelişmeleri daha sonra yazacağım inşallah! Bugün siyaseti yazacağım.</p>

<p>Siyaset, tüm dünyada hukuki ve ahlaki zemininden hızla uzaklaşıyor ve kendi tabanına yabancılaşıyor. Sanki “<strong>yeni dünya düzeni</strong>”nin inşası için birileri bunu bilerek yapıyor. Siyaset, kendi varlık ve meşruiyet zemininden uzaklaşırken aynı zamanda bir savrulma yaşıyor. Sabitesi, alameti farikası olmayan bir siyasetin varlığını sürdürmesi mümkün değil.</p>

<p>Siyasetin din, ahlak, gelenek, sivil toplum ve ideoloji ile ilişkisi genellikle oportünistçe olmuştur. “<strong>Reel politik</strong>” bir çerçevede “<strong>pragmatik</strong>” bu tavır süreç içinde çıkar ilişkilerine dönüşmüş ve bunun sonucunda meşruiyet krizi yaşamaya başlamıştır. Günümüzdeki siyaset giderek bir PR ve toplum mühendisliği, sosyal manipülasyon konusu bir iş haline gelmiştir. Herkes “<strong>Merkez Partisi</strong>” olmak istiyor. İdeoloji, sınıf partisi, dava partisi olmak gibi misyon konusu artık pek itibar görmüyor. Kendi içlerinde ittifak kurma çabaları ilkesel bir birliktelik değil, rasyonel, pragmatik ve determinist bir politik menfaat birliğinden başka bir anlam ifade etmiyor.<a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/siyasetin-pusulasi-sapinca-35517.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/siyasetin-pusulasi-sapinca-35517.html</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Apr 2021 14:13:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnsanlık ölmedi… Türkler ölse de olur!</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/insanlik-olmedi-turkler-olse-de-olur-352</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/insanlik-olmedi-turkler-olse-de-olur-352</guid>
                <description><![CDATA[İnsanlık ölmedi… Türkler ölse de olur!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kendi vatandaşına alt tarafı üç bin lira asgari ücret bile vermeye kıyamazken, hobaraa diye memlekete doldurdukları beş milyon Suriyeliye 52 milyar dolar harcayanların, Filistin'e iki milyar dolar, Sudan'a 750 milyon dolar, Somali'ye 750 milyon dolar, Afganistan'a 650 milyon dolar bağışlayanların, şeriatçı Mursi'ye tiko para iki milyar dolar gönderenlerin, Afrika'ya yedi milyar dolar saçanların, Komor'a stadyum, Zimbabwe'ye pazar yeri, Moritanya'ya ahır, Gambiya'ya dökümhane, Kongo'ya okul yaptıranların, Tanzanya'ya Burkina Faso'ya su kuyusu açtıranların, Gana'ya Togo'ya Uganda'ya kırtasiye malzemesi, Mozambik'e inek, Kamerun'a deterjan dağıtanların, Eritre'ye Lesoto'ya üniforma diktirenlerin, Cibuti'ye ambulans, Somali'ye Mali'ye Tunus'a Mısır'a çöp kamyonu, Sierra Leone'ye vidanjör hediye edenlerin, teee Arakan'a Yemen'e Lübnan'a 50'şer milyon dolar hibe edenlerin, Barzani'ye iki milyar dolar verenlerin, Pakistan köylülerine keçi, Yemen köylülerine un dağıtanların, Okyanusya ülkesi Palau'ya VIP minibüs, Karayip Denizi'ndeki Antigua'ya bilgisayar hediye edenlerin, Büyük Okyanus'ta sadece dokuz mercan adacığından oluşan ve nüfusu sadece 12 bin kişi olan Tuvalu'ya futbol topu ve pompa gönderenlerin, ABD'nin Oregon eyaletinde yaşayan Kızılderili kabilelerine 200 bin dolar hibe edenlerin, Washington'a direkt uçuş başlatan Türk Hava Yolları'nın ilk seferinde Apaçi, Novajo, Cheyenne ve Mohikan kabilelerinden 17 şefi İstanbul'a getirip, yedirip içirip, gezdirenlerin, 98 ülkede 100 bin kişiye ramazan kolisi dağıtanların, Kenya'da Bangladeş'te Çad'ta Nijer'de Somali'de Sudan'da Yemen'de 300 bin kişiye iftar verenlerin,&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/insanlik-olmedi-turkler-olse-de-olur-6373804/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Apr 2021 14:07:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hoşgörülü Başbakan</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/hosgorulu-basbakan-351</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/hosgorulu-basbakan-351</guid>
                <description><![CDATA[Hoşgörülü Başbakan]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yıldırım Akbulut denilince gözlerimin önünden gitmeyen bir fotoğraf karesi var.</p>

<p><strong>Özal</strong>&nbsp;cumhurbaşkanı seçilmişti. Yemin etmek için kalabalık bir heyetle Meclis’in Şeref Kapısı’ndan giriş yaptı. Özal’ın seçimi çok sancılı olmuştu. Özal’ı protesto eden DYP ve SHP yemin töreninde Meclis’i terk etme kararı almışlardı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Özal</strong>’a, Meclis’e gelişinde bir Meclis Başkanvekili eşlik ediyordu ama Meclis Başkanı<strong>&nbsp;Yıldırım Akbulut&nbsp;</strong>hemen Özal’ın bir adım gerisinden yürüyordu. Alışık olmadığımız bir tabloydu.</p>

<p><strong>ÖZAL’IN ARKASINDAN YÜRÜMÜŞTÜ</strong></p>

<p><strong>Özal</strong>&nbsp;yemin töreni için salona girdiği anda biz&nbsp;<strong>Akbulut</strong>’un etrafını sardık. Biraz da sorgular bir tarzda Meclis Başkanı olarak&nbsp;<strong>Özal</strong>’ın neden arkasından yürüdüğünü sorduk. Tam Anadolu insanına özgü bir yanıt verdi.</p>

<p><strong>“Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanının arkasında dururum. O benim bir görevimdir, o benim için bir şereftir. O beni seçen ve seçtiren birisiydi”&nbsp;</strong>dedi.</p>

<p><strong>HÜKÜMETİ KURMAKLA GÖREVLENDİRİLDİ</strong></p>

<p><strong>Özal</strong>&nbsp;yemin etmek üzere kürsüye çıkarken,&nbsp;<strong>Akbulut</strong>&nbsp;bir anda ortadan kayboldu.&nbsp;<strong>Özal</strong>’ın yemin törenini izledik. Önce Meclis Başkanı&nbsp;<strong>Akbulut&nbsp;</strong>Köşk’e çıkıyor diye bir haber geldi. Ardından ikinci bir haber geldi<strong>. Akbulut</strong>, hükümeti kurmakla görevlendirilmiş diye. Hemen Meclis Başkanlığı’na koştuk.&nbsp;<strong>Özal</strong>tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen&nbsp;<strong>Akbulut</strong>, makam aracından inerken çok keyifli gözüküyordu.</p>

<p><strong>ÖZAL KULAĞINA SÖYLEMİŞ</strong></p>

<p>Meğer biz&nbsp;<strong>Özal’</strong>ın arkasından yürüyor diye Meclis Başkanı’nı sıkıştırdığımız sırada&nbsp;<strong>Özal, Akbulut</strong>’un kulağına eğilip,&nbsp;<strong>“Yıldırım hemen Köşk’e gel. Hükümeti kurma görevini sana vereceğim”</strong>&nbsp;demiş. Biz ise&nbsp;<strong>Akbulut</strong>’u sorularımızla sıkıştıralım derken asıl haberi atlamışız.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/hosgorulu-basbakan-41788795" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Apr 2021 14:01:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Borç batağı.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/borc-batagi-350</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/borc-batagi-350</guid>
                <description><![CDATA[Borç batağı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>P</strong><strong>ANDEMİ&nbsp;</strong>ile birlikte yepyeni bir yola sürüklendiğimiz kesin.<br />
Değişim hiç bu kadar net hissedilmemişti. Artık yeni bir çağın başladığı bir gerçek. Türkiye de bu yeni&nbsp;<strong>FREKANSIN&nbsp;</strong>önemli aktörlerinden olacak...<br />
Gelin başımızı kaldırıp uzaklara bakalım. Ve sonra Ankara üzerinde değerlendirme yapalım...<br />
<strong>PARAYI&nbsp;</strong>ihmal etmeden gitmek şart! ABD bütçesi Mart'ta 660 milyar dolar açık verdi! Bütçe geçen yılın aynı ayında 119 milyar dolar açık vermişti. Aradaki fark tam 541 milyar dolar'dı! Bir ayda 119 milyar dolar açık, akıl dışı bir rakam iken şimdi gelinen nokta 660 milyar dolardı!<br />
Pandemiden dolayı 1.9 trilyon dolarlık destek kapsamında yapılan 339 milyar dolarlık doğrudan yardım, bütçe açığındaki önemli ayrıntıydı.<br />
2021 mali yılının altıncı ayı olan Mart itibarıyla toplam bütçe açığı ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 129.5 artarak 1.7 trilyon dolara çıktı. Bütçe açığı geçen yılın aynı döneminde 743.5 milyar dolardı.<br />
2020'de bütçe açığı Covid-19 salgınının etkisiyle 3.1 trilyon dolarla rekor seviyeye ulaşmıştı. Görünen o ki bu yıl da değişen pek bir şey olmayacak... Amerika Birleşik Devletleri'nde ZARAR büyük.<br />
Bu böyle gitmez. Asla ve kat'a gitmez. Ya batacaklar ya da paralarını bir yolla geri alacaklar! ABD sistemi zaten böyle çalışıyor.<br />
Herkesin üzerinde durması gereken soru şu:&nbsp;<strong>ABD BÜTÇE&nbsp;</strong><strong>AÇIĞINI&nbsp;</strong><strong>NASIL&nbsp;</strong><strong>KAPATACAK</strong>?<br />
Buraya döneceğiz.<br />
ABD'den gidelim.<br />
Biden işin farkında olduğu için çok önemli bir toplantıya başkanlık etti... Teknik terimlerden sıyrılarak tarif edersek zirvenin asıl konusu ÇİP'ti...<br />
Google'ın ana kuruluşu Alphabet, AT&amp;T, Dell, Ford, General Motors, Stellantis, HP, Intel, Micron, Samsung, Medtronic, Northrop Grumman, Cummins,&nbsp;<strong>PACCAR</strong>, NXP Semiconductors, GlobalFoundries, Taiwan Semiconductor Manufacturing Company (TSMC) gibi şirketlerin aralarında bulunduğu yarı iletken, otomobil ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren 19 firmanın üst yöneticileri katıldı.<br />
Biden söze "Dünü tamir etmek değil, bugünün altyapısını inşa etmeliyiz.<br />
Önerdiğim plan milyonlarca iş yaratacak, Amerika'yı yeniden inşa edecek, tedarik zincirlerimizi koruyacak, Amerika araştırma ve geliştirmeyi yeniden canlandıracak" girişiyle başladı... Ve devam etti: "20.</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/14/borc-batagi" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Apr 2021 12:54:30 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bundan sonra böyle mi!</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bundan-sonra-boyle-mi-349</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bundan-sonra-boyle-mi-349</guid>
                <description><![CDATA[Bundan sonra böyle mi!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İster misiniz, bundan sonra kurbansız, bayramlaşmasız Kurban Bayramları, teravihsiz, hatta oruçsuz Ramazanlar kutlayalım! Bayram namazlarını da kaldırın gitsin. Fetvasını bulursunuz, endişe etmeyin.</p>

<p>Hatta niye oruç tutuyoruz ki, açlık ve susuzluk mikroba karşı direnci azaltabilir. Hem zaten bu mikrop kanda yoğunluğa sebeb oluyor yeteri kadar su almayınca ölümcül sonuçları olabilir. O zaman hayati bir sebeb sözkonusu olduğu için Diyanet’e bile sormaya gerek yok,&nbsp;<strong>Bill’in kurulu</strong>&nbsp;karar versin olsun bitsin. İsterseniz&nbsp;<strong>DSÖ</strong>’ye&nbsp;<strong>FDA</strong>’ya da sorabilirsiniz, onlar da onay verir. Suudi Arabistan ve Mısır’ın Vehhabi müftülerinden de fetva almak zor olmaz.</p>

<p><strong>DİB</strong>’den fetva almaya gerek yok. Zaten onlar da önce Bill’in kuruluna soracak. Bill’in kurulu da bakana soracak. Bakan da Cumhurbaşkanına soracak.. Niye uzatıyorsunuz ki! İtalya’da bir grup doktor bir araya gelerek, 100 otopsiyi inceledi, Otopsi sonucunda&nbsp;<strong>CoVID’19</strong>’un<strong>&nbsp;</strong>kanı pıhtılaştıran ‘bir virüs değil, bir bakteri’ olduğu anlaşıldı.&nbsp;<strong>COVID-19</strong>’a, Aspirin ve kan inceltici ilaçlar öneriyorlar.</p>

<p>Aslında kimi virüs diyor, kimi bakteri diyor, izole edilmemiş bir mikroba ilaç ve aşı yapıyor birileri, biz de yutuyoruz. Tanı kiti,&nbsp;<strong>PCR</strong>&nbsp;testi yanlış. Sürekli mutasyona uğrayan bir mikropla nasıl mücadele edilir bilmiyoruz.&nbsp;<strong>Maske, Mesafe, Musluk, HES</strong>&nbsp;ve sonuç ortada.</p>

<p>Tedbir, teşhis ve tedavi konusunda farklı fikir, teklifler bir türlü Ankaradakilerin kulağına gitmiyor. Bu görüş sahipleri de doktor, akademik kariyer sahibi insanlar. “<strong>Yerli ve Milli</strong>” çözüm telifleri,&nbsp;<strong>FDA&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>DSÖ</strong>&nbsp;onayı olmadan Ankara’da itibar görmüyor. Sağlık Bakanlığı bu tür ilaçlara, Gıda Tarım Bakanlığı,&nbsp;<strong>Bill</strong>’in sentetik etine, diğer birçok ürününe onay veriyor, ama bin yıllık gelenekte varolan gıda takviyesi konusunda işi yokuşa sürüyor.</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/bundan-sonra-boyle-mi-35504.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Apr 2021 12:46:03 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>128 milyar dolar</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/128-milyar-dolar-348</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/128-milyar-dolar-348</guid>
                <description><![CDATA[128 milyar dolar]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yine böyle nisan ayıydı.</p>

<p>Türkiye henüz kağıt para teknolojisine sahip değildi, Merkez Bankası'nın banknotları İngiltere'de Bradbury Wilkinson şirketinde bastırılıyordu.</p>

<p>40 milyon adet 50 kuruşluk, 4 milyon adet 50 liralık banknot sipariş edildi, toplam değeri 220 milyon liraydı.</p>

<p>O gün itibarıyla Türkiye bütçesinin 350 milyon lira civarında olduğunu düşünürsek, işte o kadar büyük paraydı.</p>

<p>İngiliz şirketi gıcır gıcır banknotlarımızı bastı, İngiliz bandıralı Yorkshire isimli gemiye yüklendi, yola çıktı.</p>

<p>Güzergah üzerindeki limanlarda mola verdi, yakıt ikmali yaptı, iki haftalık yolculuktan sonra, İstanbul'dan önceki son durağı Pire limanında demirledi.</p>

<p>Sabahın ilk ışıkları, bum!</p>

<p>Hitler'in savaş uçakları bombaladı.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı kızışmıştı, İngiliz bayraklı ticari gemiler hedefti.</p>

<p>Yorkshire battı.</p>

<p>Alman savaş uçakları gittikten sonra, tehlike geçtikten sonra saklandıkları yerlerden çıkan yöre halkı, gözlerine inanamadı.</p>

<p>Denizin üstü para kaplıydı!</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/128-milyar-dolar-6371581/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Apr 2021 12:37:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Lütfi Elvan’ın yerinde olmak istemezdim!</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/lutfi-elvanin-yerinde-olmak-istemezdim-347</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/lutfi-elvanin-yerinde-olmak-istemezdim-347</guid>
                <description><![CDATA[Lütfi Elvan’ın yerinde olmak istemezdim!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorsunuz,&nbsp;<strong>CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu</strong>, 2015'te yapılan genel seçimler öncesinde emeklilere Ramazan ve Kurban bayramlarında iki maaş ikramiye vaat etmişti.<strong>Kılıçdaroğlu,</strong>&nbsp;vaatle yetinmemiş, noterden onaylatarak taahhütte bulunmuştu.</p>

<p><strong>Kılıçdaroğlu</strong>'nun bu vaadi AK Parti'lilerin alay konusu olmuştu.&nbsp;<strong>“Kaynak nerede”</strong>&nbsp;soruları birbirini izlemişti.<strong>Kılıçdaroğlu</strong>&nbsp;da sadece israfı ve yolsuzluğu keserek dahi bu ikramiyeleri ödeyebileceğini belirterek vaadinin arkasında durmuştu.</p>

<p>Bu tür vaatler etkili olmuş olacak ki AK Parti o yıl 7 Haziran'da yapılan seçimlerde ilk kez tek başına iktidar olamamıştı.</p>

<p>AK Parti için bu önemli bir ders olmuştu. Bir sonraki seçim kampanyasında bu kez AK Parti Genel Başkanı&nbsp;<strong>Binali Yıldırım</strong>&nbsp;bayramlarda biner lira ikramiye vermeyi vaat etti. O dönemin çalışma bakanı da bunun hazineye maliyetinin<strong>22.3 milyar lira</strong>&nbsp;olacağını açıkladı.</p>

<p>AK Parti yeniden iktidar olunca bu sözünü yerine getirdi.</p>

<p>2018'den itibaren emeklilere biner lira bayram ikramiyesi ödendi. Devlet için yükü ağır olsa da emeklileri rahatlatan, sandıkta geri dönüşü olan bir durum olduğu için 2019 ve 2020'de de ikramiyeler ödenmeye devam etti.</p>

<p>Etti ama üç yıl boyunca hep biner lirada kaldı (Maaşı düşük emekliler maaşlarına göre bin lira değil, 750, 500 ve 250 TL ikramiye aldı).</p>

<p>★★★</p>

<p>Geçen Pazar bu konuda ilginç bir gelişme yaşandı.</p>

<p><strong>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan</strong>&nbsp;bu yılki ikramiyelerin enflasyon oranında zamlı olacağını açıkladı.</p>

<p>2020 yılının resmi enflasyon oranı&nbsp;<strong>yüzde 16,6</strong>'ydı. Bu oran, bayram ikramiyelerinin maliyetinin&nbsp;<strong>3.7 milyar lira</strong>artması anlamına geliyordu.</p>

<p>Bütçe dengesini korumaya ve mali disiplini bozmamaya çalışan ekonomi bürokrasisi için çok büyük para.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/lutfi-elvanin-yerinde-olmak-istemezdim-6371568/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Apr 2021 12:33:44 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bildirideki kritik isimler belli oldu</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bildirideki-kritik-isimler-belli-oldu-346</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bildirideki-kritik-isimler-belli-oldu-346</guid>
                <description><![CDATA[Bildirideki kritik isimler belli oldu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Saygın bir hukukçu olan Av. Celal Ülgen, emekli amirallere, “Bu duyurunun TSK’da görev yapan başka kişilere bir ima anlamı taşıyıp taşımadığı sorulmuş” dedi.</p>

<p>104 emekli amiralin yayınladığı bildiri hakkında oluşan hassasiyetin en önemli nedenlerinden biri bu soruda yatıyor.</p>

<p>Yoksa kimse emekli amirallerin Montrö hakkında görüş açıklamasından rahatsız değil. Zaten Montrö konusunda ekranlarda 100 saat tartışma yaşandıysa bunun 80 saatinde emekli oramiraller konuştu. ‘Sarıklı amiral’ hakkında ise hem Milli Savunma Bakanlığı tarafından soruşturma açıldı hem de bu emekli amirallerin tepki göstermesine bir engel yoktu. Zaten bir kısmı sosyal medyadan rahatsızlıklarını dile getirdiler.</p>

<p><strong>SORUŞTURMA ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Gözaltındaki emekli amirallerin denetimli serbestlik kapsamında tutuksuz yargılanması yerinde bir karar oldu. Balyoz sürecinde de isimler yurtdışında oldukları halde gelip, teslim oldular. Kaçma ya da delilleri yok etme tehlikesi yok. Tutuksuz yargılama esas olmalı. Tutuklama bir infaza dönüşmemeli.</p>

<p>Ama soruşturmanın titiz bir şekilde sürdürülmesi gerekiyor. Çünkü eğer bu bildiri konusunda gereken hassasiyet gösterilmese bugün yol olmuştu. Durumdan vazife çıkaranların bildirileri art arda geliyordu. Yeni bir&nbsp;<strong>Samet Kuşçu</strong>&nbsp;olayına meydan vermemek gerekiyor. Çünkü onun bedeli ağır oluyor.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/bildirideki-kritik-isimler-belli-oldu-41787823" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAVIMI..</a>.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Apr 2021 12:21:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hz. Lokman oğluna dedi ki!</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/hz-lokman-ogluna-dedi-ki-345</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/hz-lokman-ogluna-dedi-ki-345</guid>
                <description><![CDATA[Hz. Lokman oğluna dedi ki!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ve Ramazan haftasına giriyoruz. Birçok açıdan zor bir Ramazan olacak. Şeytan zincire vurulsa da insan Şeytanları nöbeti devralacak gibi gözüküyor. Ve onlar yapacakları ile Şeytanı kıskandırabilirler. Onun için dikkatli olmamız gerek.</p>

<p>Bugün size Hz. Lokman’ın oğluna öğüdünü, Kur’an-ı Kerim’den ilgili ayetleri mealen aktararak vermek istiyorum. Lokman suresi Mekke döneminde inmiştir. 34 âyettir.&nbsp;Bu öğütler, tevhid, peygamberlik, öldükten sonra dirilme ve haşr, kıyamet günü için hazırlıklı olunması, ayrıca şirk inancının yasaklanması, ana - babaya saygı gösterip meşrû buyruklarına uyma, sorumluluk, emr-i bi’l ma’rûf ve nehy-i anil münker, sabır, tevazu gibi dinî ve ahlâkî ödevlerle ilgilidir..&nbsp;</p>

<p>Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla. (1-10).Elif Lâm Mîm. Bunlar, hikmet dolu Kitab’ın; iyilik yapanlara bir hidayet ve rahmet olarak indirilmiş âyetleridir. Onlar; namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar, Rablerinden gelen bir hidayet üzeredirler ve işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. Ona âyetlerimiz okunduğu zaman; onları hiç işitmemiş gibi, kulağında bir ağırlık var da büyüklenerek arkasını döner. Ona, elem dolu bir azabı müjdele. Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naîm cennetleri vardır. Allah (<em>bu konuda</em>) gerçek bir vaadde bulunmuştur. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik.</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/hz-lokman-ogluna-dedi-ki-35487.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Apr 2021 16:53:43 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuhaf bir akşamın ardından</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/tuhaf-bir-aksamin-ardindan-344</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/tuhaf-bir-aksamin-ardindan-344</guid>
                <description><![CDATA[Tuhaf bir akşamın ardından]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>10 Nisan 2021 Cumartesi</strong>&nbsp;akşamı&nbsp;<strong>Ankara</strong>'da tuhaf bir hava vardı.</p>

<p>Gökyüzü kızıla kesmiş, rüzgar kesilmişti. Çocukluğumun kış akşamlarından anımsadığım bir dinginlik kaplamıştı her yeri. Yine çocukluğumun kışlarından kalma bir ayazı burun deliklerimde hissediyordum. Bir de kar kokusunu…</p>

<p>Şair&nbsp;<strong>Orhan Veli</strong>'yi bahar havası mahvedermiş. Beni de biraz önce anlattığım havalar mahvediyor.</p>

<p>Çok derin bir&nbsp;<strong>“geçmişe özlem”</strong>&nbsp;yaşıyorum o havalarda. Sıkıştığımızda sırtımızı yaslayabildiğimiz yoksul ama çektiği çilelerle bilgeleşen, nüktedan, türkü söyleyebilen insanların bol olduğu yılları anımsarım.</p>

<p>Yine öyle oldu. Aklıma babamla iki saat önce yaptığımız sohbet geldi.</p>

<p><strong>“Ne yapıyorsunuz”</strong>&nbsp;dediğimde&nbsp;<strong>“Annen kömbe – bir çeşit ekmek – yapıyor, ben de bana da düşer diye pişik – kedi-&nbsp; gibi yanında oturuyorum”</strong>&nbsp;demişti.</p>

<p><strong>“Fazla yeme”</strong>&nbsp;diye uyarmıştım ama o beni dinlemeyip,<strong>“Annen yoğurt da çalmış (mayalamış). Gel bir ara götür”</strong>&nbsp;demişti.</p>

<p>Hiç vakit kaybetmedim. Annemle babamı ziyarete gittim. Vardığımda ikisini birden&nbsp;<strong>Kars</strong>'ın&nbsp;<strong>Susuz</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Ardahan</strong>'ın<strong>Çıldır</strong>&nbsp;ilçelerinde çekilmiş videolarını izlerken buldum. İçeri adım atar atmaz kardeşim,&nbsp;<strong>“İyi ki geldin, memleket videolarını izleyip ağlaşıyorlar”</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>Belli ki babam da bu havalardan etkilenip benim gibi geçmişe özlem duymuştu.</p>

<p>Videoları birlikte izledik. Babamla en kısa zamanda memlekete gitmeyi kararlaştırdık.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/tuhaf-bir-aksamin-ardindan-6367761/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Apr 2021 16:49:45 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bildirinin perde arkası</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bildirinin-perde-arkasi-343</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bildirinin-perde-arkasi-343</guid>
                <description><![CDATA[Bildirinin perde arkası]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>104&nbsp;emekli amiralin darbe tehdidi içeren bildirisiyle ilgili soruşturma sürüyor.</p>

<p>Gözaltında ifadesi tamamlanan 10 emekli amiralin bugün mahkemeye çıkarılması bekleniyor.</p>

<p>Darbeler ve muhtıralara ağır bedeller ödemiş bir ülke olarak elbette ki bildiriyi tartışacağız. Ama ekranlardan, sosyal medyadan hüküm inşa edip, yargılayıp, karar vermek doğru olmaz.</p>

<p><strong>İKİ ÖNEMLİ&nbsp;</strong><strong>İLKE</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>1-</strong>&nbsp;Masumiyet ilkesi esastır.</p>

<p><strong>2-</strong>&nbsp;Suçun şahsiliği prensibi unutulmamalıdır.</p>

<p><strong>BAKAN İSMİ VERİLDİ Mİ?</strong></p>

<p>Gözaltındaki emekli amirallerin ifadesi büyük ölçüde tamamlandı. İfadelerde bildirinin yayınlanmadan önce bir bakana gönderildiği şeklinde bir beyan olmadığı söyleniyor. Bildirinin yayınlanmadan önce bir bakana gönderildiğini doğrulamıyorlar. Ama onların bilgisi dışında bir şey olduysa o ayrı.</p>

<p><strong>HTS KAYITLARINDA&nbsp;</strong><strong>YOĞUNLAŞMA</strong></p>

<p>Gözaltındaki emekli amirallerin HTS kayıtları zaten gelmişti. HTS kayıtlarının analizlerinin de büyük ölçüde tamamlandığı söyleniyor. Peki HTS kayıtlarında ne var? Bazı isimlerin HTS kayıtlarında dikkat çekici yoğunlaşma tespit edilmiş. Ama bunun suç vasfı nedir, ona yargı karar verecek.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/bildirinin-perde-arkasi-41786002" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 12 Apr 2021 16:44:32 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Put edinmek</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/put-edinmek-342</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/put-edinmek-342</guid>
                <description><![CDATA[Put edinmek]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan geliyor. Ramazan boyunca, aktüel meselelerle birlikte dini ve ahlaki konulara, akaid konularına daha fazla yer vermeye çalışacağım inşallah.</p>

<p>“<strong>Puta tapmak</strong>” deyince ağır geliyor da, “<strong>Put edinmek</strong>” deyince daha yumuşak bir ifade oluyor sanki.</p>

<p>Bir bürokrat ya da politikacı “<strong>Rüşvet almak</strong>” tanımından rahatsız olur ama, birtakım edinim ve kazanımlardan söz etmek onu rahatsız etmez.</p>

<p>Mesela&nbsp;<strong>LGBTIQ+</strong>&nbsp;deyin, bundan kimse rahatsız olmaz, ama bunların Türkçe karşılığını söylerseniz, ayıp, edepsizce söylenen sözler olarak anlaşılır. Hem de&nbsp;<strong>LGBTIQ+</strong>’ya “<strong>toplumsal cinsiyet</strong>” adı altında, “<strong>deneyim, yönelim, tercih</strong>”leri konusunda pozitif ayırımcılık yapılmasını savunanlar tarafından.</p>

<p>Bu işler böyledir.</p>

<p>Her şey&nbsp;<strong>PUT</strong>&nbsp;olabilir, sadece heykel ve büstler değil. Haşa Allah adına da put yapabilirsiniz, Peygamberi de putlaştırabilirsiniz, “<strong>din büyüklerinizi de</strong>” İlah ve Rab edinebilirsiniz. Para, karşı cins, makam, Allah’tan başka uğruna başka şeyleri feda etmeyi göze aldığınız her şey, vatan, ideoloji, kabile hatta futbol takımı put olabilir.</p>

<p>“<strong>Din büyüklerinizi İlah ve Rab edinmeyin</strong>” diye bir ayet var. Bu ayet nazil olunca, aralarında&nbsp;<strong>Hatem İbni Adiy</strong>’in de bulunduğu bazı sahabeler peygamberimize gelip, bu ayeti anlayamadık, biz eskiden, cahiliye dönemimizde din büyüklerimizi İlah ve Rab edinmezdik” demişlerdi de, Peygamberimiz de onlara, “<strong>hani onlar size bir şey söylediklerinde, siz o şey üzerinde düşünmeden onu söylenen şekilde&nbsp;&nbsp;kabul ya da red etmez miydiniz, işte bu onları İlah (Hüküm koyucu), Rab (Terbiye edici) kabul etmek demektir</strong>”, buyurmuştu.</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/put-edinmek-35481.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Apr 2021 10:29:15 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İbret öyküsü</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ibret-oykusu-341</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ibret-oykusu-341</guid>
                <description><![CDATA[İbret öyküsü]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Varyag.</p>

<p>1985 yılında, Karadeniz'deki Nikolayev tersanesinde, Sovyetler Birliği'nin ikinci uçak gemisi olarak inşa edilmeye başlandı.</p>

<p>304 metre uzunluğunda, 75 metre genişliğindeydi.</p>

<p>Ama… 1991 yılında Sovyetler Birliği çöktü, dağıldı.</p>

<p>Rus ekonomisi de çökünce, Varyag öylece bırakıldı, motoru yoktu, dümeni yoktu, silahları yoktu, elektronik aksamı yoktu, henüz prizi bile yoktu, halk arasındaki tabirle sadece “kaporta”dan ibaretti, 50 bin ton ağırlığında, duba gibi, su üstünde duran kütleydi.</p>

<p>İskelesine bağlı olduğu Nikolayev tersanesi, Sovyetler Birliği dağılınca Ukrayna sınırları içinde kalmıştı.</p>

<p>Rusya'nın o ekonomik sıkıntıda harcayacak tek kuruşu bile yoktu, bekletseler çürüyecekti, düşündüler taşındılar, Ukrayna'ya hibe ettiler.</p>

<p>Ukrayna ekonomisi Rusya'dan beterdi, memur maaşlarını bile ödeyemez durumdaydılar, Varyag'ı hurda fiyatına satışa çıkardılar.</p>

<p>Rüşvet pazarlıkları altı yıl sürdü.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/ibret-oykusu-6366351/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Apr 2021 10:27:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adı sizde kalsın!.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/adi-sizde-kalsin-340</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/adi-sizde-kalsin-340</guid>
                <description><![CDATA[Adı sizde kalsın!.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>B</strong><strong>ÜYÜK&nbsp;</strong>güçler ideolojileri de dost-düşman tanımını da ittifakları da eksenleri de belirlediği için olan biteni anlamak her zaman kolay değil.<br />
Kaç gündür değişik pencereden&nbsp;<strong>ABD-RUSYA&nbsp;</strong>ilişkilerini yazmaya gayret ediyorum.<br />
Gösterilenle görünmeyen arasındaki farkı anlatmaya çabalıyorum... Nereden bakarsanız bakın Türkiye işin tam merkezinde...<br />
<strong>KARADENİZ&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>MONTRÖ&nbsp;</strong>geldi gündemin ortasına çöktü. Kaçış da yok bundan... Ukrayna ile Rusya arasındaki gerginlik tavan yapmış durumda. Eller tetiklerde. Her başkente bir tedirgin bekleyiş sürmekte...<br />
İşin nereye gideceği konusunda ciddi endişeler var... Açalım biraz... Önce birkaç küçük hatırlatma... Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallace ile birlikte 'Prince of Wales' uçak gemisini ziyaret ederek incelemelerde bulundu... ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin de önümüzdeki Salı günü Berlin'e gidiyor. Pazartesi günü İsrail'de Başbakan Netanyahu ve Savunma Bakanı Gantz ile görüşecek olan Austin, daha sonra Almanya'nın başkentine geçecek. Yani&nbsp;<strong>BERLİN&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>LONDRA</strong>... İki merkez, iki eski hasım...<br />
Dün de bugün de...<br />
Temaslara rağmen Ruslar geri adım atmıyor.<br />
<strong>"TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ</strong><br />
<strong>BIRAKMAYIZ"&nbsp;</strong>tehdidinde de bulunuyor. Kırım'da askeri birlikler boy gösteriyor ve aralıksız tatbikatlar yapıyor. Bunu gören Ukrayna da haliyle panik yapıyor ve çağrıda bulunuyor:<br />
"Rusya'ya karşı gerçek bir uyarı olması için bizi NATO'ya alın..." Haklı... Hem yardım etmekten söz ediyorsunuz hem de&nbsp;<strong>İTTİFAKA&nbsp;</strong>dahil etmiyorsunuz! Garip değil mi!<br />
Devam edelim...</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/10/adi-sizde-kalsin" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Apr 2021 14:19:19 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Terâvih namazı, fetva ve maslahat</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/teravih-namazi-fetva-ve-maslahat-339</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/teravih-namazi-fetva-ve-maslahat-339</guid>
                <description><![CDATA[Terâvih namazı, fetva ve maslahat]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hay Allah,&nbsp;<strong>Ayasofya</strong>’da terâvih namazını&nbsp;<strong>Boynukalın</strong>&nbsp;hocanın arkasında kılma planı yapanlar vardı! Ama olmadı. Birileri ondan ve onun mesajlarından rahatsız oldu. O da geldiği gibi gitti. Onun yerine gelecek olanın, yerini doldurması kolay olmayacak. Kudüs’te Doğuş ve Kıyamet kiliselerinin anahtarı hâlâ bizde ama, Ayasofya’nın anahtarını eline verdiğimiz zatın elindeki anahtarı koruyamadık!</p>

<p>Bu Ramazan’da cemaatle terâvih namazı kılınamayacak olması, mütedeyyin insanlar arasında üzüntüye sebeb oldu. Parti kongresi yapılıyor, ama cemaatle namaz kılınamıyor. İftar programları yok. Bayram namazı ne olacak bilmiyorum.</p>

<p>Sahi, yatsı ile vitir arasına terâvih kılınıp kılınmadığını nasıl anlayacaksınız. İçeriye muhbir mi sokulacak, kamera mı koyacaksınız. İmam fiilen engelleyecek mi. İmam mı ceza yazacak, imama mı ceza yazılacak. Cemaat camiden zor kullanılarak mı çıkarılacak. Cemaatle baş etmek için polis gücü mü kullanacaksınız. Yapmayın! Bill’in adamlarına kanıp, Diyaneti de böyle şeylere zorlamayın. Bırakın insanlar Allah’ın evine sığınsın, ibadetini yapsın, duasını etsin. Vakit namazında bulaşmayan mikrop, terâvihde mi bulaşacak. Zaten bu caydırıcı baskılar, namazda huşuyu, cemaati bitirme noktasına getirdi. Cemaat o mahallede bir şekilde sık sık bir araya geliyor. Siz tüm il ve ilçelerden gelen insanları parti kongresinde bir araya getirmediniz mi!</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/teravih-namazi-fetva-ve-maslahat-35475.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Apr 2021 14:17:26 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hatıralar okyanusu</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/hatiralar-okyanusu-338</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/hatiralar-okyanusu-338</guid>
                <description><![CDATA[Hatıralar okyanusu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bazı meslekler vardır.</p>

<p>Sırf onu yapmak için dünyaya gelinir.</p>

<p>Yaşam dahil, bütün fedakarlıklar göze alınır.</p>

<p>Deniz subaylığı, gemi komutanlığı, işte böyle bir şeydir.</p>

<p>Büyük tesadüf eseri, doğum günümde onun komutanı olmuştum. Öz evlatlarım, kızım Ülkem ve oğlum Ege kadar sevdiğim, TCG Gaziantep… Kutsal gemim.</p>

<p>Ve, bir rüya gördüm.</p>

<p>Son seferimi yapmış, Gölcük'e dönmüştüm, ayrılık zamanıydı.</p>

<p>Elveda Gaziantep'im.</p>

<p>Teşekkürler, tadabilecğim en üstün onuru ve hazzı yaşattığın için.</p>

<p>Teşekkürler, en hırçın fırtınalarda bizi yalnız bırakmadığın, sağ salim sevdiklerimize kavuşturduğun için.</p>

<p>Teşekkürler, Anadolu'nun okyanus denizcileri yetiştirebildiğini dünyaya ispatlamamıza olanak sağladığın için.</p>

<p>Elveda Gaziantep'im.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/hatiralar-okyanusu-6364410/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Apr 2021 14:15:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Daktilo deyip geçmeyin!</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/daktilo-deyip-gecmeyin-337</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/daktilo-deyip-gecmeyin-337</guid>
                <description><![CDATA[Daktilo deyip geçmeyin!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan</strong>, geçen çarşamba günü<strong>“AK Parti Genel Başkanı”</strong>&nbsp;şapkasıyla kürsüdeydi. Partisinin TBMM Grubu'na sesleniyordu.</p>

<p>Şöyle bir ifade kullandı:</p>

<p><strong>“Ecevit döneminde o daktilolar neden atıldı? O işsizler ordusu niçin vardı acaba? Bunun muhasebesini yap. Sana yakışır.”</strong></p>

<p><strong>Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu</strong>'na sesleniyordu.</p>

<p>Herkes&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>'ın&nbsp;<strong>“daktilo”</strong>&nbsp;derken&nbsp;<strong>“yazar kasa”</strong>yı kastettiğini hemen anlamıştı.</p>

<p>Zira<strong>&nbsp;Ahmet Çakmak</strong>&nbsp;isimli bir esnaf, 2001'de dönemin Başbakanı&nbsp;<strong>Bülent Ecevit</strong>&nbsp;(DSP) ile yardımcıları&nbsp;<strong>Mesut Yılmaz</strong>&nbsp;(ANAP) ve&nbsp;<strong>Devlet Bahçeli</strong>'den (MHP) oluşan koalisyon hükümetini protesto etmek için yazar kasasını Başbakanlık merdivenlerinde&nbsp;<strong>Ecevit</strong>'in önüne atmıştı.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/daktilo-deyip-gecmeyin-6364255/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Apr 2021 14:11:04 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanal itirazı!.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kanal-itirazi-336</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kanal-itirazi-336</guid>
                <description><![CDATA[Kanal itirazı!.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>T</strong><strong>ÜRKİYE&nbsp;</strong>bir satranç tahtasının üzerindeki en değerli taşlardan biri...<br />
Pekçok kişi olaylara ait olduğu kamptan baktığı için ister istemez&nbsp;<strong>DOĞRULARA</strong>&nbsp;uzak düşüyor. İşin içine bir de ideolojik değerlendirmeler girince çıkmaz sokak kaçınılmaz oluyor... Dün de altını çizdim!<br />
<strong>ABD-TÜRKİYE-İNGİLTERE</strong><strong>&nbsp;</strong>gibi ülkelerin içinde çift frekans<strong>&nbsp;</strong>var. Ancak gelin bugün öne<strong>&nbsp;</strong>çıkandan, oyun kurandan<strong>&nbsp;</strong>gidelim... Yoksa olup bitenden<strong>&nbsp;</strong>bir şey anlama şansımız fazla<strong>&nbsp;</strong>olmayacak. Bir süre önce<strong>&nbsp;</strong>açıklandı. Hatırlayalım...<br />
Çin, 2020'de ABD'yi geçerek Avrupa Birliği'nin (AB) en büyük ticaret ortağı haline geldi. Çin ile Avrupa Birliği arasındaki ithalat ve ihracatın toplam değeri geçen yıl 709 milyar dolara ulaştı. AB ile ABD arasındaki ticaret ise 671 milyar dolarda kaldı. 2020'nin ilk çeyreğinde Coronavirüs salgını nedeniyle Çin ekonomisi daralma yaşasa da daha sonra toparlandı. Bunda Avrupa'dan talep artışı etkili oldu. Yani Avrupa ile Çin giderek birbirlerine yakınlaşmaktalar.<br />
Çin AVRUPA ile ticaretinde 219 milyar dolar ARTI pozisyonda! Bu geçtiğimiz yılki rakamlar. IMF bu yıl için ise Çin'in büyüme tahminini yüzde 8.4 olarak belirledi!<br />
Devam...<br />
Avrupa'nın ABD ve&nbsp;<strong>İNGİLTERE</strong>'yi ikinci vagona atıp Çin ile yürümek istemesi&nbsp;<strong>KÜRESEL DENGELER&nbsp;</strong>için de bilek güreşini kaçınılmaz kılıyordu.&nbsp;<strong>BULUT</strong>&nbsp;sistemi ve SİLAH sanayinde ÇİN ile yakınlaşmayı tercih eden&nbsp;<strong>FRANSIZ&nbsp;</strong><strong>DEVİ&nbsp;</strong><strong>DASSAULT&nbsp;</strong><strong>AİLESİ</strong><strong>&nbsp;</strong>hedef<strong>&nbsp;</strong>oluyordu.<br />
Olivier Dassault'un helikopteri de bilinmeyen bir nedenle düşüyordu! Aynı şekilde 5G üzerinden&nbsp;<strong>DOĞU</strong>&nbsp;<strong>AVRUPA'da&nbsp;</strong>ÇİN ile yürümek isteyen ÇEKYA'nın en zengin ismi PETR KELLNER de ALASKA'da helikopter kazasında can veriyordu. ABD-ÇİN Zirvesi'nin yapıldığı yere yakın bir bölgede!</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/08/kanal-itirazi" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Apr 2021 10:07:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mayınlı tarlada top oynamak</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/mayinli-tarlada-top-oynamak-335</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/mayinli-tarlada-top-oynamak-335</guid>
                <description><![CDATA[Mayınlı tarlada top oynamak]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu coğrafyası dünyanın&nbsp;<strong>kilit taşını</strong>&nbsp;bağrında taşır. Doğu-Batı, Kuzey-Güney’in kesişme noktasında bir ülkede yaşıyoruz. Burası dünyanın “<strong>sıfır nokta</strong>”sı. Bunu görelim. Ve “<strong>Global reset</strong>”le birlikte “<strong>Tarihin sıfırlanmak</strong><strong>istendiği bir zaman</strong>”dan söz ediyoruz. Bu olaylar darbe işareti mi? Bundan sonra darbe olur mu, olmaz mı? Bakın, dış destek varsa içeride birileri bunlara destek verecek olursa her şey mümkün.&nbsp;<strong>Cercil D’orient&nbsp;</strong>ve bunların türevlerine dikkat. Bu 104 amiral konusunun çok yönlü değerlendirilmesi gerek.</p>

<p>Kemalizm ve laiklik soslu Gezi’den miras kalan kanal karşıtlığı ve “<strong>Montrö’ye dokundurtmam</strong>” lobisinin kendi başına bir hareket olmadığını görelim. Bu işi kaşırsanız, bunun arkasından&nbsp;<strong>kripto BÇG ve kripto FETÖ’cüler</strong>&nbsp;çıkabilir. Onlar&nbsp;<strong>kök hücre</strong>&nbsp;gibi her kalıba girebilir. Birileri bunları “<strong>Mayınlı tarla</strong>”ya sürdüler. İçlerinde sıradan, dostlar alışverişte görsün kabilinden birileri de vardır. Birileri onları öne çıkarıp, konuşturabilir de.</p>

<p>Manzaraya bakıyorum da, bu işin arkası gelecek gibi. Bu kavga ne kadar büyür, dallanır-budaklanırsa, uluslararası sistem bundan o kadar kazançlı çıkar. Bugün olan tam da bu..</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/mayinli-tarlada-top-oynamak-35453.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Apr 2021 09:48:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şeytan taburu</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/seytan-taburu-334</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/seytan-taburu-334</guid>
                <description><![CDATA[Şeytan taburu]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Montrö sinsi sinsi delinmeye çalışılırken, mavi vatan'ı savunan Atatürkçü amirallerimiz linç edilirken, saray medyası darbe palavrasını köpürtürken, dikkatinizden kaçmış olabilir.</p>

<p>★</p>

<p>Haber yapılmayan haberi ben size anlatayım.</p>

<p>★</p>

<p>Yunanistan, Osmanlı'ya karşı bağımsızlık savaşı başlatmasının 200'üncü yıldönümünü görkemli törenlerle kutladı.</p>

<p>Savaş uçaklarıyla şov yapılan Atina'daki askeri geçit törenine, İngiltere veliaht prensi Charles katıldı.</p>

<p>“Batı medeniyetinin kaynağı Yunanistan'dır” diyen prens Charles, “200 yıl önce, 1821 yılında Osmanlı'ya başkaldıran Yunanistan'ın cesaretinden ilham alınması gerektiğini” söyledi.</p>

<p>★</p>

<p>Çünkü…</p>

<p>★</p>

<p>15 Mayıs 1919.</p>

<p>İzmir işgal edildi.</p>

<p>Yunanistan, Truva Savaşı'ndan üç bin yıl sonra Anadolu topraklarına asker çıkarmıştı.</p>

<p>Megali İdea'nın ilk hamlesini gerçekleştirmişlerdi.</p>

<p>Megali İdea… Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethedip, Bizans İmparatorluğu'na son verdiği günden beri hayalini kurdukları, “büyük fikir”di.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/seytan-taburu-6360298/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Apr 2021 09:45:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP, bildirinin neresinde?</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/chp-bildirinin-neresinde-333</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/chp-bildirinin-neresinde-333</guid>
                <description><![CDATA[CHP, bildirinin neresinde?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın emekli amirallerin darbe tehdidi içeren bildirileri hakkındaki yaklaşımını sanıyorum şu cümle çok net bir şekilde özetliyor. Erdoğan, AK Parti MYK toplantısında, “Bunlar sadece 104 emekli amiralden ibaret değil” diyor. CHP’nin bu işin tam göbeğinde olduğunu söylüyor.</p>

<p><strong>CHP ETKİSİ</strong></p>

<p><strong>Erdoğan,</strong>&nbsp;AK Parti grubundaki konuşmasında da bildiriyi yayınlayan amirallerle CHP arasındaki ilişkiye özel bir yer ayırdı.<strong>“Çok açık net olarak söylüyorum. Bu emekli generallerin merkezinde CHP’nin kendisi vardır”</strong>&nbsp;diye konuştu.</p>

<p><strong>FAHRETTİN ALTUN ADINI KOYDU</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>’ın konuşmasından sonra İçişleri Bakanı&nbsp;<strong>Süleyman Soylu</strong>&nbsp;ile konuştum. Neyi konuştun diyeceksiniz. AK Parti grubunda başka bir gündem yoktu ki? Emekli amirallerin bildirisi tartışılıyordu. Bildiriye dikkati çeken ilk çıkışı yapan İletişim Başkanı Prof.Dr.&nbsp;<strong>Fahrettin Altun</strong>’la da sıcağı sıcağına verdiği tepkiyi değerlendirdik.<strong>&nbsp;Fahrettin Altun</strong>, ilk andan itibaren gece yarısı bildirisinin adını koydu. Darbe tehdidini deşifre etti.</p>

<p><strong>AMİRALLERLE CHP İLİŞKİSİ</strong></p>

<p><strong>Soylu</strong>&nbsp;da amirallerle CHP ilişkisine dikkat çekmiş,&nbsp;<strong>“CHP’ye üye olan 4 kişi var. Aileleriyle, yakınlarıyla üye olanlar da olduğu biliniyor. O gece biz sabaha kadar uyumadık, çalıştık ve tüm irtibatlarını ortaya çıkardık. Son 30 günde kimlerle irtibat kurdukları, hangi siyasi partiyle yoğunluklu irtibat kurdukları çok açık ve net”</strong>&nbsp;demişti.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/chp-bildirinin-neresinde-41782627" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Apr 2021 09:43:48 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fay hattı.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/fay-hatti-332</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/fay-hatti-332</guid>
                <description><![CDATA[Fay hattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>D</strong><strong>EVLETLERİN&nbsp;</strong>içinde önemli isimler vardır. Ve gerçek anlamda&nbsp;<strong>DERİN&nbsp;</strong>olan bunlardır. Bilmeyiz. İşleyiş en tepedeki kurguya göre yapılır. Bazen çok kişi itiş-kakış arasında asıl rotanın nereye yöneldiğini anlayamaz.<br />
AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ankara'ya geldi... Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilim tırmanmakta. Öte yandan ABD yine Türkiye'yi karşısına aldı!<br />
S-400'ler meselesi ile başlayan gerginliği tırmandırdı.&nbsp;<strong>CAATSA</strong>&nbsp;kapsamında Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir'in de aralarında olduğu dört isme "Rusya ile kurulan ilişkiler" nedeniyle&nbsp;<strong>YAPTIRIM&nbsp;</strong>getirdi.<br />
Başkan Biden'ın Beyaz Saray'a gelmeden önce&nbsp;<strong>MUHALEFETE DESTEK</strong>&nbsp;verileceğini açıklaması, Dışişleri Bakanı Blinken'in Türkiye için&nbsp;<strong>"SÖZDE MÜTTEFİK</strong>" sözünü kullanması, Rahip Brunson için Dolar'ın fırlatılması, YPG'ye açıkça destek verilmesi, F-35'ten Ankara'nın dışlanması gibi pek çok sorun sıralayabiliriz! Çıplak gözle bakıldığında Türkiye'nin Rusya ile yakın olduğu, ABD ile kapıştığı, Çin'le sıcak ilişkiden kaçınmadığı, Avrupa ile bir yol aradığı sonucuna varılabilir... Gayet de doğal...<br />
Veriler ortada... Gazete ve televizyonlarda bunu görmek zor değil. ANCAK GERÇEK BU MU?<br />
Benim takıldığım yer de bu nokta. Günlük değil de stratejik düşündüğümüzde sanki gerçeğin üzerinde&nbsp;<strong>BAŞKA BİR</strong><br />
<strong>KIYAFET&nbsp;</strong>var gibi... Hatırlayın KOBANİ olaylarını! DEAŞ, KOBANİ'yi kuşatmış ve bu dünya basınında manşetlere çıkmış, günlerce inmemişti.<br />
Hollywood starlarından politikacılara kadar herkes bir anda DEAŞ'a tepki yağdırır olmuştu. Türkiye karışmış, sokaklar alev topuna dönmüş, onlarca insan yaşamını yitirmişti. Sonrasında Türkiye'nin de izin vermesiyle müdahale edilmiş ve tansiyon düşmüştü. Elektriklenme KOBANİ çevresinde olsa da arka planda Türkiye&nbsp;<strong>ÇİN'DEN</strong>&nbsp;<strong>HAVA SAVUNMA SİSTEMİ</strong><br />
<strong>ALMAK İÇİN DÜĞMEYE</strong><br />
<strong>BASMIŞTI.&nbsp;</strong>Bunun sonucu olarak ülkede gerilim artmıştı.<br />
Oysa benzer işbirliği RUSYA ile yapılmış, S-400 alınmış ancak ABD aynı tepkiyi vermemişti.<br />
"NATO içinde RUS silahı kabul edilemez..." gibi kısır bir çıkıştan öteye geçilmemişti. Sık sık da "Türkiye NATO'nun önemli bir üyesidir" deniliyordu! Rahip Brunson olayındaki tepkiden daha az olduğu ortadaydı...<br />
Büyükelçi Karlov suikastından, Rus uçağının düşürülmesine kadar bir el&nbsp;<strong>ANKARA ile</strong>&nbsp;<strong>MOSKOVA'nın&nbsp;</strong>arasını açmak niyetindeydi.<br />
Gerginlik bazen&nbsp;<strong>TAVAN</strong>&nbsp;yapıyordu. Son tahlilde yine de çözüm yolu bulunuyordu...</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/07/fay-hatti" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Apr 2021 10:03:53 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Montrö fosil bir sözleşme mi!</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/montro-fosil-bir-sozlesme-mi-331</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/montro-fosil-bir-sozlesme-mi-331</guid>
                <description><![CDATA[Montrö fosil bir sözleşme mi!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>“<strong>Great reset</strong>” sonrası, “<strong>yeni normal dönem</strong>”de, “<strong>yeni uluslararası düzen</strong>”de, ne mevcut “<strong>ulus devletler</strong>“ ve ne de bunlar arasındaki ilişkileri düzenleyen düzenlemelere yer var.</p>

<p>104 amiralin darbe tehdidini görüyoruz ama, “<strong>Global darbe tehdidi</strong>”ni görmezden geliyoruz. Hatta “<strong>global darbe</strong>”nin içimizdeki yardımcıları ve onlara yataklık edenlerle kol kola giriyoruz! Sivrisinek vızıltısından rahatsız oluyoruz, ama davul çala çala gelen “<strong>global darbe</strong>”yi görmüyoruz.</p>

<p><strong>Montrö</strong>&nbsp;bugünden&nbsp;<strong>fosil bir sözleşme</strong>&nbsp;haline geldi. Önce,&nbsp;<strong>Montrö</strong>&nbsp;bizim haklarımızı korumuyor. Biz o günkü düzende,&nbsp;<strong>uluslararası sistem adına</strong>, kendi topraklarımızdaki boğazların jandarmalığını üstleniyoruz. Yani kendi boğazlarımızı bize&nbsp;<strong>yed-i emin&nbsp;</strong>olarak veriyorlar, bizi bir başka ifade ile “<strong>kayyum</strong>” olarak tayin ediyorlar. Yani&nbsp;<strong>Montrö ile boğazlar ipotek altına alınmış&nbsp;</strong>oluyor!</p>

<p>Biz kendi boğaz ve denizlerimizden geçen ticari gemilerden ücret alamıyoruz, geçiş yapacak askeri gemilerin tonaj ve standartlarını, kalış sürelerini biz değil, uluslararası sözleşme belirliyor. Kendi egemenliğimizi başkaları ile pazarlık konusu yaparak sonuca razı oluyoruz. Bunu bir kenara not edelim. Bu anlamda&nbsp;<strong>2. Kanal</strong>&nbsp;kendi egemenliğimizin bir ifadesi olacak ve&nbsp;<strong>Montrö</strong>’nün bizi sınırlandıran maddelerini by-pass etmiş olacağız. Yani kendi egemenliğimizi güçlendirecek bir karar bu. Ben 20 yıl kadar öncesi bunu tartışmışım.&nbsp;<strong>Haliç</strong>’in pis pis koktuğu yıllarda,&nbsp;<strong>Kağıthane deresi</strong>nden<strong>Karadeniz</strong>’e açılan çok eski bir su yolu olduğunu yazmışım. Hem küçük gemilerin geçmesi, hem çevredeki su kaynaklarını destekleyecek yeni bir kanal. Bir de&nbsp;<strong>İzmit&nbsp;</strong>körfezindeki kirlenmenin önüne geçmek için,<strong>Marmara</strong>’nın&nbsp;<strong>İzmit</strong>&nbsp;körfezindeki uç noktasından,&nbsp;<strong>İzmit</strong>’le&nbsp;<strong>Sakarya</strong>&nbsp;arasından Karadeniz’e açılan&nbsp;<strong>Kandıra kırığı</strong>ndan bir kanalı yazmışım. Bunun fay hattı üzerinde bir su yastığı oluşturacağını filan öğrenmiştim. Belki araştırılsa,<strong>Küçükçekmece</strong>&nbsp;hattından bir kanal,&nbsp;<strong>Silivri kırığı</strong>&nbsp;için bir su yastığı görevi de yapabilir. Tamam&nbsp;<strong>kuşların göç yolu</strong>nu da konuşalım, bunun ekonomisini, siyasetini de. Bu konu bir&nbsp;<strong>inatlaşma konusu</strong>&nbsp;değil.&nbsp;<strong>Meydan okuma, tehdit konusu</strong>&nbsp;olmamalı.</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/montro-fosil-bir-sozlesme-mi-35446.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Apr 2021 10:01:34 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çaka Bey</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/caka-bey-330</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/caka-bey-330</guid>
                <description><![CDATA[Çaka Bey]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kasvetli bi İstanbul günüydü, aylardan ekim, tükürür gibi yağıyordu, Maltepe askeri cezaevinin insanın ruhunu daraltan kapısından girdim.</p>

<p>Yargıtay, asrın iftirasını, Balyoz kumpasını onamıştı, arkadaşlarıma 16'şar sene giydirmişlerdi.</p>

<p>İlk defa moralsiz görmüştüm onları, duyguları darmadağındı, konuşurken adeta cam kırıkları çiğner gibiydiler, yüreklerinde hissettikleri adaletsizliğin acısı yüzlerine yansıyordu.</p>

<p>Ve, biraz sohbet edince anladım ki, aslında morallerini bozan 16'şar sene hapis değildi. 16'şar sene yedikleri gün, Tuzla Deniz Harp Okulu'ndaki subay eşleri çay partisi düzenlemişti iyi mi…</p>

<p>Görenler anlatmıştı, şen kahkahalar atılmıştı.</p>

<p>Arkadaşlarım işte bunu öğrenince, yıkılmışlardı.</p>

<p>Maalesef, var olduğuna inandığımız tüm değerlerimiz gibi, silah arkadaşlığı kavramı da tuzla buz olmuştu.</p>

<p>Bu durum onlara hapisten ağır gelmişti.</p>

<p>★</p>

<p>Çıktım cezaevinden, otomobilime bindim, radyoyu açtım, haberleri dinliyorum… “Koramiral Atilla Kezek istifa etti” diyordu spiker.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/caka-bey-2-6358172/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Apr 2021 09:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>104 amirali bırak 11 milyon işsize bak!</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/104-amirali-birak-11-milyon-issize-bak-329</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/104-amirali-birak-11-milyon-issize-bak-329</guid>
                <description><![CDATA[104 amirali bırak 11 milyon işsize bak!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>“104 emekli amiral bildirisi”</strong>&nbsp;olayını ilk duyduğumda, içeriğine dahi bakmadan nasıl bir sonuç doğuracağını tahmin etmiştim.</p>

<p>Çünkü; “<strong>12 Mart 1972 Genelkurmay Bildirisi”,</strong>&nbsp;<strong>“27 Aralık 1979 Genelkurmay Bildirisi”</strong>, “<strong>28 Şubat 1997 tarihli MGK Bilrdirisi”&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>“27 Nisan 2007 Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt Bildirisi”&nbsp;</strong>ve bu bildirilerin yarattığı sonuçlar arşivimizde durduğu müddetçe,<strong>“general/amiral”</strong>&nbsp;sözcüğü ile&nbsp;<strong>“bildiri”</strong>&nbsp;sözcüğü yan yana geldiğinde neler çağrıştıracağını iyi biliyorum.</p>

<p>★★★</p>

<p>Neticede tam tahmin ettiğim gibi oldu ve iktidar bildiriyi darbe iması olarak yorumladı.</p>

<p>Bildiri, salgınla mücadelede zorlanan, salgının tuz biber olduğu işsizlik, hayat pahalılığı, yoksulluk, üretimsizlik ve kaynaksızlık karşısında çaresizliğe kapılmış,&nbsp;<strong>“128 milyar dolar nerede”</strong>&nbsp;sorusuna yanıt veremeyen, dış politikada ciddi geri adımlar atmak zorunda kalan iktidara adeta&nbsp;<strong>“can suyu”</strong>na dönüştürülmek istendi.</p>

<p>Artık imzacıların&nbsp;<strong>“emekli”&nbsp;</strong>olmasının, darbe yapacak kapasiteleri bulunmamasının, bildirinin içeriğinin bugünlerde herkesin konuştuğu güncel eleştirilerden ibaret olmasının hiçbir önemi kalmamıştı.</p>

<p>Öyle bir gürültü koparıldı ki&nbsp;<strong>“ikinci bir 15 Temmuz girişimi engellendi”</strong>&nbsp;havası yaratıldı.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/104-amirali-birak-11-milyon-issize-bak-6358160/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Apr 2021 09:55:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hulusi Akar: \&#039;Bedeli neyse ödeyecekler\&#039;</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/hulusi-akar-bedeli-neyse-odeyecekler-328</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/hulusi-akar-bedeli-neyse-odeyecekler-328</guid>
                <description><![CDATA[Hulusi Akar: \'Bedeli neyse ödeyecekler\']]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la, Kara Havacılık Komutanlığı’nda kurulan bir üs bölgesini gezdik. Ancak emekli amirallerin bildirisinin muhtıra tartışmalarına neden olduğu, “sarıklı amiral” hakkında soruşturmanın sürdüğü bir sırada Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la bir araya gelince soruları birbiri ardına sıraladım. Hulusi Akar darbe imalı bildiri yayınlayanlar hakkında sert konuştu. “Bedeli neyse ödeyecekler” dedi.</p>

<p><strong>HADDİNİ AŞAN BİR BİLDİRİ</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanı Akar, 104 emekli amiralin yayınladığı bildiriyle ilgili soruma kapsamlı bir yanıt verdi. “<strong>Türk Silahlı Kuvvetleri’</strong>ni kullanıyorlar. Bunu görüyorsunuz değil mi? Bu arkadaşların Silahlı Kuvvetler’de bir görevi, sorumluluğu var mı? Yok. Dolayısıyla bunlar kendi içlerinde, kendi egoları doğrultusunda, ben bilirim, ben ederim anlayışı içinde. Devletin Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma bakanlıkları var, MİT var, Genelkurmay var, Kuvvet Komutanlıkları var, burada onlarca insan çeşitli konularda görev ve sorumluluklarının bilinci içinde kendi konularına çalışıyor. Üniversiteler var. Sorumlu ve görevli olan herkes her şeyi çalışıyor. 104 kişiyi bir şekilde manipüle ediyorsun, bir araya getiriyorsun. Haddini aşan bir bildiri bu. Neye hizmet ediyor? Moral motivasyon bozuyor, düşmanı sevindiriyor, birliği beraberliği bozuyor” dedi.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/hulusi-akar-bedeli-neyse-odeyecekler-41781650" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Apr 2021 09:51:22 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merkez Avrupa  .</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/merkez-avrupa-327</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/merkez-avrupa-327</guid>
                <description><![CDATA[Merkez Avrupa  .]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>G</strong><strong>EÇTİĞİMİZ&nbsp;</strong>hafta birkaç kez "Çok değişik olaylar yaşayacağız... İzleyin" gibi ifade kullanmıştım. Gezi olayları ya da 15 Temmuz'dan önce de aynı türbülansı görmüş ve önceden paylaşmıştım. Ancak en sarsıcısı 17-25 Aralık operasyonlarından önce olanıydı sanırım. Önemli bir gruba "Bugün yarın birileri düğmeye basacak. Hazırlıklı olun..." diye fikrimi söylemiştim.<br />
Israr ettikleri için... Zaten takip edenler için aralıklarla olsa da gördüğüm&nbsp;<strong>ŞİFRELERİ&nbsp;</strong>buraya taşımaktayım...<br />
Türkiye'nin tarihi belli bir ölçüde DARBELER tarihidir. Yakın döneme bakın!<br />
Menderes'ten 28 Şubat'a kadar, 1971'den 15 Temmuz'a kadar... Değişmez bu kural.<br />
Çünkü bu topraklar çok değerli ve stratejik.&nbsp;<strong>DIŞARISININ</strong>&nbsp;<strong>KENDİ ARASINDA&nbsp;</strong><strong>YAPTIĞI KAVGAYI BİZ&nbsp;</strong><strong>İÇERİDE DARBE OLARAK&nbsp;</strong><strong>YAŞADIK...&nbsp;</strong>İsimlerden, rütbelerden gitmeyi gerekli görmüyorum... Ancak önümüzdeki dönemin de sarsıntılı ve sıkıntılı olacağı SIR değil... NEDEN?<br />
Sanırım bakılması gereken nokta burası... Ukrayna- Rusya arasındaki savaş, yine alevlenen çatışmalar, tehditler, ittifaklar ortada.&nbsp;<strong>NATO&nbsp;</strong>ve ABD'nin Ukrayna'ya göz kırpması, Avrupa'nın Rusya ile karşı karşıya gelse de&nbsp;<strong>KUZEY AKIM-2'de&nbsp;</strong>ortak hareket etmesi, gibi pek çok&nbsp;<strong>ÇELİŞKİYİ&nbsp;</strong>içinde barındıran bir süreç bu... Yaşananlara küçük mevzilere hapsolmadan bakmak gerekmekte...<br />
Açalım...<br />
Amerika Birleşik Devletleri kendi eliyle büyüttüğü Sovyetler ile denge kurdu.<br />
Sovyetler dağıldığında herkes gördü ki ortada aslında bir süper güç yokmuş! Hatta hiç olmamış.<br />
Kağıt üzerinde koca bir devlet olan SOVYETLER dağıldı. Daha küçük daha etkili bir merkeze dönüştü. ABD silahlanma yarışına girdiği (öyle görünmesi gerekiyordu) Sovyetler'e teknolojiyi kendi veriyordu. Ara sıra da&nbsp;<strong>"SAVAŞ VARMIŞ"</strong>&nbsp;gibi göstermek için CASUSLAR yakalanıyordu. Rosenberg çiftini hatırlayanlar olacaktır!</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/06/merkez-avrupa" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 10:53:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>103 mü, 104 mü?</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/103-mu-104-mu-325</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/103-mu-104-mu-325</guid>
                <description><![CDATA[103 mü, 104 mü?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün herkes bu konuyu yazıyor. Olay henüz çok sıcak. Gelişmeler birkaç gün sonra daha iyi anlaşılabilir. Ben bugün, bu konuya çok farklı bir açıdan bakmak istiyorum. Hak açısından ve ahlaki bir bakış açısı ile bakıp, kendi nefsimizi bir gözden geçirmeyi teklif ediyorum.</p>

<p>Ramazan geliyor ya, ramazan boyunca hem meal, hem tefsir, hem de Kur’an-ı Kerim’in aslının okunmasına erken başlayalım dedik. 103 amiral haberi gelince ben de 103. sure ne diyor diye baktım. Sonra 104 dediler. Ben de 104’e baktım. Aslında “Amiral battı” oynamıyorum, ayetlere bakmak için vesile arıyorum.</p>

<p>Evet, Asr suresi 103. suredir. Mekke döneminde inmiştir.&nbsp;<strong>1.</strong>&nbsp;Asr’a yemin olsun ki,&nbsp;<strong>2.</strong>&nbsp;İnsan mutlaka ziyandadır.&nbsp;<strong>3.</strong>&nbsp;Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır.</p>

<p>Bir de 104’e bakalım:<strong>&nbsp;Hümeze, 104.&nbsp;</strong>suredir ve 9 ayettir.Mekke’de nazil olmuştur. Adını ilk ayetten alır.&nbsp;<strong>Hümeze “çekiştirip, karalamak”&nbsp;</strong>demektir..<strong>Bu Sure, insanların başkalarına&nbsp;&nbsp;karşı hadsiz, edepsiz, kaba, küstahça davranmasının yanlışlığına vurgu yapar. Bunun sebebi olarak başkalarını hor ve hakir görmek, aşağılama, alay etmek, kusur aramak, gıybet, dedikodu, iftira gibi&nbsp;&nbsp;ahlaksızlıkların sebebinin “kendini bilmezlik ve ahireti unutmak” olduğunu anlatır.</strong></p>

<p>“Hümeze ve Lümeze” taifesi mal, para, güç ve makamına güvenen “kibirli insan”lardır.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;(1-2) Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline! (3)&nbsp;Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır. (4)&nbsp;Hayır, andolsun ki, o Hutame’ye (cehennem) atılacaktır. (5)&nbsp;Hutame’nin ne olduğunu bilir misin? (6-7) O, kalplerin içine işleyecek, Allah’ın tutuşturulmuş bir ateşidir. (8-9) Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde, o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/103-mu-104-mu-35438.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 10:43:42 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aile yapımız buysa, bozulsun!</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/aile-yapimiz-buysa-bozulsun-324</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/aile-yapimiz-buysa-bozulsun-324</guid>
                <description><![CDATA[Aile yapımız buysa, bozulsun!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Metropoll'</strong>ün son kamuoyu araştırması, hükümet icraatlarının kamuoyundan pek fazla destek görmediğini gösterdi.</p>

<p>Söz konusu kamuoyu yoklamasında ele alınan konu başlıklarından birine dair sonuçlar beni gerçekten çok şaşırttı. O da&nbsp;<strong>“İstanbul Sözleşmesi'nden imza çekme”</strong>meselesine kamuoyunun bakışıydı.</p>

<p>Sonuçlara göre&nbsp;<strong>“Hükümetin ‘İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi kararını onaylıyor musunuz”</strong>&nbsp;sorusuna yanıt verenlerin&nbsp;<strong>yüzde 26.7</strong>'si&nbsp;<strong>“evet onaylıyorum”</strong>&nbsp;demiş.</p>

<p><strong>“Hayır onaylamıyorum”</strong>&nbsp;diyenlerin oranı&nbsp;<strong>yüzde 52.3'</strong>te kalmış.</p>

<p>Geri kalanların&nbsp;<strong>yüzde 7.5</strong>'i sözleşmeden bihaber,&nbsp;<strong>yüzde 10.2</strong>'sinin fikri dahi yok, 3.3'ü ise kararsız.</p>

<p>★★★</p>

<p><strong>“Şaşırdım”</strong>&nbsp;diyorum çünkü&nbsp;<strong>İstanbul Sözleşmesi</strong>'ne karşı olanlarının bu kadar fazla olmasını beklemiyordum.</p>

<p>Evet, sözleşmeden imza çekmeyi doğru bulmayanların oranı, imza çekmeyi onaylayanların oranının neredeyse iki katı ama 100 kişiden 27'sinin sözleşmeye karşı olması hiç de normal değil.</p>

<p>Sözleşmeyi iyi bilen biri olarak kendi kendime&nbsp;<strong>“bu nasıl olur, insanlar bu sözleşmeye neden karşı çıkar”</strong>&nbsp;diye sorarken DEVA Partisi lideri&nbsp;<strong>Ali Babacan</strong>'ın bir esnaf ziyaretinin görüntüleri şaşkınlığımı iki katına çıkardı.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/aile-yapimiz-buysa-bozulsun-6353919/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Apr 2021 10:33:56 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Amirallere soru’şturma</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/amirallere-sorusturma-323</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/amirallere-sorusturma-323</guid>
                <description><![CDATA[Amirallere soru’şturma]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırma Merkezi Derneği, İstanbul'da kongre düzenledi, Uluslararası İslam İşbirliği Kongresi'ydi.</p>

<p>Bu kongrede, ortak bir anayasası, askeri kuvveti, yargısı, başkenti, bayrağı, dili olan İslam Devletler Birliği kurulması önerildi.</p>

<p>Asya ve Afrika'yı kapsayacak devletler birliğinin adı, Asrika olacak.</p>

<p>Anayasa hazırlanacak, bu anayasaya göre Asrika İslam Devletler Birliği, konfederal cumhuriyet olacak.</p>

<p>Başkanlık sistemiyle yönetilecek.</p>

<p>Resmi dili Arapça olacak.</p>

<p>Başkenti İstanbul olacak.</p>

<p>Kırmızı-yeşil zemin üzerine beyaz ay ve katılan devlet sayısı kadar yıldızlı bayrağı olacak.</p>

<p>Ortak para birimi olacak.</p>

<p>Bu devlet dört aşamada gerçekleştirilecek, bölgesel İslam ülkeleri konfederasyonları tamamlanacak, sonra bunlar federasyonlara dönüştürülecek, her federasyon İslam ülkeleri konfederasyonuna bağlanacak, en son, hepsinin yeralacağı parlamento oluşturulacak.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/amirallere-sorusturma-6355974/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 10:24:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan, tehlikenin farkında</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/erdogan-tehlikenin-farkinda-322</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/erdogan-tehlikenin-farkinda-322</guid>
                <description><![CDATA[Erdoğan, tehlikenin farkında]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, emekli amirallerin darbe kokulu bildirisi hakkında ilk kez konuştu.</p>

<p>Bildirinin ele alındığı kritik toplantıda aldığı bilgiler de o yönde olmalı ki&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>, darbe tehdidini önemli buldu. Daha doğrusu bu bildiriyi bir sürecin başlama vuruşu olarak değerlendirdi.</p>

<p><strong>DARBEYE&nbsp;</strong><strong>KARŞI DİRAYETLİ</strong></p>

<p>Karşımızda 15 Temmuz’da darbeyi püskürten lider, 27 Nisan’ta e-muhtıra veren askere karşı muhtıra veren&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;vardı. Cumhurbaşkanı bir kez daha darbe tehdidini önemseyen, darbelerle mücadelede kararlı bir lider profili çizdi. Güven verdi.</p>

<p><strong>GECE YARISI&nbsp;</strong><strong>BİLDİRİSİ ART NİYETLİ</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Erdoğan</strong>&nbsp;daha söze başlamadan işin fotoğrafını çekti.<strong>&nbsp;“Bir gece yarısı gerçekleşen bu eylem hem üslubu, hem yöntemi hem açacağı tahribat açısından kesinlikle art niyetli bir eylemdir”&nbsp;</strong>dedi.</p>

<p><strong>KAHRAMAN&nbsp;</strong><strong>ASKER VURGUSU</strong></p>

<p><strong>Erdoğan,&nbsp;</strong>Cumhurbaşkanı sıfatıyla aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanı.&nbsp;<strong>Erdoğan,</strong>&nbsp;Türk Silahlı Kuvvetleri ile darbe bildirisi yayınlayan emekli amiralleri ayrı tuttu.&nbsp;<strong>“Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bühtandır”&nbsp;</strong>diye konuştu.</p>

<p><strong>DARBEYE KARŞI ÇIKAN&nbsp;</strong><strong>LİDERİ ARAYABİLİR</strong></p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/erdogan-tehlikenin-farkinda-41780872" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>YAZININ DEVAMI..</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Apr 2021 10:20:40 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çip</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/cip-321</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/cip-321</guid>
                <description><![CDATA[Çip]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>B</strong><strong>ÜYÜK&nbsp;</strong>savaşın cephelerinden ve karargahından gidelim bugün... Önce ajanslara düşen acı bir haber...<br />
Tayvan'ın doğusundaki Hualien bölgesinde bir yolcu treninin raydan çıkması sonucu en az 54 kişi hayatını kaybetti. Kazada 156 kişi de yaralandı. Olayın ilginç yanı ise oluş şekliydi! Kazaya neden olan park halindeki bir kamyondu. Kendi haline bırakılan kamyon rayların üzerinden kaymaya başladı.<br />
Tünelden çıkan trenin makinisti, haliyle görme şansını yakalayamadan çarptı. Vagonlar devrildi.<br />
54 kişinin öldüğü 8 vagonlu trende 350 yolcu bulunuyordu... Bu notu düştükten sonra devam edelim...<br />
Sonra da şu iddiayı bir kenara not edelim...<br />
Geride bıraktığımız yüzyılda petrolü kontrol eden dünyayı yönetti. Bu yüzyılda ise çip üretimini kontrol eden hükmedecekti!<br />
Yaklaşık bir hafta önce TAYVAN'da yeni bir çip tesisinin temel atma töreni oldu. Törende Tayvan Amerikan Enstitüsü Başkanı Brent Christiensen, "Hem ABD Başkanı Joe Biden, hem de Tayvan Başkanı Tsai Ing-wen, çip endüstrisini stratejik öncelik olarak benimsediler" dedi.<br />
ABD, teknoloji üretiminin gelişmiş olduğu Tayvan'ı, çip tedarikinde Çin'den uzaklaşmak için önemli bir ortak olarak görüyor...<br />
Bu net! Tayvan küresel çip üretiminin yarısından fazlasını sağladığı için krizde kilit önem taşıyor.<br />
<strong>SIR&nbsp;</strong>da&nbsp;<strong>DEĞİL!</strong></p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/03/cip" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>YAAZININ DEVAMI...</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Apr 2021 10:05:23 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Biz”(!)i kıskanıyorlar!</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bizi-kiskaniyorlar-320</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bizi-kiskaniyorlar-320</guid>
                <description><![CDATA[“Biz”(!)i kıskanıyorlar!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ne için çıkmıştık yola. Kimlerle beraberdik.. Cebimizde tesbih taşırdık, takke taşırdık. Bir de misvak! Dillerimizde dualar. Ülkemizi, bölgemizi, dünyayı değiştirecektik. Dillerde tekbir, Allahu ekber!</p>

<p>“<strong>Az zamanda büyük işler başardık</strong>”. Hızlıydık, başımız döndü. Bu kadar yüksekten bakınca insancıklar ne kadar küçük gözüküyormuş. Para ne kadar tatlıymış, şehvet insanı uçururmuş.. “<strong>Su insanı boğar, ateş yakarmış! Her doğan günün bir dert olduğunu,. İnsan bu yaşa gelince anlarmış</strong>.” Hep böyle şiirler okurduk. “<strong>Sakarya</strong>”dan başka şiirler de varmış. Huriler için cenneti beklemek yerine 5 yıldızlı otellerin kıral dairelerinde bekleyen başkaları da varmış. Yeter ki paran olsun. Ya da Şeytanın işadamı versiyonunun beklediği imzayı atarsan, cenneti beklemeden de muradına erişmek mümkünmüş!?. Netekim eldeki bir kuş, telgrafın tellerine tünemiş 40 kuştan daha değerliymiş.</p>

<p>Hem canım, n’olacak, tevbe edersin, olmazsa bir de Hac-Umre, 7 yıldızlı tarafından, çaldıklarının yüzde birine şehrin bir köşesine bir mescid çaktın mı, senden iyi kim olabilir ki!?</p>

<p>Ava gittik, ama avlandık. Dönüştürelim derken dönüştük. Para, makam ve güç dönüştürücüdür. Ama önce kendine sahip olmak isteyeni dönüştürür. Öyle olduk. Biz de dönüştük.. Çevremizde “<strong>yola çıktıklarımız</strong>” yok artık. Yolda bulduklarımız, yola çıktıklarımıza haddini bildiriyorlar, onları eleştirmeye kalktıklarında. Eskisinden kopan yeni partilerimizin il kadın kolları başkanları İstanbul sözleşmesinden geri çekilme yönündeki kararın iptali için mahkeme kapılarında basın açıklaması yaparken, “<strong>Kadınları kaderlerine terk etmemek</strong>”ten söz ediyorlar. Sahi kim bunlar? Sözlerinin ne anlama geldiğinin farkındalar mı? Ağızlarından çıkanı kulakları duyuyor mu! Bunlar mı “<strong>derdimize deva</strong>” olacaklar!?&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/bizi-kiskaniyorlar-35412.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Apr 2021 10:01:08 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Atatürkçüler Atatürk’e hakaret etmez</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ataturkculer-ataturke-hakaret-etmez-319</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ataturkculer-ataturke-hakaret-etmez-319</guid>
                <description><![CDATA[Atatürkçüler Atatürk’e hakaret etmez]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk'e sistematik olarak her türlü alçakça saldırının yapıldığı ve saldıranların ahlaksızca korunduğu şu dönemde, Atatürk'e hakaret ettiğim iddiasıyla hakkımda soruşturma açıldı, kendimi savunmam için talimatla adliyeye çağırıldım iyi mi… Uzuuun bir ifade verdim, dört kelime, korkacağımızı düşünen ve zorlamayla böylesine eğilip bükülen hukuka beş kelime bile israf.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/ataturkculer-ataturke-hakaret-etmez-6350617/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Apr 2021 09:55:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şaka mı sanat düşmanlığı mı?</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/saka-mi-sanat-dusmanligi-mi-318</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/saka-mi-sanat-dusmanligi-mi-318</guid>
                <description><![CDATA[Şaka mı sanat düşmanlığı mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>AK Parti,&nbsp;<strong>1 Nisan</strong>&nbsp;günü sosyal medya platformu&nbsp;<strong>Twitter</strong>'da bir&nbsp;<strong>“şaka”</strong>&nbsp;videosu yayınladı.</p>

<p>İzlemişsinizdir ama ben yine de anımsatayım:</p>

<p>Başta&nbsp;<strong>“Gerçekleştirdiğimiz bazı icraatlar”</strong>&nbsp;notu beliriyor. Peşi sıra CHP'li belediyelerin yaptırdığı bazı heykeller görünüyor. Videonun ortasında&nbsp;<strong>“Tabii ki bu bir şakaydı, işte şimdi gerçekler”</strong>&nbsp;denilerek havaalanı, şehir hastanesi, köprü, tünel, tanklar, İHA, gemi ve helikopter fotoğrafları sıralanıyor.&nbsp; Videonun sonunda da uzun zamandır hep öfkeli, çatık kaşlı gördüğümüz&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan</strong>'ın şu güler yüzlü görüntüsü veriliyor:</p>

<p>Videoyu hazırlayan AK Partililer akılları sıra videonun içeriğiyle şaka yapmış ama ne yalan söyleyeyim ben<strong>Twitter</strong>&nbsp;mesajının bizzat kendisini şaka sandım.</p>

<p>Hatta izledikten sonra videoyu paylaşan hesabın gerçekten AK Parti'ye ait olup olmadığını kontrol ettim. Gerçekten öyleymiş. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın hesabından da paylaşılmış ve sizin benim vergilerimizden, elektrik faturalarımızdan aldığı payla yayın yapan devletin televizyonu TRT de bunu haber yapmış.</p>

<p>19 yıldır bu ülkeyi yöneten koskoca iktidar partisinin, mantığıyla, müzik seçimiyle son derece kötü ve sığ bir şakayla milyonların huzuruna çıkması gerçekten çok üzücü.</p>

<p>Videoda güya CHP eleştiriliyor gibi ama asıl heykeller ve sanat hedef alınıyor. Sanat sevgisi&nbsp;<strong>“Ben böyle sanatın içine tükürürüm”</strong>&nbsp;seviyesinde olan siyasetçilerin partisinden de zaten aksi beklenemezdi.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/saka-mi-sanat-dusmanligi-mi-6350461/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 03 Apr 2021 09:52:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuzey Rüzgarı.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kuzey-ruzgari-317</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kuzey-ruzgari-317</guid>
                <description><![CDATA[Kuzey Rüzgarı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>A</strong><strong>BD'NİN&nbsp;</strong>büyük akıllarından Zbigniew Brzezinski, 1994'ün başlarında sağlıklı ve istikrarlı bir Ukrayna'yı Rusya için&nbsp;<strong>KRİTİK</strong>&nbsp;<strong>KARŞI</strong><br />
<strong>AĞIRLIK</strong><strong>&nbsp;</strong>olarak tanımladı.<br />
Ve ekledi:<br />
"Ukrayna olmadan Rusya'nın&nbsp;<strong>BÜYÜKLÜK</strong>&nbsp;iddiasında bulunması mümkün değildir.<br />
Ancak Ukrayna boyun eğer ve direnci kırılırsa tartışmasız olarak Ruslar İMPARATORLUK kurarlar." Kiev, St. Petersburg ve Moskova ortak tarihin oluştuğu üçgendi. Ancak 1991'deki&nbsp;<strong>SOVYETLER'in</strong>&nbsp;çöküşüyle&nbsp;<strong>"KARADENİZ</strong>&nbsp;<strong>FİLOSU&nbsp;</strong>kimde kalacak?<br />
Nükleer silahlar nerede olacak?" tartışmalarından sonra iki ülke karşı karşıya geldi. Hatta hatırlayanlar olacaktır.&nbsp;<strong>AMİRAL</strong>&nbsp;<strong>KUZNETSOV</strong><br />
<strong>UÇAK GEMİSİ&nbsp;</strong>de paylaşılamayanların başında geliyordu! Ancak iki ülke Devlet Başkanları Boris Yeltsin ile Leonid Kuçma bir şekilde dengeyi buluyordu.<br />
Zaman aktı. Ukrayna BATI'da olmak istediğini ilan etti. Rusya karşı çıktı. İşler karıştı...<br />
Karadeniz'in üzerinde 2001 yılında Rus yolcu uçağının düşürülmesi, iki ülke arasında gerginliğin yeni adı oldu. Rusya, 88 yolcusuyla birlikte Tel Aviv- Novosibirsk seferini yapan TU-154 tipi uçağın, Ukrayna'nın tatbikatı sırasında S-200 roketiyle vurulduğunu açıkladı.<br />
Ukrayna sorumluluğu üstlenmedi.<br />
Yine aynı yıl muhalif gazeteci Georgiy Gongadze'nin öldürülmesiyle başlayan siyasi kriz, Rusya yanlısı Devlet Başkanı Kuçma'nın ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla derinleşti.<br />
<strong>TURUNCU DEVRİM'e</strong><strong>&nbsp;</strong>giden yol açıldı. Sonrasında<strong>&nbsp;</strong>siyaset sahnesinde&nbsp;<strong>VIKTOR</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>YUŞÇENKO-YULİYA</strong><br />
<strong>TİMOŞENKO-VİKTOR</strong></p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/04/02/kuzey-ruzgari" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>YAZININ DEVAMI...</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Apr 2021 08:23:07 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan soruları</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/ramazan-sorulari-316</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/ramazan-sorulari-316</guid>
                <description><![CDATA[Ramazan soruları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Akp kongrelerini lebaleb doldururken, kafeleri restoranları kapatarak esnafın rızkını yemek, kul hakkını yemek, orucu bozar mı?</p>

<p>★</p>

<p>Gözümüzün içine baka baka gerçek vaka sayılarını gizleyen, gerçek vefat sayılarını çarpıtan, aşı konusunda herkesi ahmak yerine koyan Fahrettin Koca'nın yalancı dolmaları yutulursa, oruç sakatlanır mı?</p>

<p>★</p>

<p>Herkese yetecek kadar aşı yokken, 150'şer 150'şer ölen millet mecburen yaş sırasını beklerken, siyasetçilerin herkesin önüne geçerek, başkasının hakkını kullanarak, aşı olmaları helal midir?</p>

<p>★</p>

<p>Ayasofya imamı varken, bilim kurulu günah değil midir?</p>

<p>★</p>

<p>“Milletin orasına koyacağız” diyen yandaş müteahhidin parası, sokağa çıkma yasağında bile ödeniyorsa, köprüden geçmediğimiz halde cünüp olur muyuz? Yolcu garantisi verilen havalimanına uçmadığımız halde güsul abdesti almamız gerekir mi?</p>

<p>★</p>

<p>Rüyada pcr testimizin pozitif çıktığını görmek, hayra alamet midir?</p>

<p>★</p>

<p>Sağlık bakanlığından torpille Biontech aşısı ayarlayıp, etrafa Çin aşısı oldum demek, gıybet midir?</p>

<p>★</p>

<p>İçişleri bakanlığımızdan bile, dışişleri bakanlığımızdan bile, sanayi bakanlığımızdan bile, hatta asrın liderimizden bile daha fazla bütçe harcayan diyanet işleri başkanlığı, geçen sene 27 lira olan fitreyi bu sene muhteşem bir artışla 28 lira yaptıysa, sayın garibanlarımızın 1 liralık zammı tasarruf etmek yerine, bozdurup bozdurup harcaması caiz midir?</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/ramazan-sorulari-6348118/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Apr 2021 08:20:47 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sentetik din</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/sentetik-din-315</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/sentetik-din-315</guid>
                <description><![CDATA[Sentetik din]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Size geleceğini söylüyorduk bunların, ama birileri “<strong>yok canım, daha neler!”</strong>deyip geçiştiriliyordu.</p>

<p>Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. Benim çocukluğumda naylonla yeni tanışmıştık ve şarkısı da vardır: “<strong>Evlenmeyin bekârlar naylon kızlar çıkacak</strong>”. Bugün o da var artık.</p>

<p>Sentetik din yeni bir şey değil aslında. Geçen Babürler zamanında bir “<strong>Din-i İlahi</strong>” diye sultan “karma bir din” icat etmişti. Dinlerarası diyalogçu, her inançtan bir şeyler alıp yapılan bir din. Dil olarak&nbsp;<strong>Esperantoca</strong>’nın din’e uyarlanmış şekli.</p>

<p>Aslında farkında değiliz ama son 300 yıldır, bu bilim ve akıl çağı tam bir cahiliye çağına döndü. Altını bırakıp mısıra saldıran horoz misali. Hakikati bırakıp göreceli olan gerçeğin peşinde, Şeytanın meşalesinin aydınlattığı yönde ilerledik. Bizim İlahiyatçılarımız münevver değil aydın. Dini aydınlamacı, yaratılışçı değil, varoluşçu bir akılla sorguladılar. Ahlakı etik, normalizasyon ve moral olarak genetik, hormonal, sosyolojik ve psikososyal bir algı olarak yorumlama yoluna gittiler. Dini tarihsel bir olgu olarak görüp, onu geçmişe mahkûm ettiler.</p>

<p>İdeoloji dediğin ne ki! Modern ideolojiler açısından baktığınızda hepsinin şasesi aynı. Hepsi Siyonizm’in modifikasyonundan ibaret. Kapitalizm, Komünizm ve Faşizmi ele alalım. Siyonistler ne diyor: “<strong>Her şey Yahudiler için, Yahudilere göre, Yahudiler tarafından</strong>.”</p>

<p>Faşistler ne diyor? Aslında aynı şeyi söylüyor. Tek farkla; “Yahudi“ yerine kendi ırkının, ulusunun adını yazıyor.. Komünistler ne diyor? Irkın, ulusun yerine “İşçi sınıfı” yazıyor. Kapitaliste gelince; onlar “Para Tanrının çalışan, bilen kişilere ödülüdür” diyor. O zaman dünyayı yönetmesi gereken onlardır. Yani “Yahudi” yerine “Parası olan” yazın, bir şey değişmeyecektir. Paran kadar konuşacaksın. Amerika’da vergi karnesi seçmen kartı gibidir. Verdiğin vergiyi yönetmek adına oy kullanırsın. Yani bu sistemde parayı veren düdüğü çalıyor.</p>

<p>Hristiyanlık mesela, tamamen sentetik bir din. İncil de öyle. Hristiyanlık Hz. İsa’dan elli yıl sonra Hatay’da, Tarsuslu bir Yahudi, Roma ajanı olan Saul tarafından icat edildi. İncil ise, yüzlerce İncil arasından İznik konsülünde yeni Hristiyan olan Konstantin’in yönlendirmesi ile biçimlendirildi.</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/sentetik-din-35405.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a>.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Apr 2021 08:17:12 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Meclis’te güvenlik soruşturması krizi</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/mecliste-guvenlik-sorusturmasi-krizi-314</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/mecliste-guvenlik-sorusturmasi-krizi-314</guid>
                <description><![CDATA[Meclis’te güvenlik soruşturması krizi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik soruşturmasıyla ilgili yasa teklifinin oylanması hakkında muhalefet partileri, “İktidara gol attık” sevinci içindeydi. Hatta İYİ Parti’li Müsavat Dervişoğlu, “Öyle bir gol yediniz ki, Rüştü’yü kaleye geçirseniz o golü çıkaramazdı” dedi. İktidar ise VAR’a gidip, hakemin hatalı kararını düzeltme havasındaydı.</p>

<p>Bakmayın böyle futbol deyimiyle anlattığıma. Güvenlik soruşturmasıyla ilgili yasa teklifinin görüşmeleri nedeniyle Meclis’te ciddi bir gerilim yaşandı.</p>

<p>CHP’li Meclis Başkanvekili&nbsp;<strong>Haydar Akar</strong>, güvenlik soruşturmasıyla ilgili kanun teklifinin tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlandığını belirterek, maddelere geçilmesini oylamaya sunuyor.</p>

<p><strong>TUTANAKLAR</strong></p>

<p>Devamını Meclis tutanaklarından aktarıyorum.</p>

<p>CHP Grup Başkanvekili&nbsp;<strong>ÖZGÜR ÖZEL&nbsp;</strong>– Biz çoğuz... Başkanım, burada artık hiç şüpheye... Kesinlikle çoğuz Başkan. Siz de sayabilirsiniz, hiç şeye gerek yok. Reddedildi, reddedildi Sayın Başkan.</p>

<p>CHP Adana Milletvekili&nbsp;<strong>ORHAN SÜMER</strong>&nbsp;–<strong>&nbsp;</strong>&nbsp;Başkan, bak, içeriye çağırıyorlar.</p>

<p>CHP Grup Başkanvekili&nbsp;<strong>ÖZGÜR ÖZEL–</strong>&nbsp;Uyuşmazlık değil, siz kendiniz görüyorsunuz Sayın Başkan.</p>

<p>CHP Adana Milletvekili&nbsp;<strong>ORHAN SÜMER&nbsp;</strong>– Başkanım, çağırıyorlar, bak. Başkanım, içeri çağırıyorlar.</p>

<p>MHP Grup Başkanvekili<strong>&nbsp;MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL&nbsp;</strong>– Başkanım, biz fazlayız.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/mecliste-guvenlik-sorusturmasi-krizi-41777958" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 02 Apr 2021 08:13:11 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dersimiz 4 işlemle CoVID</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/dersimiz-4-islemle-covid-313</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/dersimiz-4-islemle-covid-313</guid>
                <description><![CDATA[Dersimiz 4 işlemle CoVID]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Siz maske diyorsunuz, biz diyoruz ki, maske profesyonel, dar zaman ya da belli sektörlerde işe bağlı bir korunma yöntemi. Maskenin duruma özel olması gerekir. Maske takan bone de takmalı, eldiven de. Öksürüp hapşırınca değişmeli, en fazla 2 saatte bir değiştirilip tıbbi atık olarak imha edilmeli. Yoksa mikrobu yoğuşturur, sonra da bulaştırırsınız. Maske ele alınmaz, cebe, masaya konulmaz. Maskeyi yaşlılar, astım hastaları ya da akciğer yetmezliği olan kişiler takmamalı. Performans gerektiren işler yapılırken maske takarsanız, hem gaza, hem frene basmış olursunuz. Maske, hem de iki maske üst üste takanlar, bir de separatör takanlar var. Zaten siz yeteri kadar bırakın oksijen almayı, hava almıyorsunuz ki. Bu da hastalığı daha da ağırlaştırır, ölümcül hale getirir. Bu şekli ile bulaşı artırırsınız. Burnunuzu da içeri alacak şekilde maskeyi gözünüze kadar kapatırsanız, gözünüze sıcak karbondioksit püskürtmeye devam ederseniz, göz kuruluğundan, katarakt olmaya kadar göz sağlığına zarar verirsiniz.</p>

<p>Zaten görsel olarak toplumda psikolojik bası sonucu toplum “hastalık hastası oldu”. Gobbels tarzı bir propagandayla, toplumun belli bir kesimi “korku pandemisi”ne yakalandı. CoVID üzerinden aileler dağılma noktasına geldi. Eğitim dedikleri şey dibe vurdu. Bir cinnet toplumuna döndük. İntihar vakaları artıyor, orta direk yani esnaf perişan.. CoVID’i üretenler, bir taşla birkaç kuş vurdular.</p>

<p>CoVID ne ki, turpun büyüğü heybede. CoVID bir alan taraması. CoVID’i üreten akıl, onu gizlemek için PCR testini de üretti. Onun etkisini manipüle etmek için ilacını da, aşısını da planladı. Bu vesile ile mRNA’yı da test ediyorlar. Gıda ve ilaç üzerinde RF ve 5G etkisini test ediyorlar.&nbsp;</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/dersimiz-4-islemle-covid-35361.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ &nbsp;DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Mar 2021 11:48:16 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yerli ve milli kokain</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/yerli-ve-milli-kokain-312</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/yerli-ve-milli-kokain-312</guid>
                <description><![CDATA[Yerli ve milli kokain]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Asrın liderimiz milli içkimizin ayran olduğunu anlatırken, Atatürk dönemine ait enteresan bir iddia ortaya atmıştı, “cumhuriyetin ilk yıllarında sağlığa faydalı denilerek çocuklara bira sevdirmeye çalıştılar, Atatürk Orman Çiftliği'nde çocuklara süt gibi, meyve suyu gibi alkollü içkiler içiriliyordu, elimizde fotoğrafları var” demişti.</p>

<p>★</p>

<p>Ertesi gün, yandaş medyada koro halinde aynı fotoğraf yayınlanmıştı, Atatürk Orman Çiftliği'ndeki bira fabrikasının açılışının yapıldığı gün çekilmişti, beş yaşındaki manevi kızı Ülkü, Atatürk'ün kucağında oturuyordu, Ülkü'nün elinde koyu renkli cam bir şişe vardı, “işte o dönemde çocuklara bira içirildiğinin kanıtı” deniyordu.</p>

<p>★</p>

<p>Halbuki…</p>

<p>Atatürk Orman Çiftliği'nde bira fabrikasıyla birlikte malt fabrikası da kurulmuştu, çocuklar için sağlığa yararlı, elbette kesinlikle alkolsüz, malt hülasası üretiliyordu. Sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada çocuklar için kullanılan gıda takviyesiydi.</p>

<p>“Şark Malt Hülasası” adıyla üretilen bu besleyici içecek, isteyen herkes ulaşabilsin diye eczanelerde satılıyordu.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/yerli-ve-milli-kokain-6339160/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Mar 2021 11:43:20 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kod adı HRC.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kod-adi-hrc-311</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kod-adi-hrc-311</guid>
                <description><![CDATA[Kod adı HRC.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>S</strong><strong>ÜVEYŞ&nbsp;</strong>Kanalı deniz trafiğine kapandı... Buna bir kaza olarak bakanlar, bir de benim gibi&nbsp;<strong>KÜRESEL</strong>&nbsp;<strong>KAVGANIN&nbsp;</strong>ringi olarak görenler var... Genel itibariyle Türkiye'de ya da diğer ülkelerde büyük oyuncuları bilen çok az... Olaylara küçük mercekler tutuluyor.<br />
Haliyle bir şey de anlaşılmıyor... Gelin&nbsp;<strong>DERİN BAĞLANTILARI&nbsp;</strong><strong>SÜVEYŞ OLAYI&nbsp;</strong>üzerinden okuyalım...<br />
Öncelikle kilit isimlerden biri Hillary Clinton... Eşi ABD başkanlığı, kendisi ise&nbsp;<strong>BAKANLIK&nbsp;</strong>yapmış bir isim.<br />
Trump'a seçimlerde kaybeden hanımefendi...<br />
Amerikan istihbaratının yani CIA'nın önemli isimlerinden biri.<br />
Teşkilattaki&nbsp;<strong>KOD&nbsp;</strong>ismi&nbsp;<strong>EVERGREEN</strong>... Yani Süveyş Kanalı'nda karaya oturan geminin ismiyle aynı!<br />
Şaka gibi ancak değil...<br />
Bizler her olayı&nbsp;<strong>"TESADÜF"&nbsp;</strong>diye geçiştirmeye devam edersek pek çok şeyi uzaktan izlemekle yetineceğiz...<br />
Gemiye girmişken devam edelim...<br />
Her gemide olduğu gibi bu gemide de&nbsp;<strong>CALL SIGN&nbsp;</strong>yani&nbsp;<strong>ÇAĞRI İŞARETİ&nbsp;</strong>vardır...<br />
Çağrı işaretleri gemilerin yaklaştığı kıyılardaki otorite tarafından haberleşme ve kontrol için kullanılmaktadır.<br />
Bu geminin ki de H3RC...<br />
Yani Hillary Rodham Clinton...</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/03/27/kod-adi-hrc" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Mar 2021 13:16:46 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“4 işlem” hesabı ile “CoVID yalanı”</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/4-islem-hesabi-ile-covid-yalani-310</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/4-islem-hesabi-ile-covid-yalani-310</guid>
                <description><![CDATA[“4 işlem” hesabı ile “CoVID yalanı”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>3 bilinmeyenli bir denklem değil, öyle bilim kurullarına filan da gerek yok, söylediklerinin bilimsel tarafı da yok aslında. Bilim işin kandırmacası, maskesi, imajı ne derseniz deyin. Ben “<strong>Beydaba dili</strong>” ile bir dedenin ya da ninenin torunlarına anlattığı gibi anlatacağım. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Hem zaten anlamak istemeyen birine ne anlatabilirsiniz ki. Hem de gözleri var görmüyorlarsa, kulakları var duymuyorlarsa, kalpleri var hissetmiyorsa. Kalpleri mühürlenmişse, kafaları kiralanmışsa, onlara anlatsan da bir anlatmasan da!</p>

<p>Bize yaklaşık 1,5 yıldır aynı şeyler söyleniyor.&nbsp;<strong>Maske, Mesafe, Musluk. HES</strong>, aşı olacaksınız.&nbsp;<strong>DSÖ</strong>,&nbsp;<strong>FDA, Bill’in adamları</strong>&nbsp;ne derse o. Bunları söylemek için o kadar politika kurullarına,&nbsp;<strong>bilim kurullarına</strong>&nbsp;gerek yok,&nbsp;<strong>Bill’in kurulları</strong>&nbsp;ve kuralları yeter.. Bu zaten&nbsp;<strong>DSÖ</strong>’nün, bu&nbsp;<strong>CoVID</strong>&nbsp;dedikleri “biyolojik ajan” üretilirken planladıkları sloganlardan ibaret şeyler. Bu “<strong>Biyolojik savaş ajanı</strong>” üretilirken üretildi, bu&nbsp;<strong>PCR tanı kiti</strong>. Bunun ilacı ve aşısı da o günden planlandı, patentlendi. Üretim, pazarlama, dağıtım ve uygulama standartları belirlendi.</p>

<p>Farkında mısınız, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü on yıldır&nbsp;<strong>Coronavirüs</strong>grubu&nbsp;<strong>SARS, MERS, Domuz ve Kuş gribi</strong>ni on yıldır izliyor ve haftalık olarak raporluyordu. Ne oldu da bu&nbsp;<strong>CoVID</strong>&nbsp;ile birlikte bir anda bu izleme, raporlama, değerlendirme ve derecelendirme faaliyetlerine son verildi. Bu sorunun bir cevabı var mı?</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/4-islem-hesabi-ile-covid-yalani-35353.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Mar 2021 13:12:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“4 işlem” hesabı ile “CoVID yalanı”</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/4-islem-hesabi-ile-covid-yalani-309</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/4-islem-hesabi-ile-covid-yalani-309</guid>
                <description><![CDATA[“4 işlem” hesabı ile “CoVID yalanı”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>3 bilinmeyenli bir denklem değil, öyle bilim kurullarına filan da gerek yok, söylediklerinin bilimsel tarafı da yok aslında. Bilim işin kandırmacası, maskesi, imajı ne derseniz deyin. Ben “<strong>Beydaba dili</strong>” ile bir dedenin ya da ninenin torunlarına anlattığı gibi anlatacağım. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Hem zaten anlamak istemeyen birine ne anlatabilirsiniz ki. Hem de gözleri var görmüyorlarsa, kulakları var duymuyorlarsa, kalpleri var hissetmiyorsa. Kalpleri mühürlenmişse, kafaları kiralanmışsa, onlara anlatsan da bir anlatmasan da!</p>

<p>Bize yaklaşık 1,5 yıldır aynı şeyler söyleniyor.&nbsp;<strong>Maske, Mesafe, Musluk. HES</strong>, aşı olacaksınız.&nbsp;<strong>DSÖ</strong>,&nbsp;<strong>FDA, Bill’in adamları</strong>&nbsp;ne derse o. Bunları söylemek için o kadar politika kurullarına,&nbsp;<strong>bilim kurullarına</strong>&nbsp;gerek yok,&nbsp;<strong>Bill’in kurulları</strong>&nbsp;ve kuralları yeter.. Bu zaten&nbsp;<strong>DSÖ</strong>’nün, bu&nbsp;<strong>CoVID</strong>&nbsp;dedikleri “biyolojik ajan” üretilirken planladıkları sloganlardan ibaret şeyler. Bu “<strong>Biyolojik savaş ajanı</strong>” üretilirken üretildi, bu&nbsp;<strong>PCR tanı kiti</strong>. Bunun ilacı ve aşısı da o günden planlandı, patentlendi. Üretim, pazarlama, dağıtım ve uygulama standartları belirlendi.</p>

<p>Farkında mısınız, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü on yıldır&nbsp;<strong>Coronavirüs</strong>grubu&nbsp;<strong>SARS, MERS, Domuz ve Kuş gribi</strong>ni on yıldır izliyor ve haftalık olarak raporluyordu. Ne oldu da bu&nbsp;<strong>CoVID</strong>&nbsp;ile birlikte bir anda bu izleme, raporlama, değerlendirme ve derecelendirme faaliyetlerine son verildi. Bu sorunun bir cevabı var mı?</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/4-islem-hesabi-ile-covid-yalani-35353.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Mar 2021 13:12:01 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Montrö</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/montro-308</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/montro-308</guid>
                <description><![CDATA[Montrö]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>1941.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı patlamıştı.</p>

<p>Barbarossa Harekatı başladı, Sovyetler Birliği'nin Nazi Almanyası tarafından işgal edilme planının kod adı'ydı.</p>

<p>Alman donanmasını Karadeniz'e geçirmek istiyorlardı ama karşılarında “Türk kilidi” vardı… Sadece beş yıl önce imzalanan Montrö Sözleşmesi nedeniyle Çanakkale ve İstanbul boğazlarından savaş gemisi geçirebilmeleri mümkün değildi.</p>

<p>Hitler, Türk hükümetine “hile” teklif etti.</p>

<p>“Atılay, Saldıray, Yıldıray denizaltılarınızı bize satın” dedi.</p>

<p>Bizim denizaltıları Alman mürettebatla Karadeniz'e salacaktı.</p>

<p>İsmet İnönü derhal reddetti.</p>

<p>Bunun üzerine, Hitler düşündü taşındı, Fatih Sultan Mehmet'in karadan yürüterek Haliç'e kadırga indirmesi gibi, Avrupa'yı boydan boya yürüterek, Karadeniz'e denizaltı indirmeye karar verdi!</p>

<p>Efsanevi U-Bot'ların dizaynında değişiklik yaptılar, Tip2 adıyla, daha küçük, daha hafif, 42 metre boyunda, 4 metre eninde, 270 ton ağırlığında, altı adet özel denizaltı ürettiler.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/montro-6337451/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Mar 2021 13:04:25 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu dava sürdükçe paketten bir şey çıkmaz</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/bu-dava-surdukce-paketten-bir-sey-cikmaz-307</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/bu-dava-surdukce-paketten-bir-sey-cikmaz-307</guid>
                <description><![CDATA[Bu dava sürdükçe paketten bir şey çıkmaz]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Cumartesi.</p>

<p>O nedenle bugünkü yazımı&nbsp;<strong>Cumartesi Anneleri</strong>'ne ayırmak istedim.</p>

<p><strong>Berfo Ana</strong>'yı anımsarsınız.</p>

<p>12 Eylül 1980 sabahı evden alınan oğlu&nbsp;<strong>Cemil</strong>'i (Kırbayır) bir daha hiç göremedi. Yıllarca bir mezar aradı.&nbsp;<strong>“Ölmeden önce oğlumun mezarını görmek istiyorum”</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>AK Parti de demokrasiyi güçlendireceği vaadinde bulunduğu o yıllarda&nbsp;<strong>Berfo Ana</strong>'yı sembol olarak kullandı ama oğlu&nbsp;<strong>Cemil</strong>'in mezarına kavuşabilmesi için arpa boyu dahi yol alamadı. Zaten seçim ve referandumlar bitince de Berfo Ana unutuldu gitti.</p>

<p><strong>Berfo Ana</strong>&nbsp;tam 105 yaşına dek dirense de amacına ulaşamadı. Tabiri caizse&nbsp;<strong>“gözü açık gitti”</strong>.</p>

<p>Türkiye'de&nbsp;<strong>Cemil Kırbayır</strong>&nbsp;gibi devlet binalarında kaybedilmiş&nbsp;<strong>bin 352</strong>&nbsp;kişi var.</p>

<p>Onların anneleri, babaları, kardeşleri de&nbsp;<strong>Berfo Ana&nbsp;</strong>gibi yıllardır çocuklarını arıyor.</p>

<p><strong>27 Mayıs 1995 Cumartesi</strong>&nbsp;günü&nbsp;<strong>Galatasaray Lisesi</strong>önünde başlattıkları oturma eylemlerini yıllarca barışçı bir şekilde sürdürdüler. Bu süre içinde hep cumartesi toplandıkları için&nbsp;<strong>“Cumartesi Anneleri”</strong>&nbsp;diye anıldılar.</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/bu-dava-surdukce-paketten-bir-sey-cikmaz-6337354/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Mar 2021 13:00:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarihte bir dinlerarası diyalog denemesi: “Din-i İlahi”</title>
                <category>Abdurrahman Dilipak</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/tarihte-bir-dinlerarasi-diyalog-denemesi-din-i-ilahi-306</link>
                <author>bilgi@haberimistanbul.com (Abdurrahman Dilipak)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/tarihte-bir-dinlerarasi-diyalog-denemesi-din-i-ilahi-306</guid>
                <description><![CDATA[Tarihte bir dinlerarası diyalog denemesi: “Din-i İlahi”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>İslam’da tahrif faaliyetleri sadece bugüne ait bir konu değil. Ya da sadece Asya’da, Afrika’da, Arap dünyasında, Şiilerde, Sünnilerde, Sufilerde, Selefilerde de değil. Demem o ki, kimse kendi dergahını masum, mağfur bir mekan gibi görmesin. Peygamber mescidleri, evleri bile bu anlamda korunmuş değil. Dini tahrif edenler sadece cahiller, gelenekçiler değil, ilahiyatçılar da bu tahriften sorumlu. Medya, STK’lar, siyasiler de aynı günahın bir parçası olabilir.</p>

<p>Bu bela bugün bizim başımızda, geçmişte, Yahudilik, Hristiyanlık bu işten büyük zarar gördü. Bugün var güçleri ile tevhidin son kalesi olan İslam’a saldırıyorlar. Allah, kitap, resul, mezhep, tarikat, her şey tartışma konusu yapılmaya çalışılıyor. Cumhuriyetle başlamadı bu ifsat hareketi, Osmanlı’da da vardı. Cumhuriyet döneminde, ardından darbeler döneminde hep laiklik maskesi ile geldiler üzerimize. Hatta Kur’an’dan ahkâm ayetlerini çıkartıp, yerine nutuktan parçalar eklemek isteyenler de oldu. Mesela, 1526-1858 yılları arasında Hindistan’da hüküm süren bir Türk devleti&nbsp;<strong>Babür şahlığında</strong>Ekber Şah, “<strong>dinlerarası diyalog</strong>”dan da daha ileriye giderek tüm dinleri birleştirip tek bir din ilan etti. Yeni birleşik dinin adı “<strong>Dîn-i İlâhî</strong>” idi. Bu dine göre, günde 4 vakit Güneş’e ibâdet ve Ekinoks kutlaması olan Nevruz’da şarap içmek farzdı.. Dîn-i İlâhî’ye kabul ayinleri Güneş’in saltanat günü olan Pazar günü yapılıyordu ve ayrıca gök cisimleri ile ilgili zikir ayinleri vardı.</p>

<p><a href="https://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/abdurrahman-dilipak/tarihte-bir-dinlerarasi-diyalog-denemesi-din-i-ilahi-35342.html" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Mar 2021 07:39:36 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdurrahman-dilipak-1599474905.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanal tedavisi.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/kanal-tedavisi-305</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/kanal-tedavisi-305</guid>
                <description><![CDATA[Kanal tedavisi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>A</strong><strong>LASKA'DAKİ&nbsp;</strong>ABD ile Çin görüşmeleri bitti.<br />
Çin Dışişleri Bakanı, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu ülkelere seyahate çıktı. Dünya ticaretinin&nbsp;<strong>YÜZDE</strong><br />
<strong>12</strong>'sinin yapıldığı, daha çok&nbsp;<strong>AVRUPA</strong>'ya petrol ve gaz taşınan&nbsp;<strong>SÜVEYŞ</strong>&nbsp;<strong>KANALI&nbsp;</strong>bir geminin karaya oturması sonucu trafiğe kapandı! Karaya oturan gemi&nbsp;<strong>PANAMA&nbsp;</strong>bandıralı. İşleten ise&nbsp;<strong>TAYVANLI&nbsp;</strong>bir şirket.<br />
Gemi&nbsp;<strong>ÇİN</strong>'den aldığı yükleri Hollanda'ya götürüyordu.<br />
Yani oradan İngiltere'ye de Avrupa'ya da dağıtılacaktı.<br />
Kanalda karaya oturan ve ince hesaplarla&nbsp;<strong>ZARAR</strong>&nbsp;görmesi engellenen geminin uzunluğu 400 metre.&nbsp;<strong>ASYA</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>AVRUPA&nbsp;</strong>ticaretini birbirine bağlayan geminin kanalı kapatması bile petrol fiyatlarının sıçramasına yetti.<br />
Denizleri pek bilmeyiz.<br />
Hayatımızın genel olarak dışındadır. Ancak hem sahiplerinin hem bağlı olduğu istihbarat örgütlerinin hem ne taşıdıklarının hem de kimlerle mücadele ettiklerinin bilinmesi şarttır.<br />
Günde ortalama 50 geminin geçtiği&nbsp;<strong>SÜVEYŞ KANALI</strong>&nbsp;yaklaşık 6 milyar dolar gelir bırakmakta. Evergreen şirketi ise büyük&nbsp;<strong>KARGO</strong>&nbsp;gemileriyle dünyada tek. Gücü gemilerinin büyüklüğünden değil ilişkilerinden kaynaklanmakta.</p>

<p><a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/03/26/kanal-tedavisi" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Mar 2021 07:34:50 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: ‘Masa başında değil, sahada olacağız’</title>
                <category>Abdulkadir Selvi</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/erdogan-masa-basinda-degil-sahada-olacagiz-304</link>
                <author>akadir@haberimistanbul.com (Abdulkadir Selvi)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/erdogan-masa-basinda-degil-sahada-olacagiz-304</guid>
                <description><![CDATA[Erdoğan: ‘Masa başında değil, sahada olacağız’]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kongreden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni MKYK üyeleri ile AK Parti Genel Merkezi’nde ilk toplantısını yapmıştı. Yeni yönetimin belirlendiği toplantıda Erdoğan, yeni yönetime ilk talimatını veriyor. “Artık masa başında değil, sahada olacağız. AK Parti sahada olacak” diyor.</p>

<p><strong>2023 SEÇİMLERİ</strong></p>

<p>AK Parti’nin yeni yönetimi aynı zamanda partiyi 2023 seçimlerine taşımak gibi çok önemli bir misyona sahip. Cumhurbaşkanı<strong>Erdoğan</strong>,&nbsp;<strong>“Önümüzde 2023 seçimleri var. 2023 seçimleri ülkemiz için tarihi bir dönüm noktasında yaşanacaktır”</strong>demişti.&nbsp;<strong>Erdoğan,&nbsp;</strong>MKYK toplantısının açılışında da 2023 seçimlerine değiniyor.&nbsp;<strong>“2023 bir dönüm noktası olacak”</strong>&nbsp;diyor. Ardından da&nbsp;<strong>“Artık masa başında değil, sahada olacağız”</strong>&nbsp;diye konuşuyor.</p>

<p><strong>2023 PERSPEKTİFİNE GÖRE</strong></p>

<p><strong>Erdoğan</strong>, gençlik ve kadın kolları yönetimini 2023 perspektifine göre şekillendirmiş,&nbsp;<strong>“Yeni bir anlayış getiriyoruz”&nbsp;</strong>diye şifreyi vermişti. AK Parti MKYK’sını ise önce 50’den 75’e çıkardı. Yeni başkanlıklar oluşturdu. İlk MKYK toplantısını asıl ve yedek üyelerle birlikte yapıyor.</p>

<p><strong>BOSTANCI’DAN MAMAK CEZAEVİ</strong></p>

<p>İlk toplantıda MKYK üyelerini kendilerini tanıtıyorlar.</p>

<p><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/erdogan-masa-basinda-degil-sahada-olacagiz-41772207" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Mar 2021 07:24:57 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/abdulkadir-selvi-1600240226.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tarihi keşifler!</title>
                <category>Deniz Zeyrek</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/tarihi-kesifler-303</link>
                <author> (Deniz Zeyrek)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/tarihi-kesifler-303</guid>
                <description><![CDATA[Tarihi keşifler!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Biliyorsunuz, bir süre önce&nbsp;<strong>Galata Kulesi</strong>'nin işletmesi<strong>Kule-i Zemin Vakfı</strong>&nbsp;adına tescil edilmiş, bu vesileyle işletmesi&nbsp;<strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi</strong>'nden&nbsp;<strong>(İBB)</strong>alınmış,&nbsp;<strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı</strong>'na devredilmişti.</p>

<p>On yıllardır<strong>&nbsp;İBB</strong>&nbsp;tarafından işletilen tarihi kule için, belediye CHP'ye geçtikten sonra bu işlemin yapılması son derece manidardı.</p>

<p>Daha bu karara yönelik kamuoyu tepkisi dinmeden ve İBB tarafından açılan dava sonuçlanmadan&nbsp;<strong>Gezi Parkı</strong>&nbsp;da<strong>İBB</strong>'den alınarak&nbsp;<strong>Sultan Beyazıt Hanı Veli Vakfı</strong>&nbsp;adına tescillendi.</p>

<p>Bu nedenle başlayan tartışmada da öğrendik ki&nbsp;<strong>Selimiye Kışlası, Adile Sultan Sarayı, Pera Palas Otal, Vefa Lisesi, Şişli Etfal Hastanesi, Sait Halim Paşa Yalısı</strong>&nbsp;gibi&nbsp;<strong>1014</strong>taşınmaz, değişik vakıflara geçmiş.</p>

<p><strong>Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong>, konuyla ilgili yaptığı açıklamada bu taşınmazların belgelerinde yapılan incelemeler sonunda bu kararların alındığını duyurdu.</p>

<p>★★★</p>

<p>Bu açıklamaya siz inandınız mı?</p>

<p>Ben inanmadım.</p>

<p>Neden inanmadığımı&nbsp;<strong>Gezi Parkı</strong>&nbsp;kararı üzerinden anlatayım:</p>

<p>Biliyorsunuz bütün şehirlerde parkları belediyeler yapar. İşletmesi, güvenliği, temizliği de belediyelerin sorumluluğunda olur.</p>

<p><strong>Gezi Parkı</strong>&nbsp;da neticede bir parktır ve bütün sorumluluğu<strong>İBB</strong>'ye</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/deniz-zeyrek/tarihi-kesifler-6335792/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI...</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Mar 2021 07:15:39 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/de-1599331800.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akp kongresi</title>
                <category>Yılmaz Özdil</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/akp-kongresi-302</link>
                <author>yilmaz@haberimistanbul.com (Yılmaz Özdil)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/akp-kongresi-302</guid>
                <description><![CDATA[Akp kongresi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Hem adına kurbanım, hem Allahına, Adana hoşgeldin</p>

<p>Alem düşman kesilse, gönül senden vazgeçmez, Adıyaman hoşgeldin</p>

<p>Kaymaktan tatlı dilin, yolumuz senin yolun, Afyonkarahisar hoşgeldin</p>

<p>Gönlün dağından yüce, her şey olsun gönlünce, Ağrı hoşgeldin</p>

<p>Gökte yıldızım ay'ım, yerde sarayımsın, Aksaray hoşgeldin</p>

<p>Kızıl elma'ya koşan şehzadelerin şehri, Amasya hoşgeldin</p>

<p>Selçuklu'nun emaneti, İstiklal Harbimizi yöneten, Cumhuriyetimizi kuran başkentim, Ankara hoşgeldin</p>

<p>Ruha şifadir denizin güneşin tabiatın, Antalya hoşgeldin</p>

<p>Name olsam tellerine, kurban olam yollarına, Ardahan hoşgeldin</p>

<p>Senin gibi yari olan neyler ayvayı narı, Artvin hoşgeldin</p>

<p>Efelerin töresi, ecdadımın mirası, Aydın hoşgeldin</p>

<p>Dağları bağ, vadileri altın deresi, Balıkesir hoşgeldin</p>

<p>Coğrafyanın kalbinde zümrütten bir nakışsın, Bartın hoşgeldin</p>

<p>Türkünü Dicle söyler, akan gönülce söyler, Batman hoşgeldin</p>

<p>Dedem Korkut soy soylar, yurdu şen olana, Bayburt hoşgeldin</p>

<p><a href="https://www.sozcu.com.tr/2021/yazarlar/yilmaz-ozdil/akp-kongresi-6335596/" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;">YAZININ DEVAMI..</a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Mar 2021 07:12:38 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/yilmaz-ozdil-1600239671.png"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tercih.</title>
                <category>Ergün Diler</category>
                <link>https://www.haberim.istanbul/makale/tercih-301</link>
                <author>info@haberimistanbul.com (Ergün Diler)</author>
                <guid>https://www.haberim.istanbul/makale/tercih-301</guid>
                <description><![CDATA[Tercih.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>B</strong><strong>U&nbsp;</strong>yılın en önemli zirvesi kuşkusuz&nbsp;<strong>ALASKA</strong>'daki ABD-Çin buluşması idi. Toplantı sonrası pek bir şey sızmadı.<br />
Doğaldı. Ancak ABD'nin biriken cari açığı ve borçlarının SIFIRLANMASI gerekiyordu. Gizli gündem buydu. Çünkü ÇİN hem rakip hem de alacaklıların başında yer alan ülkeydi...<br />
Anchorage'daki toplantıya ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Çin Politbüro üyesi Yang Jiechi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi katıldı. Perde arkası sızmadığı için işin magazini yapıldı.<br />
Zirveye Çinli kadın çevirmen Zhang Jing damgasını vurdu.<br />
Videoları milyonlarca kez izlendi. Güzelliği ve aklıyla öne çıkan Jing, 15 dakika nefes almadan çeviri yaptı!<br />
Bunun üzerine Amerikalılar, "Çin ile mi hanımefendi ile mi müzakere yapıyoruz" esprisini de patlattılar...<br />
Neyse...&nbsp;<strong>İŞ ÇOK CİDDİ...</strong><br />
Bu zirveden sonra bizi de ilgilendiren son derece ilginç gelişme oldu. Bunu da önceki gün öğrendik... Israrla "<strong>TÜRKİYE</strong>'nin ne önemi var" diyenlerin yakından bilmesi gereken bir gelişmeydi bu! Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ALASKA'dan sonra TÜRKİYE'ye geliyordu.<br />
Önceki akşam "Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, 24- 26 Mart 2021 tarihlerinde Türkiye'ye ziyarette bulunacaktır..." bilgisini okuyunca&nbsp;<strong>"TAMAM"</strong>&nbsp;dedim... Çinli Bakan Türkiye'nin yanı sıra Suudi Arabistan, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Umman'a da gidecekti... Ve bu program ALASKA'daki ABD ile yapılan zirveden sonra doğuyordu! Biden hala&nbsp;<strong>ANKARA'yı&nbsp;</strong>aramamışken Wang Yi'nin geliyor olması&nbsp;<strong>TÜRKİYE</strong>'nin dünya üzerindeki konumu, iç siyasetin ritmi, kadroların oluşturulması üzerinde etkisini gösterecekti...<br />
Çinli&nbsp;<strong>BAKANIN, AK</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>PARTİ'nin&nbsp;</strong>KONGRESİ'nin<strong>&nbsp;</strong>yapıldığı gün gelmesi de<strong>&nbsp;</strong>ilginçti. Başkan Erdoğan<strong>&nbsp;</strong>kongrede çok önemli<strong>&nbsp;</strong>mesajlar veriyordu. Benim<strong>&nbsp;</strong>en çok üzerinde durduğum<strong>&nbsp;</strong>şu çıkış oldu: "Afrika, Asya<strong>&nbsp;</strong>ve Avrupa'nın kalbinde yer<strong>&nbsp;</strong>alan bir ülke olarak, bizim ne<strong>&nbsp;</strong>doğuya ne de batıya sırtımızı<strong>&nbsp;</strong>dönme lüksümüz yoktur.<br />
Birbiriyle rekabet, hatta gerilim halinde olan ülkelerle aynı anda dengeli, tutarlı ve uzun vadeli iş birlikleri geliştirmenin kolay olmadığını elbette biliyoruz. Ancak Türkiye, hem coğrafi konumu hem ekonomik çıkarları hem de kuşatıcı dış politika vizyonuyla, bunu başaracak güce ve dirayete sahiptir..." Yani BAŞKAN ERDOĞAN Türkiye'nin konumunu özetliyor rotanın altını çiziyor ve yolun da engebelerle dolu olduğuna işaret ediyordu.<br />
Başkan Erdoğan&nbsp;<strong>AK PARTİ</strong><strong>&nbsp;</strong>içinde değişik ritimleri temsil<strong>&nbsp;</strong>eden isimlerle yola çıktı.<br />
İsim vermek istemiyorum ancak dünya dengelerinin oluştuğu merkezlere çok yakın kişiler vardı. Zamanla hepsi kenara çekildi. Ya parti kurdu ya da emeklilik hayatına döndü... Erdoğan ise devam etti. Ve en zor yolu seçti.<br />
<a href="https://www.takvim.com.tr/yazarlar/ergundiler/2021/03/25/tercih" onclick="window.open(this.href, '', 'resizable=no,status=no,location=no,toolbar=no,menubar=no,fullscreen=no,scrollbars=no,dependent=no'); return false;"><strong>YAZININ DEVAMI...</strong></a></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Mar 2021 12:40:13 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.haberim.istanbul/images/kullanicilar/2020/09/ergun-diler-1599470621.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
